Dünya’da tüketici bilincinin giderek artmasının yanında geleneksel tarımda kullanılan hormonlar, ilaçların ürün üzerinde bıraktığı kalıntılar ve bunların sağlık açısından tehdidi insanları doğal ürün tüketme isteğine yöneltmektedir.
Ekolojik(Organik) Gıda; üretimi ve yetiştirilmesi sırasında hiçbir kimyasal ve sentetik madde kullanılmayan, doğal sistemlerin ekolojik dengesinin korunduğu bir ortamda yetiştirilen, organik üretim ve yetiştirme tekniği ile bakanlık ve/veya sertifikasyon kuruluşu kontrolünde üretilmiş, yetiştirilmiş, doğadan toplanmış, avlanmış, ambalajlanmış, etiketlenmiş, her aşaması kontrollü ve sertifikalı bir üründür.

Armudun iyisini ayılar yer malum. Armut ağaçlarına ve arı kovanlara dadanan ve üreticinin belini büken ayılar için işte çözüm .


Tarım, bir çok klasik iktisatçıya göre bir ülkenin servetinin artması için önem vermesi gereken alanların başında gelir. Tarım deyince akla önce ekim alanlarına, yani toprağa yapılan ekimler sonucu sebze ve meyve yetiştirilmesi geliyor. Son yıllarda topraksız tarım ürünleri üretimi tarıma farklı bir boyut getirecek gibi.
konsept çok zor değil, bitkiler barınma,su,gıda,ısınma gibi şeyler istiyorlar ve bunları normalde topraktan sağlayabiliyorlar. Eğer siz bitkinin topraktan sağladığı yetişme koşullarını başka bir ortamda sağlarsanız bitki o ortamda da yetişebilir!
Ülkemizdeki tarımın son yıllardaki içler acısı halini hepimiz biliyoruz. Tarım üreticilerinin ekonomik durumu sürekli kötüye giderken biz şehirde oturanlar da tarım ürünlerini inanılmaz yüksek fiyatlardan alıyoruz. Madem biz yüksek fiyattan alıyoruz o zaman köylülerin ekonomik durumunun iyileşmesi gerek. Ya da tam ters açıdan, eğer köylülerin ekonomik durumu sattıkları ürünlerden çok düşük meblağlar aldıkları için kötüleşiyorsa bizim ucuza meyve sebze alabilmemiz gerekiyor. Elbette bunun naif bir mantık olduğunun ben de farkındayım.Fakat facialara sebep olan, resmen ülkemizdeki tarımı katletme amacı güden bir siyasi tutum içerisinde olan "ampul kardeşliği"ne bir şekilde karşı çıkmamız gerektiğini düşünmekteyim. En azından faiş fiyatlara satılan sebze ve meyeleri almayalım derim ben. Domates'i 3 milyona almayalım arkadaşlar. Ya da kilosu 8 milyonu da geçen bir fiyata sahip atom marul olarak adlandırılan marulu almayalım, aldırmayalım. Bu temel bir ihtiyaç maddesi değil. Kimse almazsa bu adamlar bu fiyata satamaz. Bu durumun gerçekliğine şahit de oldum geçenlerde. Manav kendi ağzıyla; "zararına satmaya başladık 1 milyona almıştım tanesini" dedi. Yani 1'e aldığını 3'e satıyordu 2 gün önce.
Tanesini 3 milyona sattıkları marulu 750 binden satmaya başladılar. Ülkemizin hemen her yerinde yetişebilen ve mevsim şartlarından çok az etkilenen elmaya 3-4 milyon vermeyelim.
Lütfen mantıksız fiyatlara sahip ürünleri almayalım. Çünkü ne mevsim ne de başka bir sebeptenden dolayı bu ülkede tarım ürünlerini bu fiyata satılamaz,ederi bu olamaz, halk bu şekilde kandırılamaz.