Herkes soykırımın son kalesi olarak Auschwitz’i (yazılışı beni öldürecek, çok zor) bilir. Oysa ondan 3 km ileride kurulmuş olan başka bir kamp vardır. Bu kamp Auschwitz’den daha büyük ve sadece ölüm kampı olarak kullanıldı. Tren rayları burada son buluyordu ve ismi Birkenau’ydu. Son soykırım kalesi. Bundan 3 ay önce Polonya’ya gittim ve son kaleyi gördüm. Yani hem biraz keşiflik, biraz gezilik bir yazı olacak. Şimdiden duyurayım, sonra ne iş demeyin.

Kitap, Ölüm ve Sürgün ismiyle 98'de inkilap yayınları tarafından basılmıştır.
Gündüz Aktan' ın başkanlığı yaptğı Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi, Ömer Engin Lütem başkanlığında İnsanlığa Karşı Suçlar Araştırma Merkezi kurmuş. Ermeni Araştırmaları Enstitüsü'nün temelleri üzerine kurulan enstitü, genel olarak tarih boyunca, başta Osmanlılar ve Türklere uygulananlar olmak üzere, soykırım, katliam, zorunlu göç ve diğer insanlığa karşı suçlar hakkında araştırmalar yapmakta. İKSAREN şu anda Ermeni Araştırmaları ve Uluslararası Suçlar ve Tarih Dergisi olmak üzere iki adet hakemli dergi yayınlamaktadır. Bununla birlikte bir günlük bülten ile bütün dünyadan ilgi alanı ile iligli gelişmeleri, köşe yazılarını ve akademik çalışmaları üye olanlara ulaştırmaktadır.
genocide/soykırım polonya yahudisi raphael lemkin tarafından 1943 yılında ilk kez tanımlanmış bir insanlık suçudur. lemkin'in tanımına göre: soykırım; belirli bir gruba mensup kitlelerin yalnızca toplu öldürülmeleri değil grupları oluşturan değerleri ve grupları ortadan kaldırmak için yapılan organize hareketlerin tümüdür. böylesi bir plan politik ve sosyal kurumların, kültürüel, dilsel, milli duyguların , din, milli grupların ekonomik varlıkları ayrışması; bireysel güvenliklerin, özgürlüklerin, sağlığın, kutal değerlerin hatta yaşamların ortadan kalkmasıdır.
bu tanım milli gruplar üzerine kurulu olduğu için dar olduğu şeklinde eleştirilir, bütün grupları içine alacak şekilde genişlemesini önerenler var bu yönden. öte yandan bu tanım yalnızca fiziksel soykırımı/öldürmeyi içermediği için aşırı geniş de bulunur.
lemkin'in girişimleriyle 1948te birleşmiş milletler genel kurulu soykırımın önlenmesi ve cezalandırılması yasasını kabul etti, 1951'de de yürürlüğe girdi. bu yasa bir çok ülkenin de yasalaştırdığı bir soykırım tanımını içeriyor. bu tanıma göre: