Ortalık, nasıl bir üslup kullanacağını bilmeyen salaklarla dolu. İşin daha beteri, salak olmayıp da üsluplarına dikkat etmemeleri. Ah, ne enteresan hala bir de kendilerini haklı görmeleri ve hiçbir şeyin farkında olmamaları.
Üslup öyle bir şey ki, hayatın ayrıntısı. Fakat kişiyi belli eden bir gölge. Pandoranın kutusu. Kişiye hatasını anlatman için ilk önce sorunu görmesi lazım. Peki, akvaryum ya da okyanus, bilmeyen için fark eder mi? Bu da böyle. Üslubunda yanlışlık olduğunu düşünmüyorsa senin tepkini yadırgayacak elbette. Ah, hayat. Ayrıntıların dahi ne uğraştırıyor ve gereksiz zaman alıyor …
Japonya'da 17'ci yüzyıldan bu zamana kadar eğlence sektöründe erkeklere dans,sohbet ve oyunlar oynayan bu kadınlara Geyşa diyoruz.



Geyşa'lar bölgesel gruplara ayrılır. Bu bölgere ''hanamaçi'' yani çiçek mahallesi denir. Her grubun ''kenban'' denen kayıt bürosu bulunur. Bir Geyşa'nın çalışabilmesi için bu ''kenban'' lardan birine kayıt yaptırması ve çalışma izni alması gerekir.