Geçen gün kendimi ,internetteki şu kadın sitelerinden birinde o saçma sapan testlerden birini çözerken buldum..Şu ‘onunla anlaşabiliyor musunuz’ ya da hani ‘olgun musunuz,çocuk ruhlu mu’ falan gibi ipe sapa gelmez testler var ya , onlardan birini…
Ve itiraf ediyorum!! ‘sevgiliniz sizi bir davete çağırdı ….ya da arkadaşınız aradı ve size yeni aldığı elbisenin aynısını……’falan diye devam eden abuk sabuk bu testi sonuna kadar da çözdüm.
Offff !!! Tamam bi itiraf daha ..
Ben bunu bazen yapıyorum…
Evet kabul ediyorum çok komik ama gerçek bu..Asla bir bilimsel tarafı olmadığına emin olduğum ve sonunda da genel nabza genel şerbet dağıtan cinsten sonuçlar verdiğini de bildiğim bu testlere gerçekten de bazen zaman ayırıyorum.. Neden mi ? Ben de bir kadınım ve benimkisi de sonuçta bir ‘’KADIN AKLI’ işte..

Romantizm bir hâl mi?
Bir duruş mu?
Cidden içinden mi gelir kişinin, yoksa kişi kendini o ölüp bittiği karşı tarafa kabullendirmek, beğendirmek için romantik biri gibi mi görünmeye kalkışır?
Ben kendimle hiç anlaşamadım. Ben ne zaman sağ desem o sol dedi. Ne zaman eleştirsem, sana ne dedi. Ne zaman duygusal olsam, dalga geçti. Ne zaman birini sevdiğimi söylesem, güldü. Sorun hangimizde bilmiyorum. Bir gün bana, bir gün ona hak veriyorum. Bu yüzden de çoğu zaman bir gün sevdiğimi ertesi gün sevemiyorum.
Geçen gece evden kovdu beni. Sus artık dedi. Mutluluk için çok şey istiyormuşum. Gerçeği görüp anlamıyormuşum. Bana neymiş alt ya da üst sokakta ağlayan çocuktan. Bana neymiş yanımda ya da uzağımda kendileri olma maskesi altında dolanıp ölümüne genelleyen insanlardan. Bana neymiş ahengin üzerine kusanlardan. Ben de kızdım, çözdüm iplerini, istediği gibi yaşasın diye. Kapının önünde buldum kendimi.

çok uzaklardaydı
dünyanın öbür ucuna gitti onu bulmak için ama o hiçbiryerin ötesindeydi.
sonra geri döndü
kaybolunmuşluğundaki sırrına...
aklın öngörülerinden sıyrılıp ruhun tanımsızlığında bir ifade aradı;
ama her şey olması gerektiğini olmaktaydı...
ve ona kalan parçalanmışlığıydı!
onlar gibi değildi

içim daralıyor bu aralar ama sebebini tam olarak çözemiyorum.. gelin birlikte düşünelim ama sadece beni değil kendi içinizdekileri de düşünün... insanın içini daraltacak belli çeyler var tabii bunlar genel kişiye özel olanlarda var...
1- aşk
2- yalnızlık
3- geçim sıkıntısı
4- stres(burası kişiye özel)
benim dördüde değil sizin??
konuşsam olmuyor
sussam gönül razı değil
çok şey söylenebilir esasında.. basit bir tanımlama ile gerçek yüzünü ve/veya niyetini gizleyen kişi denebilir.. ama bu ikiyüzlülük kavramına farklı bir yönden bakacağım.. ve tanımını farklılaştıracağım müsaadenizle.. yukarıdaki kaba tanımın ardından -ahvalin net bir biçimde anlaşılabilmesi için- hemen şu soruyu sormak gerekir;
-"insanlar neden ikiyüzlülüğe ihtiyaç duyarlar..?"
-"..."
"buna verebileceğim bir cevap yok, çünkü iki yüzlü olmadım hiç" diyebilmek isterdim.. fakat iş bu hal içinde olan çok insan tanıdım.. zaman zaman da türlü bahanelerle bunu yaşamaktayım..
Dilekçeye imzanız için bu link'i tıklamanız. Alt kısımdakı formu doldurmanız yeterlidir.İmzalayan herkese kocaman teşekkürler



"Senin gölgen yok" dedi bana. Doğruydu, gölgesizdim ben."Neden" demedi,"niye" hiç demedi."Olduğun bu ise, sen olmaya devam et" dedi.
“Ben” mi?
“Ben”
Sonra hatırladım “ben”i uzak diyarlarda “gölge”mle bırakmıştım.