
Peyniri aslında hiç sevmeyen ve günlük hayatta bir türlü sempati besleyemeyen ben, şiir gibi bir kırmızı şarap eşliğinde muhakkak bir kaç dilim güzel bir peynire eşlik için müsaade edebilmişimdir kendime. Yine de bu bana hangi şarabın yanında neler yenmesi gerektiği bilgimi arttırma isteğimde sadece bir önsöz olabilmiştir.

Hipokondriazis terimi yunanca bir sözcük. Kaburganın altındaki bölge yani hypocondriumdan geliyor. Terimi ilk olarak hipokrat kullanmış. Günümüzde bu terim halk arasında hastalık hastası anlamına geliyor.
Hastalık hastalığı psikiyatrik bir rahatsızlık olarak ele alınıyor. Hastaneye başvuran hastaların % 4-6 gibi bir aralığını kapsıyor. En çok 20-30'lu yaşlarda görülüyor. Bu hastalar hastaneye en çok karın ağrısı, karın bölgesinde batma - şişlenme, gerginlik, bulantı gibi şikayetlerle geliyor. Yapılan fizik muayene ve tahlil sonuçlarına göre hasta sayılmamalarına rağmen ve hekimin görüşünün aksine hasta olduklarını iddia ederler. Teşhis koymak çok zordur.




Tıp, kökü neredeyse insanlık tarihi kadar eski bir bilim dalı.Anatomi biraz daha yeni sayılır.Günümüzde tıp öğrencileri , insan anatomisini ,renkli fotoğraflardan,video görüntülerinden izlemeye alışıklar.Oysa eskiden doktorlar,öğrencilere ders vermek için kadavraları çizen ressamlar tutarlarmış.Bunlardan bazıları öylesine gerçekçi ve doğru ki günümüz tıp öğrencilerine gösterseniz kimse fark etmez.ABD Ulusal Tıp Kütüphanesi'nce hazırlanmış sitede 14.yy'da İran'da hazırlanmış bir eserden , 19.yy'da Almanya'da dondurulmuş kadavların kesitlerini gösteren bi çalışmaya kadar 28 anatomi atlasına göz atabilirsiniz.