
Bir yanda PKK'nın iki önemli isminin yakalandığı iddia edilirken, bir başka yazıda aslında bunun çok önceden planlanmış bir olay olduğunu ve aslında artık bu iki ismin PKK için o kadar da önemli olmadığını öğreniyoruz. Bir yandan da yakalandığı iddia edilen adamlardan birinin direniş çağrılarını okuyoruz. (Kusura bakmayın bunun linkini verip, mahkemelerle başımı belaya sokamam.)
Bir yanda bilimde başarıdan başarıya koşuyoruz. Bir yanda en ünlü koşucumuzun doping haberi ile yıkılıyoruz.
Bir habere bakıp "oh!ülkemizin geleceği çok parlak..." diye tam sevinecekken, bir başka haberi okuyup "biz bitmiş, mahvolmuşuz!.." demek geliyor içimizden.
Olumlu ve olumsuz örnekleri çoğaltmak mümkün ama insan rakı masasına oturmadan bile artık şu meşhur soruyu rahatça sorabiliyor;
- Ne olacak bu memleketin hali?!...
Türkiye'nin gündemini Türkiye'nin K.Irak'a girip girmeyeceği meşgul ediyor. Bu konuda fikirleri olanlardan biri de yazar Tamer Korkmaz. Kendisiyle yapılan bir röportajda Türkiye'nin K.Irak'a yerleşeceğini iddia eden yazar, asıl bombayı ise röportajın sonuna saklamış. Turgut Özal'ın hayali olan ve belki de bir sır olarak kamuoyuna açıklanmayan "Türk Birliği"nin 1 kaç ay içinde ilan edileceğini söylemiş. Detayları okumak isterseniz buradan buyurun.