Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan torpilli.com'da: "Haftalık bülten hazırlayarak gelirinizi arttırın"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

sosyoloji hakkındaki yazılar:

iki türk filmini üstüste izliyorum iki gündür. filmlerin ilki, "iki süper film birden". murat şeker, film çekmenin filmini çekmiş resmen. emeklerine saygım sonsuz ama ben çok sıkıldım. ne bileyim belki de bana hitap etmedi. zor tamamladım filmi.
ama izlediğim ikinci türk filmi "janjan" öyle değil. başrol oyuncusu berk hakman, çok iyi. az konuşuyor çok bakıyor, başarılı bir oyunculuk sergiliyor. genco dizisinden bildiğimiz selen seyven de sınıfı geçiyor ilk filminde. hikaye çok sıcak, çok güzel. sosyolojik tahlillere imkan veren, sağlam bir senaryosu var filmin. namus kavramı mesela. aykut oray'ı da özlemişim hem. gördüğüme sevindim. ben çok ağladım filmi izlerken. belki size de dokunur. neticede temiz, eli yüzü düzgün bir film olmuş, ellerine sağlık yönetmen aydın sayman'ın..

0 ahkam var

Memur yerleştirmeleri uzun bir zamandır ÖSYM tarafından yapılıyor.
Adayların KPSS puanları ve tercihlerinin bilgisayar yoluyla değerlendirilmesi
nedeniyle torpil ve kayırmanın olmadığını zannediyoruz.
Fakat burası Türkiye!

Bu gibi olaylar bitmedi, bitmeyecek.

Ekmeği ve çayı çokça tüketmemiz, kahvehane düşkünlüğümüz,
tv izleme oranımız gibi torpil de hayatımzın vazgeçilmez bir parçası.

Haksızlık ve adaletsizlik yüzünden yakınıyoruz.
Unuttuğumuz bir gerçek var ki, biz toplum olarak
torpili kendimiz için, yakınlarımız için caiz görüyoruz.

0 ahkam var
\

Ağır sidik kokusunu artık hissetmiyorum. Hatta nasıl olduğunu bile unuttum. Buraya geleli kaç saat oldu bilmiyorum. Karanlığın koynuna kafamı uzatmış bekliyorum.

Şu şafak bir sökse de görebilsem nerde olduğumu. İniltiler duyuyorum dört bir yandan gelen. İnsan türü böyle sesler çıkarabilir mi? Ama onlar insan. Buna eminim. Çünkü gelirken biri seslenmişti; “Ölüm nerdesin?”

Soğuk koridora tavandan su damlıyor olmalı. Şıp, şıp, şıp… Beynimi kemiriyor bu sesler. Dam akıyor be! Lağım mı? Hareket edemiyorum. O kadar karanlık ki… Hemen yanımda büyük bir çukur olabilir ya da zehirli bir yılan. Yerimden kıpırdayamam. Yılan mı? Gülüyorum… Onlar güneşli tarlalarda fare peşindedirler. Ne işleri var bu lanet yerde.

9 ahkam var

Genel olarak yaşantımıza baktığımızda hepimiz doğar, kısa bir süre sonra okula gider ve çeşitli kabullenilmiş doğrular üzerine yetiştiriliriz. Şöyleki, çevremizde gördüğümüz yaşam örnekleri çerçevesinde, genellikle her insan iyi para kazanıp, iyi bir işte çalışmayı ve bulduğu eşiyle mutlu bir hayat yaşamayı seçer.
Kabullenilmiş doğrular ?
2+2 ' nin 555' e eşit olduğu hiç aklımıza gelmez. Evrensel bir eşitlik olan "2+2=4" ise bütün Dünya' da aynı şekilde değerlendirilir fakat onur, haysiyet, şeref, namus gibi kavramlar hemen hemen hepimiz yani biz Türkler için aynı çağrışımları yapsada toplumdan topluma değişen bu kavramların insanlar üzerindeki etkileride çok farklı olabilmektedir.

1 ahkam var
i don't exist
i don't exist

İnsanoğlu zamana karşı yeniliyordu. Zaman keskin kılıcıyla ömür denen insanoğlunun gerçekte tek sahip olduğu varlığı biçiyordu adeta.

Ne yaptı insan? “Zaman”la baş edemeyeceğini anladı. İnsanoğlu/kızı da zamanı parçalayıp intikamını almak istedi. İşte bu güdüyle takvimler ortaya çıktı. Dünya kuruldu kurulalı nice takvimler kullanıldı. Hepsinin adları tarih kitaplarının bir yerlerinde yazılıdır.

Genelde ülkeler kendi üzerlerinde “egemen” gördükleri kültürlerin takvimlerini kullanma eğilimlerindedirler. Nitekim de öyledir. Öte yandan miladi takvimin başlangıcının aslında Hz. İsa ile bir ilgisinin olmadığını, Keloğlan’ın Noel baba’dan daha gerçekçi bir varlık olduğunu söylememe bilmem gerek var mı?

23 ahkam var

Focus Dergisi'ne göre insan yaşamı boyunca 95 litre, yani yaklaşık 10 kova gözyaşı döküyor.kadınlar yaklaşık 5 dakika boyunca 50 damla gözyaşı akıtırken, erkeklerinse sadece gözleri nemleniyor. Buradaki "damla" ölçütü 15 mg'a denk geliyor.
Buradaki yazıda da, gözyaşı bazı toksinler içerdiği ve ağlayarak bunlardan kurtulmuş ve stresten arınmış olduğumuz belirtiliyor:
"Crying:The Natural and Cultural History of Tears" isimli kitabın yazarı Tom Lutz'a göre Endüstri Devrimi'ne kadar erkeğin de ağlaması gayet normal karşılanırmış. Örneğin Ortaçağ'da Fransanın en ünlü savaşçısı olan Roland öldüğü zaman diğer 20.000 şövalye bayılıp atlarından düşene kadar ağlamışlar. Endüstri Çağı ise daha çalışkan, duygusal olmayan çalışanlara ihtiyaç duyuyordu. İşte o zaman gözyaşları kapalı kapılar arkasına gizlendi. İnsanlar toplum içerisinde ağlamaktan utanır oldular.

Fotoğraf: BBC
Fotoğraf: BBC

Biyokimya uzmanı William Frey'e göre ise henüz kanıtlanmasa da ağlamak insanlığın evrim boyunca stresi azaltmak için kullandığı bir yöntemdi. Frey'in yaptığı araştırmaya göre soğanın sebep olduğu kimyasal gözyaşlarının %98'i su iken, duygusal sebeplerle dökülen gözyaşlarındaki toksin miktarı ilkine göre daha yüksekti. Ayrıca ağlama fasıllarının süresi neredeyse aynıyken, erkeklerin ayda ortalama 1.4 kere ağlamasına karşılık, kadınlar 5.3 kere ağlamaktaydı.
Sonuçta uzmanlar ağlamanın doğal, sağlıklı,ve tedavi edici nitelikte olduğu konusunda hemfikir gibi görünüyorlar. Doyasıya ağlamak veya gözyaşlarınızı içinize akıtmaksa size kalmış.

43 ahkam var
1 2 3 ... 5 Sonraki

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu