Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 3ayak.org'da: "olympus e{volt}-520"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

soru hakkındaki yazılar:

Gerçektende insanlar kodlarla konuşuyor birbirleriyle sevinci, istenci, hüznü vs.. anlatmak için, birşeyler göstermek için sürekli kodlar var etrafımızda. Bir yandan umursamaz olmaya çalışıp bir yandanda bütün vakitlere dair hesaplaşmalar yaşıyoruz. Bazen sorulsun istiyoruz beklediğimiz sorular, sorulmayıncada kendi kendimize çözüm yolları arıyoruz anlatabilmek için. Dinle'nmek istiyoruz, dinlesinler istiyoruz. Çok dinlemek değil, az dinleyip çok anlatmak istiyoruz..
Bir kaç şeye birden sahip olmayı istiyoruz. Elde edince yeni bir hedef belirliyoruz. Kazanılanın sevincini yaşamayı gölgede bırakıyor yeni hedeflerin hırsı..
Az gülüyor çok mızmızlanıyoruz.
Erteliyoruz.. Çok erteliyoruz ve sonra da vazgeçiyoruz.. Benzetmeye çalışıyoruz okuduğumuz kitaplardaki hayatları kendi hayatlarımıza. Hep Kahramanı seçiyoruz, zorla zorla kahramanı benzetmeye çalışıyoruz kendimize..
Kendimize kurallar koyuyoruz doyasıya yaşamak yerine. Sonra yıldığımız kurallarla birlikte bizden de gidiyor birkaç satır. Geçmişi siliyoruz. Olduğu, yaşandığı gibi kabul etmek yerine. Kendimizi unutmaya alıştırıyoruz.
Sevmemeyi öğreniyoruz kendimize savunma masalları anlatarak. Sonra sevmeyide unutuyoruz. Hatırlamayı sildiğimiz, unutmayı sevdiğimiz ve öğrendiğimiz içinde dertlenmeye başlıyoruz daha sonra. Kendimize cizdiğimiz 'ben' cizgilerini geçmek istiyoruz, gecemeyince yine kendimize kızıyoruz.
Özlemek için özlenmeyi bekliyoruz, sevmek için sevilmeyi..
Unutulmak korkusundan Önce biz unutmak istiyoruz. Ve 'susacağım' diyoruz sıkışınca iki ince dal arasında

SNT

0 ahkam var

Bulutların arasında, martılarla koyun koyuna, sevişerek ve uçarak yaşarken, yumuşak kalplerimizi ve solgun yüzlerimizi neşenin göbeğine çevirmişken, çocuk değil miydi her şey bizimle birlikte? Şimdi ayakkabılarımızı bağlarken işe gitmeden hemen önce, aklımıza gelmiyor nedense hiçbir eski güzel saniye…
“Bana geri dön!” diye yalvarırken, şarjı bitmek üzere olan cep telefonundan en çok sevilmiş olan sevgiliye veya bağıra bağıra ağlarken kimsenin duymayacağı güvenli yatak odasındaki son iki taksiti ödenmemiş yatağın üzerinde… Çöreklenmiş, kollarımızın arasına gömülmüşken. Aklımıza gelmesi imkânsız mı, bunca kavramın ve çorba olmuş binlerce kelimenin anlamsız dünyasının içinde? Ağlarken veya gülerken geçmişe, geçmiş nerede?
Gökyüzünün mavisinde veya çimenlerin yeşilinde, karıncaya takılmış dikkatimiz veya pembecik ellerimizle ararken geleceği, duyduğumuz umut ve kıvanç nerede? Cevapsız aşklarımızın ve sessiz sevişmelerimizin hesabını ödeyecek mor kanatlı melek garsonlarımız nerede?

26 ahkam var
Etiketler: , , ,

sizce bir bukalemunu aynalarla dolu bir odaya koysanız ne renk alır?

4 ahkam var
Etiketler: , , ,

Konuşmak isteyip de ne anlatacağını bilemez ya insan...
Kafası çok karıştığından mı?Düşüncelerini bir araya getiremiyor mu? Bazen bütün düşüncelerim aynı anda aklıma geliyor.Hangisini düşüneceğimi şaşırıyorum.Ne zaman çeki düzen vereceğim bu aklıma?Cevabı basit aslında:Hemen! Yoksa böyle gider bu beyin bulanıklığı.Peki neden yapmıyorum?Beni tutan ne? İnsan ne yaşarsa yaşasın ayakta durabilmeli.Yaptıklarım (yapmadıklarım) ile hayata bakışım, beklentilerim neden uymuyorlar birbirilerine?Belki de kendimi tanımayı beceremedim daha.Tembellik? Umutsuzluğa kapılma? Gücünü yitirme? Belki biri, belki hepsi ya da hiçbiri... İnsan bazen sonsuza kadar yaşayacakmış gibi aptalca bir hissizlikle hep erteliyor...Dünyanın nimetlerinden yararlanmak için tek bir şansım var.Elime geçenler ve kayıp gidenler beni ben yapan şeyler oldular.Umutsuzluğa kapılsam da hayatıma şekil verme, öğrenme, hissederek yaşama arzularım daima içimde varoldular.Beni engelleyen tek şey benim.Beni tutan yine ben...Eğer ben ben olamazsam hiçbirşey olamam.Ben ben olayım ki "biz" olalım.....İnsan olmak o kadar kolay bir şey mi sanki? Herşey nefes alıyor değil mi?

10 ahkam var
\
Dizilerin hayatımıza nasıl girdiğini anlamak için herhangi bir medya haberine bir göz atmamız yeterli...

Buradaki haberde hayatınız dizi olsa ismi ne olurdu sorusunu ünlülere sormuşlar ve ilginç yanıtlar almışlar...Böyle bir soruya verilen yanıtların kişilerin aslında o an yaşadıkları psikolojik durumları (mutluluk, buhran, üzüntü, heyecan, merak vs.) yansıttığını düşünebilir miyiz acaba?

68 ahkam var
1 2 3 ... 8 Sonraki

Mim Nehri

geri »

Arama

Merhaba

hafif.org enteresan şeyler araştırıp, birbirimizle paylaştığımız bir topluluk blogudur. Aynı zamanda gelirini yazarları ile paylaşan pillinetwork'ün bir parçasıdır. isterseniz siz de katılabilirsiniz.
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu