Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Etekten Şapka lambası.."

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

sorgulama hakkındaki yazılar:

tuttum
5

B'iz'

Road Portrait by Pavel
Road Portrait by Pavel

Şimdilerde düşünmeye başladım: "Sen, benim için ner'desin?" yahut bir başka şekilde sorarsam bu soruyu: "Sen, benim içerimde ner'desin?"
Acaba gereğinden hızlı mı yaşadık bazı şeyleri?
Acaba hayatın akışı dedikleri o 'şey', akrebin yelkovanı kovalayışındaki dinginlikten de ağır mı işliyor ve ben bunun farkına henüz varıyorum?
Korkarım eğer öyleyse, bütün ömrüm boyunca akrepten bir adım önde olmaya çalışmakla gerisinde kaldığımı zannettiğim bütün o düşler, yaşanmamışlıklarına hayıflandığım, kurmacalar her daim benden çok gerilerde kalmışlar ve âdeta zaman bir eğri olduğundan, evet, işte tam da bu sebepten kendimi bu yarışta yenilmiş varsaymam...
Gözlerinde boşa aramışım, en nihayet buldum sandığım oyunbaz yıldızı, üç yıldızlı otel odamızın içine işleyen neon yılları boyunca sevişmelerimizde, meğer o: pencerede titreşen yağmur damlalarının parıltısıymış, çarşaflara dolanan bir geçmişin düşüymüş ben geleceğin telaşını yüklemişken sigaramın dumanına dahası dudaklarının külünü, kekremsi tadını dilinin pütürlü yüzeyinin ki; ben onun bile sen mışıl mışıl uyurken sabahlara kadar beyaz tavanda gölgelerini arayıp durduğum hamamböceklerinin tıkırtılı koşuşturmalarından bahisle, sert, kıtırdayarak eziliveren kabukları olduğunu şimdilerde anlıyorum...
Dedim ya az evvel de, daha şimdilerde soruyorum kendime: "Sen, ne kadar biz diyebildin ki?"
Bir sen vardın bir de ben o beyaz çarşaflara her pazar, üç yıldızlı düşlerde, neonyıllarınca uzak düşen birbirinden ve dolana dolana aklandığını, kan ter içinde her sevişmede sevaba girdiği yanılgısını bir yavru kediymişçesine, hani tüylü, yumuşacık, sıcacık, uysal, huzurlu, masum... Meryem'den de masum...
Diyeceğim ki... Diyeceğim o ki; biz sevişmemişiz meğer, sen benle ben senle sevişmiş: 'iz' yok, b'iz' yok!
5 ahkam var

Her gun medyada, internette ilginc iddialarin oldugu haberlerle karsilasiyoruz. Astroloji, UFOlar, yeraltindan gelen sesler, Ay'in oteki yuzu, Mars'ta insan yuzu ve piramitler, kayip kitalar ve irklar, uzaydan gelen DNAlar, hatta evrenin ve hayatin olusumunu kutsal kitaplar ve birtakim arkeolojik bulgularla kanitlamaya calisan son derece sansasyonel iddialar karsisinda zeki ve egitimli insanlar bile yanilgiya dusebiliyorlar.

Bu iddialarin cogunun tersini ispatlamasi zor olmasindan dolayi, tembel bir zihne bombardiman halinde tekarlanan yanlis bilgiler bir sure sonra kendini kabul ettiriyor ve problem burada basliyor.

94 ahkam var

İşte insanoğlu tuhaf. Şaşkın bir bakıma. Ya da en basitinden, özünde kırık. Veyahut o kıvama getirilmiş artık uzun yıllar sonunda. Özünde kırık ve hasarlı ki, ruhen daha doğuştan -ya da hemen sonrasından- yorgun ve defolu ki, yıllar sonra, yıllar boyunca edindiği değerler, fikirler, kurallar, vizyonlar, saniyesinde içinden yükselen, ölene kadar bir türlü geçmeyecek o infantil primat duygu karşısında yok olup gidebiliyor. İnsanlarda tiksiniyorum diyen bir insan -her insan gibi-, ben, gelip bu siteye iç dökebiliyorum. Bunu word e de yazabilirim. Ama hayır, buraya yazıyorum..

4 ahkam var

Sizi bilmem ama ben bazen durup dururken çevreme bakarım ve şu dünya üstünde ne kadar çok insan var diye düşünürüm. Gerekli ya da gereksiz bilemem, ama gerçekten nüfusu çok fazladır insan oğlunun. Bir işe yararlar mı yaramazlar mı acaba ilgilenmem, sadece nicelik düşündürür beni. Düşündükçe de içimi bir sıkıntı kaplar, nefes alamaz hale gelirim. Boyutlarına oranla, şu güneşten uzaklık olarak 3. sırada olan taş parçasında gereğinden fazla yer kaplamaktadır bu cins. Gittikçe de daha fazla çoğalmaktadır, hatta bazen imkansızı zorlamaktadır, rekorlara koşmaktadır.

2 ahkam var

Sevgili semazem, haber nedir yazısında günümüzde değişen habercilik anlayışını sorgulamış.
haklısın, haberin tanımı değişti.

Duyduğumda bana enteresan gelen bir şey söyleyeyim. Birinci körfez savaşında CNN’de şöyle bir haber veriliyor. Ürdün hastahanesinde çalışan bir genç kızın gözyaşları arasından Irak’lı askerlerin hastahaneyi bastığını bebekleri betona yatırıp kurşuna dizdiğini ve hastalara işkence yaptığını anlatıyor.

Daha sonra bu kızın Ürdün Büyükelçisinin kızı olduğu ortaya çıkıyor. Ortada böyle bir olay olmadığını, kızın göz yaşları içinde anlattığı olayın bir stüdyoda yaşandığı ve dramatik etki verebilmek için yönetmen kullanıldığı ortaya çıkıyor.

4 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu