Her ne kadar gündem de çevre ile ilgili yorumlar yazılsa da.Hala bilinçli bir toplum,bilinçli bir tüketici olduğumuza inanmıyorum.



telefon çalar. Kadın ağzını açamadan Adam sinirden çıldırmış halde başlar haykırmaya...
A- kasa hesabı ha babam açık veriyor senin kıçımı başımı açıkta bıraktıran abuk sabuk harcamalarından!
üç kuruş para alıyorum zaten şu muhasebecide, bir de senin
reklam manyağı halinle olmadık ekstrelerle duman oluyoruz!
n'apıcan çikolata yapma makinasını yahu! pastacı mıyız anasını satayım!
gecenin birinde basınçlı araba yıkama makinesi siparişi vermek de neyin nesi ulan!
duyan da son moda bi arabamız var sanacak!
yokuşlarda aksıran tıksıran bir "serçe" için o makina alınır mı be kadın! neyse, elemanlara rezil ettin beni zaten!
Başımdan geçen ufak bir olayı burada anlatmak istedim. 2003 yılında bir mağazadan bir anakart almıştım. Yalnız altı ay sonra arıza yaptı. Garanti kapsamında tamir için aldığım yere gittim. Yaklaşık bir ay kadar bekledim ve mağaza sahibi, ürün değişimi yapılacağı yalnız mevcut ürünün olmadığı ve verilen başka ürünün de farkının alınacağını belirtti. Tabii doğal olarak sinirlendim. Kendi çabalarımla ürünün tamire gönderildiği ithalatçı firmayı buldum ve durumu anlattım. Oradaki yetkililer yardımcı oldular ve mağaza aradan çıkarılarak bizzat benimle muhattap oldular. Sonuçta ben ürünümün yenisini aldım.

Türkiye’de kaynağını bilmediğim çok ciddî bir ”gerzekleştirme ve çaresizleştirme” hareketi var. Portakalın, tahılların ve baklagillerin nerelerde yetiştiğini öğretmeye çalıştığımız gençlere daha önemli ilkeleri öğretmiyoruz. Bu yüzden hayat içinde yalpalayıp duruyorlar. Son zamanlarda gerek gençlerle gerek yetişkinlerle yaptığım sohbetlerde, ülkemizde bazı şeylerin ciddî anlamda öğretilmesi gerektiğine karar verdim. Aşağıda vereceğim ilkelerin doğuş yerleri farklı bilimsel veya sosyal alanlar olabilir. Fakat bu ilkeleri herhangi bir alanda çalışan herkesin öğrenmesine ve uygulaması gerektiğine bir eğitimci ve vatandaş olarak inanıyorum.

(Radyocu, nerden buluyorsun böyle şeyleri diyorsanız, buradan buyrun)
Uzmanlar: “ister internetten ister reel mağazalardan alışveriş yapın fakat satın aldığınız şeylerin genel olarak belli bir kalitesi olsun” diyorlar. Elbette aynı kaliteyi ve aynı satış sonrası hizmetlerle sunan iki seçenek varsa elbette bu hizmeti veya ürünü bana daha makul bir fiyatla sunan şirketi veya dükkânı tercih edin.
Diyelim ki nüfus cüzdanınızı kaybettiniz,
ya da faturalarınızı, daha başka resmi belgelerinizi...
Bazı resmi işlemler için sizden "kayıp ilanı kupürü" isteyebilirler.
Herhangibir gazetede ilan vermeniz gerekiyor.
Ve böyle birşey için para ödemek hoşunuza gitmiyor.
Tüketici Gazetesi yaklaşık on yıldır yayınlanıyor ve bazı
ilanlartınızı ücretsiz yayınlıyor.
1998'li yıllarda sadece İstanbul'da yayınlanırken,
şimdi başka illerimizde de gazetecilerde bulunabiliyor.