Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "amigurumi ve yaseminkale arııı"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

tıp hakkındaki yazılar:

tümü gösteriliyor, sadece ön sayfa yazılarını görmek için tıklayın
tuttum
9

safiye Ali--ilk kadın hekimimiz

İstanbul'da 1891 (1894 yazar bazı kaynaklar) yılında dünyaya gelen Safiye Ali Osmanlı İmparatorluğun'a çeşitli hizmetlerde bulunmuş bir ailenin kızıdır.Babası Sultan Abdülaziz ve Sultan II. Abdülhamid’in yaverliğini yapmış olan Ali Kırat Paşa annesi ise Mekke Muhafızı Müşir Hacı Emin Paşa'nın kızı Hasene Hanım'dır.(kendisi de Bülent Ecevit'in annesinin teyzesidir)

\

İlk olarak özel başlayan eğitimi Üsküdar Amerikan Kız Koleji ile devam eden Safiye Balkan Savaşı'nda gördüğü yaralılardan çok etkilenir ve kendine tek bir hedef belirler doktor olmak.

Yaşadığı yıllarda elbette bir kadının tıp fakültesinde okuması ve hekim olması ancak hayal edilebilecek bir fantezidir, çünkü Darülfünun Tıp Fakültesi bayan öğrenci kabul etmemektedir.Belki de Maarif Vekili Şükrü Bey destek olmasa hiçbir zaman Almanya'ya gidip Würzburg Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kayıt yaptıramayacaktı. Safiye Ali başarıyla bitirir okulunu , kadın ve çocuk hastalıkları üzerine ihtisas yapar. Kurtuluş Savaşı sona ererken o yurduna dönmüş ve işe başlamış olur.

7 ahkam var
tuttum
2

Sağlık haberleri bulabileceğiniz yabancı siteler

tuttum
1

Teknikim - Teknik Yazı ve Videolar

tuttum
18

Marie Curie 1

\
Uygarlıkların gelişmesinde üstün nitelikleriyle ışık saçan, insanlık yolunu aydınlatan ünlü ya da isimsiz pek çok bilim adamı etken olmuştur. Bu üstün insanlar arasında ise Madam Cruie’nin ayrı bir yeri ve örnek bir yaşamı vardır. Kuşkusuz, pek çoğumuzun yaşantısından alacağımız dersler olacaktır.
7 Kasım 1867’de Varşova’da, Manya Sklodowska adında bir kız doğdu. Annesi baş öğretmen, babası ise St. Petersburg Üniversitesinde yüksek fen eğitimi görmüş bir fizik- matematik öğretmeniydi.
Sarışın, ela gözlü, solgun ve ince bir çocuktu Manya. Sınıflarda yaşı en küçük öğrenci olmasına rağmen daima birinci oldu. Ailesi yoksulluk içinde yaşıyordu, öyle ki, annesi çocuklarının ayakkabılarını kendisi yapardı. Manya çok iyi Rusça biliyordu, Rus lisesine devam etti. 9 yaşında ablası Zozia’ı tifüsten, 11 yaşında iken annesini tüberkülozdan kaybetti. Manya, liseyi kardeşleri gibi altın madalya alarak bitirdi. Boş zamanlarında Fransızca ve Rusça fizik, tıp ve sosyoloji kitapları okurdu. Filozofları ve şairleri de okuyor ve kadın işçilere gönüllü dersler veriyordu. Bir ara ablası Bronia’yı Paris’te Tıp Fakültesinde okutabilmek için zengin bir ailenin yanına mürebbiye olarak girdi. Bu sırada evin büyük oğlu ile aralarında bir gençlik aşkı doğdu, fakat gencin ailesi evlenmelerine izin vermedi, çünkü Manya bir mürebbiyeden başka bir şey değildi. Manya ileride anılarında şöyle diyecektir: “BAŞ KURALIM; NE KİŞİLERİN, NE DE OLAYLARIN BENİ ALT ETMESİNE İZİN VERMEMEK OLMUŞTUR.”
Manya, nihayet 1891’de 24 yaşındayken fizik eğitimi için Paris’e gider. Villette’de ablası Bronia ile doktor olan eniştesi Casimir’in yanında kalmaktadır. Koltuğunun altında eski deri bir çanta, yanakları kış rüzgârından kızarmış olarak durağa koşar ve imperial diye bilinen üç atın çektiği iki katlı bir omnibüse yetişir. Sonra Doğu garından ikinci bir omnibüs ve Sorbonne Üniversitesi.
Manya adı artık Fransızcaya çevrilmiş, Marie Sklodowska olmuştur. Marie, Sorbonne’de Fizik Fakültesi öğrencisidir artık. Ayda 100 frankla geçinmek zorundadır. Bu nedenle, Sorbonne’a yakın tavan arasında bir oda tuttu. Bilim uğruna rahatını fedaya hazırdı. 15 frankla kiraladığı bu çatı altındaki hizmetçi odasında ısıtma, elektrik ve su yoktu. Tavandaki tek küçük pencere dama açılır ve odaya ışık verirdi. Marie bu odayı bütün serveti ile süsledi: demir bir karyola, bir iskemle, bir masa, bir leğen. Polonya’dan getirdiği büyük bavulu hem elbise dolabı, hem de koltuk olarak kullanıyordu.
Sonra anılarında ömründe en sevdiği yerin o yoksul tavan arası olduğunu itiraf etmiştir. Marie, yol giderlerini azaltmak için Sorbonne’a her gün yürüyerek gidip gelir.

8 ahkam var
tuttum
0

Tıp oyunu.

Etiketler: , , , ,

“Bir, iki, üç tıp deyince susuyordu çocuklar.”

Çok sıkıldım bu hastane odasından, bu kokudan.
Baba ?
Bu oyundan da sıkıldım baba hadi konuşalım birazcık.
Dışarı çıkabilir miyim ? Kaybolmam söz.
Baba konuşsana. Hadi uzatma artık.
Bak konuştum, oyun bitti.
Hep ben yenerdim seni ama bak şimdi ben kaybettim.
Hadi gözlerinle gül yine bana.
Baba. Baba ?
Korkuyorum.
Doktor amca ! Babam bana küstü herhalde.
N’ oluyor nereye götürüyorsunuz onu.
Ne bu telaşınız. Hey bana da bir şeyler söyleyin.
Baba !!! Ölme sakın.

3 ahkam var
tuttum
1

1-2-3 Tıp!

Küçükken bir oyun oynardık. “1-2-3 tıp!” Denildi mi herkes susardı. Daha doğrusu oyun değil de büyüklerin çocukları susturmak için uydurdukları bir şey. Çocuklar azcık gürültünün dozunu artırınca hemen “1-2-3 tıp!” devreye girer, çocukları susturuverirdi. Hatta iş biraz daha büyütülür; bir de “Konuşanın ağzına yılan girsin.” denir. Böylelikle de çocukları bir korku alır, "Ağzıma yılan girmesin." düşüncesiyle çocukcağızlar susup kalırlardı.

Ancak birazcık zaman geçince, büyüklerin birbirlerine bir şeyler anlatma ihtiyacı hâsıl olur ve oyunu ilk onlar bozarlardı. Sonrada çocuklar "Oyun nasılsa bozuldu, yılan benim ağzıma giremez." düşüncesiyle konuşmaya başlar. Akabinde de gürültüyü iyice artırırlardı. Bu böylece sürüp giderdi.

4 ahkam var
tuttum
1

Tıp Otoriteleri İlan Etti: AŞK Ciddi Bir Hastalıktır!

\

Countvalley Üniversitesi’nden hekimler aşkın bir hastalık olduğunu ilan ettiler. Anormal kalp ritimleri, terleme, bozulmuş beyin fonksiyonu, anlamsız konuşma paterni ve uyku kaybı bu hastalığın karakteristik belirtileri arasında sıralandı.

Oluşturulan geniş katılımlı araştırma konsorsiyumu, aşkın erkekleri ve kadınları her yaşta etkileyebilen yaygın bir biyokimyasal hastalık olduğunu ortaya koydu. Bu hastalık reçete edilebilen bazı ilaçlarla tedavi edilebiliyor. Örneğin, “Unlovex” adını alan ilaç, beta bloker ve antidepresan kombinasyonundan oluşuyor ve aşkın semptomları üzerinde olumlu etkilere sahip. Bu drog kalp atışlarını normal hıza çekiyor, gerçek algısındaki sapmaların önüne geçiyor ve bireyin sağlıksız aşk yoksunluğu sendromuna girmesini önlüyor.

26 ahkam var
tuttum
0

Spermbankası caiz mi?

Evlenmeden önce beraberliğin henüz sorgulanmaya devam ettiği bir toplumda şimdiki tartışma konusu bu...

Kimi biçare kimselere göre bir imkan, ihtimal anne olma sebebi görülebilen tıptaki bu keşif şimdi usulca gündeme taşınıyor...

Kimi dini görüşler bu işin zina ile eşdeğer olduğunu söylüyor...

Kimi psikologlarda çocuğun ileride bu işe ne diyeceği konusunda yani vereceği tepki konusunda karamsarlar. Yani en azından bir çocuğa şu kişi senin babandı ama vefat etti veya bizi terk edip gitti deme imkanı varken, anlatacak hiç bir iyi ya da kötü hikaye olmaksızın sen sadece bir kimsenin çocuğusun o kadar, aramızda hiç bir hukuk yoktu demek travmatik olabilir görüşü hakim.

71 ahkam var
tuttum
0

Midesinden kapı menteşesi bile çıktı

tuttum
1

popüler tıp kültürü

1 2 3 ... 6 Sonraki

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

reklam

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu

network siteleri