
Oksijen tüketmenin dayanılmaz hafifliğini iliklerimizde hissederken, bir gün artık tüketemeyecek olacağımız gerçeğini yok sayarak oksijenimizi paylaştığımız insanlarla neyi paylaşamıyoruz?
Düşünce özgürlüğü diyerek egolarımızı tatmin ediyoruz.İnsan hakları derken insanlığımızı unutuyoruz.
Montaigne'nin 1580'de kaleme aldığı ;
Hep öfkenin alıp götürdüğü fikir çarpışmalarında, insanın etmediği kötülük kalmaz. İlkin fikirlere çatarız, sonra da insanlara. Tartışmada esas, karşımızdakinin düşüncesini çürütmek olduğu, herkes çürütüp çürütüldüğü için tartışmanın sonunda olan şey, gerçekten büsbütün uzaklaşmaktır...
Tartışma ile neye varılabilir? Biri doğuya gider biri batıya.Yolda rastladıkları ayrıntılara saplanır ve konudan ayrılırlar. Bir saat cenkleştikten sonra neyi aradıklarını bilmez olurlar. Kimi konunun üstüne çıkmış, kimi de kenarında kalmıştır. Kimi bir kelimeye, bir benzerliğe takılır; kimi söylenene kulak bile vermeden bir şeyi tutturur ve yalnız kendi söylediklerini dinler...