Sperm yumurtaya yüzer, bilincin atası yön verirken kuyruğa.
Canlılığın tüm isteğiyle coşar kıvrak yüzdürücü…
Yumurta beklerken kuyruğun kopmasını,
Dua eder ona ulaşacak sperm başlarına,
Kadınlığın ve dişiliğin hazırcılığında,
Çabayı izlerken, memnun seçilmişliğiyle,
Kıpırdarlar kendi içlerinde…
Yaşam sona erdiğinde ve aynı zamanda
Üst bir formda başladığında, görev bittiğinde,
Ölü taklidi yapar, başından kopan sperm kuyruğu…
Kavuşmanın yarattığı kutsal bayramda,
Onu meydana getirenlerin kurduğu güç kalkanında,
Neşeli bir eğlence törenine dönüşür ayrılığın acısı.
Kuyruk kopar, acı biter, canlılığın sürücüsü ölür.
Amaç yerine getirilmiş, üstlenilen görev tamamlanmıştır artık.
Ölüm daha büyük bir yaşamın habercisi kılığında aralarda süzülür.
İki karşı cinsin özleri birleşir, yeni bir yaşam için ölünür.
Şoför ölür.
Düşünceler, ruh tohumları, rasgele spermler
Yüzüyorlar tabiat anaya
Dev, kutsal vajinaya
Bilinçsiz kurbağa yavruları gibi
Ve çoğunu emiyor dev vajina
Bir işinde kullanacak gibi
Düşünceler, imgenin ustaları
Görkemli cennet tasarlayıcılar
Elma bahçeleri, çıplak kızlar
Sert, sulu düşünceler ve aşklar,
Cinsiyetsiz ve ırksız yüzüyorlar
Yakamozları esir almak için
Son buğulu mehtapta…
Düşünceler etli butlu
Renkli ve yüksek çözünürlüklü
Bedenlerde dolaşıp
Elektriği ete buluyorlar
Çoğalıyor, ölüyor, binlerce doğuyorlar
Aynı anda başka yerlerde
Aynı şekilde bin yıl sonra
Çıkıveriyorlar.
Çirkin, sevimsiz ve çoğu zaman arsızlar.
(18+)
Yağmurlu bir akşamüstüydü, radyoda hafif müzik çalıyordu. Evde yalnızdım ve tuvalette fayanslara bakarak mastürbasyon yapıyordum. Birden kapı çaldı ve ereksiyon halinde donumu toplayıp çıktım tuvaletten. Fermuarı çekerken ucum sıkıştı. “Geliyorum” diye bağırdım kapıya. Gelen herkimse devamlı kapıyı çalıyordu. “ Tak tak tak” Yeniden açtım fermuarı ve aleti sağ tarafa sokuşturmaya çalıştım elimle. “Tak tak tak tak” “geliyorum!” ve baktım ki boxer donumun hava alma bölgesinden en üst düğme açılmış. Biri oradan bana bakıyor. “Tak tak” Tuttum sola dayadım bu kez. İyice yerleşti oraya ve rahatladım. Çektim fermuarımı ve açtım kapıyı. Merdivenleri süpüren amca gelmişti, her iki haftada bir gelir ve benden 20 ytl alırdı temizlik için. İki saatte 120 milyon kazanan birine benzemiyordu kılık kıyafeti. Her zaman temizliğe gelir ve benim kapımın önünü pis bırakırdı. Pis bıraksa daha iyi, üst katlardan taşıdığı bütün pisliği benim merdiven altı kapı önüme boşaltıyordu. Kapımın önünde fareler çiftleşiyor ve taş toprak arasında yeni varlıklar evrimleşiyordu.
Kadını bitirmek demiştim vakt-i zamanında....

İnanamamıştım! Sonunda bu da mı oluyor, bilim bunu da mı yapıyor demiştim, ama evet!
Bilim, çok değişik çalışmalarla cinsiyetlerin üzerinde radikal değişimler yapma yolculuğuna devam ediyor.
Son 'yaratılan' : kadın spermi!
Hayırlı işler!
Beyefendilerin pabucunun dama atıldığının resmi midir?
Evdeydik, çorabının biri delinmiş ve ayak başparmağı o delikten dışarı fırlamıştı arkadaşımın. Ayakları kokuyordu ve yüzü terlemişti.
“Bir filmden bahsedeceğim” dedi. Ayı pornosu'yla ilgili bir şey hatırlatmak istiyordu bana. Önce güldü, sonra salyalarını saçtı ve en sonunda kıkırdama ile konuşma sesi birbirine girdi. “Eyice sok” demiş kadın, eğilirken. Tarlabaşı’ndan, yaşlanmış ve memeleri sarkmış hayat kadınlarından birini oynatmışlar parasızlık yüzünden. Sonra da plajda çekilen bir sahneden bahsetti bağıra çağıra. Kadın çıplak, adam çıplak, kadın kıllı göbekli, adam kıllı göbekli ve her şey çok iğrençken adam demiş ki: “Vııyy baban da mı zurnacıydı yavrum.” Bunun üzerine oral seks yapmaya başlamışlar. Bir çıplak göbekli çift daha katılmış bunlara. Dört kişi eve geçmeden önce yanlarına başka bir genç yanaşmış, “abi bir kere de düzebilir miyim sizin avratları” diye sormuş. “De get, de get” diye bağırıp iletiştikten sonra gülümsemeye başlamış aktörler. Sonunda “Baban da mı zurnacıydı yavrum” diyen adamın pezevenklik yapası gelmiş ve köyün delisi gibi görünen, sonradan yanlarına katılan gence kadınlardan birini pazarlamış. Daha sonra filmde genç, çıplak şişko kadınlardan birinin bacaklarını oracıkta okşarken “ sevişmek serbest de sokmak da dâhil mi?” diye sormuş. (Amelenin dünyasında sevişmeye sokmak dâhil değilmiş.) Filmin bir sahnesinde de sevişmeye gitmeden hemen önce salona toplanmışlar üç dört kişi. Kadının elinde iki litre kola ve plastik bardaklar varmış. Plastik tabure üzerine muşamba seriliymiş ve Maltepe sigarası içiliyormuş sahnede. Kadın yarımşar kolaları servis etmiş ve küfürleşmeli muhabbet başlamış yine. “İşte” dedi “bir komedi filminde olması gereken şeyler bunlar”
Bunları anlattıktan sonra gazozunu içti ve çubuk krakerinden bir ısırık aldı. “Evet” dedim ayı pornosu dedikleri buymuş demek, ayıların izlediği ve tahrik olduğu porno filme verilen ad. Gülmesi bir türlü kesilmiyordu arkadaşımın. Motosikletlerden bahsetmeye bayılırdı motosikleti olduğu için. Böceklerin dünyasıyla ilgili bir belgesel izliyorduk ve kurbağa yavrularının yüzüş sahnesinde ikimizde ekrana kilitlendik. Birden dedi ki “kurbağaların çiftleşmesini biliyor musun hocam?” Merak ettim “Nasıl?” dedim. Dişilerin bir bölgeye gelip yumurtaları fışkırtması ve arkasından erkeklerin aynı bölgeye gelip spermleri fışkırtması ve sonunda ortada denk gelen karışımları döllemek içinde ayaklarıyla suyu dalgalandırdıklarını anlattı. “Ohara!” dedim. Ama yine de devam etti. “Sonra da dişi kurbağalar gidip yumurtaları yaprakların aralarına saklıyorlar ve herkes dağılıp işine gidiyor.” Dedi. Ekrandaki kurbağa o sırada, dişiyi etkilemek için kulağının yanından sümük kıvamında bir balon şişiriyordu. Sırıttık ve dedi ki: “ Sevişmek serbest de sokmak dâhil mi?” bence sadece kurbağalar için söylenmiş. Yine güldük, yine gözlerimiz yaşardı ve yine gazozlarımızı yudumlamaya ve çubuk krakerlerimizin uçlarını birbirimize göstere göstere çıtlatmaya devam ettik. Ekrandaki görüntü devamlı değişiyordu, bir bok böceğinin sevgilisi için bir bok yumağı oluşturduğunu izledik. Çığ gibi büyütüyordu onu. Oradan oraya taşıyordu ama nereye taşıdığını bilmiyor gibi önce sağa, sonra birden vazgeçip sola götürdüğü de oluyordu. Böceğe ve yuvarlanan boka uzunca bir süre baktıktan sonra motosikletten bahsetmek için bir fırsat yarattı kendine. “Motosikletle gelirken ne gördüm biliyor musun?” Sordum “ne gördün?” Amelenin birini gördüğünü anlattı. Dandik bir yerli marka motosikleti Chopper gibi göstermek için yüksek direksiyon taktırmış ama motor zaten yüksek olduğu için iğrenç bir görünüm almış. Aynalar çapraz kaldırılmış ve yeni bir tarz yaratılmış. Ceketli pantolonlu bir adam motorun üstündeymiş ve kafasında beysbol şapkası varmış. Motorun göbeğine teyp yapıştırılmış ve sesi sonuna kadar açılmış, tekno müzik çalıyormuş ve egzoz borusu değiştirilip daha çok gürültü çıkaranından takılmış. “Düşünebiliyor musun” dedi. “ Bu kadar karışım hepsi bir arada” Kıroları oluşturan şey buydu ona göre. Komik geliyordu ama bir karışımdı onlar. Doğu batı karışımı gibi ya da özentiliğin, içi boşluğun ve karşılığında bilincin karışması gibi… Gazozum çok ferahlattı beni, bir yudum daha içtim. Kirlenmiş monitörün göbekli ekranında, bok böceği yuvarladığı küçük çığcığını istemeden sivri bir dikene saplamıştı. Bir türlü kurtaramıyordu boktan hediyesini. Arkadaşım kalktı ve montunu giydi. “Gidiyor musun lan?” diye sordum. Kapıdan çıkarken “Eyice sok!” dedi ve sırıtarak kapattı kapıyı. Gitmişti, beni “güle güle” demek zorunda bırakmadan.
Çinli kadınların en çok bebek sahibi olmak istedikleri sperm Andy Lau’nun ki olmuş. Ankette Bill Gates ise ikinci sırada çıkmış.

Self Magazine tarafından Çin’de 15 şehirde yaşları 25 ile 35 arasında değişen 1000 kadınla yapılan araştırmada, tv yıldızı Andy Lau birinci sırada çıkarken, milyarder Gates ikinci, David Beckham beşinci, Brad Pitt ise onuncu olmuş.
Araştırmada kadınların en çok aradıkları iki özellik ise yakışıklı ve sağlıklı olmak olarak çıkmış.
Dünya üzerinde uzunzamandır yaygınlaşan olay Sperm bankacılığı. İlk ve en büyük şirket ise Danimarkada açılmıştır ve genelde müşteriler Danimarkalı erkeklerin spermlerini istemektedir .Bunun amacı sarı saçlı, mavi gözlü ve uzun boylu olmalarıdır. Genelde öğrenci kesimi bu bağışı yapmaktadır ama hepsninki kabul edilmemektedir güçlü olanlar kabul edilip 40 dolar kadar bi para ödenmektedir. Alıcı bayanlar ise 210 dolar vermektedir.Yoğun istek üzerine New york ta bir şube açılmıştır. Şimdiki hedefleri ise Asyalı, Hintli, Afrikalı ve Rus kesiminin spermlerini toplamaktır. Yakın zamanın en büyük bankacalık olayını sunmak için Danimarkalı yekililer olayı hızlandırmıştır. her çocuğun sarı saçlı mavi gözlü uzun boylu oldugunu düşünürsek sinek sürüsü gibi olucaz tek tip. Zenci bir karı koca, kocasının haberı olmadan gidip bu bankadan kredi :) sonucunu ben bıle düşünmek istemiyorum -Cahil bilgisiz biri gidip ya şu lafı yaparsa - ben bir bardak sperm alabilirmiyim içine ikide buz atın :) -yaşlı teyze şevke gelirse ve banka kuyruğunda ölürse ? -ya çocuk büyüdüğünde gerçek babasını tanımak isterse iki ailede zor durumda vallah -ya yanlışlıkla bütün ırktan insanların tüpü tek tüpte birleşirse çocugun yarısı siyah yarısı beyaz , gözler çekik , sarı saçlı, bu kokteyl sakat olmazmı.3. dünya savaşı cıksa cocuk ortada kaldı. -ya yeni yetme sperm vericek erkek orda kısır olduğunu öğrenirse bide çocuk bizi oyaladı diye para isterlerse -kadınlarda artık koclarına sana gerk kalmadı derlerse tınlamazlarsa. -Hani dedik ya sperm güçlü olan alınıyo ilk spermler arası boks maçı yapılıyo dereceye giren yoluna devam ediyo.