Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan bildirgec.org'da: "Adobe Duy Sesimi"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

tatil hakkındaki yazılar:

Etiketler: , , , ,

Halk arasında "temiz hava yaramadı" olarak da bilinen durumdur.

Söz konusu durum genellikle, büyük şehirde yaşayan kişilerin hafta sonlarında kaçtıkları, mesire yeri tabir edilen oksijeni bol, doğal ortamlarda karşımıza çıkar.

En sık görülen şekli "eeeeehhhheeheheheeeeeyyyyyyyyyyyyyy" şeklinde atılan naralar, "iğyeeeeek" şeklindeki çığlıklar ve "aaaaaeeeeeeooooooo" şeklindeki anlamsız sesli harflerden oluşan yüksek sesli yaklaşımlardır. Bu, sesli tip olarak adlandırılmaktadır.

Şehrin keşmekeşinde yanındakinin konuşmasını bile zorlukla duyan gençlerimiz, açık ve sessiz alanlarda seslerini herkese duyurma fırsatını bulmuşken sıklıkla bu sesli tipi kullanırlar. Bu gençlerimizin söyleyecek ( duyuracak) bir şeyleri olmaması neticesinde de bu tip ilkel sesler çıkartmaları zaten beklenen bir sonuçtur. Yine büyük bir sıklıkla, bu sese mukabil, başka bir yerden bir cevap sesi gelir ki halk arasında bu duruma da "çiftini buldu" denmektedir. Bu durumda en tehlikeli sonuç çiftin üremesidir.

3 ahkam var

Ne konuşuyor bu insanlar
Ne kadar uzak kelimeler anlamdan
Aynama bir yabancı sızmış
Bakıyor bana uzaktan

Kahverengi babet ayakkabılarının içinde ayaklarının yorgunlukluktan şişmiş ve ayak kemiklerinin ayakkabısının içinde sıkışmış olmasına rağmen hala İstanbul' u doyana kadar gezmeyi düşünen güzel,hayatının baharındaki kız bu gece kendini yorgun hissediyordu.Dur bakalım...Ne kadar olmuştu sabah çıkıp akşam dönmelerin başlamasından bu yana.Tam 10 gün olmuş.Tatil denemezdi kızın yaptına. Eğleniyordu sadece. Çok yoruluyordu bunun yanı sıra. Başka yerlere de gidebilirdi, bir tatil köyünde bir süre dinlenebilirdi. Ama doğduğu büyüdüğü yerlere duyduğu özlem herşeyin önündeydi.Böyle tatilin tek bir sebebi olabilir. ÖZLEM! Şehrin kalabalığı,sürekli otobüstekilerin kavga edişleri,gürültü patırdı yormuştu genç kızı. 10. günün sonunda artık iflah olmaz bir bitkinlik hissediyordu. İnatçıydı.16 gün daha gezip tozacaktı, birgün herhangi bir yerde düşüp bayılsa bile(!) Sevdiklerini doya doya görecek, gitmediği yerleri gezecek, keşfetmediği mekanları keşfedecekti.
Alışık değildi İstanbul' un bu gürültüsüne,patırtısına.Burda büyümüştü ancak uzaklamıştı sonra.Sessizliği yaşıyordu birkaç senedir.Tatil amaçlı gelince şehir onu boğdu bir anda.Hoşuna gitse de kalabalığa karışıp, bunaltıcı sıcağı içine sindirmek, yorucu gelmişti. İlk uzaklaştığı zamanlarda deliler gibi özlediği İstanbul' u artık o kadar da sevmediğini farketti.S.'ye bir gün bir araya geleceklerse eger Ege' ye bir yerlere gitmelerinin süper olacağını söyledi, sahil kenarında küçücük bir evin ömür boyu mutluluk iksiri gibi birşey olacağını anlatıyordu arabayla trafiği yara yara giderlerken.Kızın söyledikleri sinek vızırtısı gibi gelmiş olacak ki, güldü, " Nesi var İstanbul'un? Ben buradan başka bir yerde yaşayamam. " dedi.
Havaalanından eve gelene kadar taksiciyi analiz etmişti kız.Uzun süre uzak kalmanın böyle garip analizlere yol açacağını hiç düşünmemişti.O da neydi? Eve gelene kadar tek bir sinyal bile vermemişti taksici abi şerit değiştirirken. Resmen yara yara gidiyorlardı trafiği.İstem dışı olarak insanları analiz etmeye başlamıştı ondan sonraki günlerde de. Otobüsler dikkatini çekti ilk başta. Onca gencin hiç bir yaşlıya yer vermemeleri. " Gençler gittikçe vicdansızlaşıyor. " diye düşündü kız.Diğer yanı gençlerin açısından bakıyordu duruma.Onların işi de zordu. ÖSS denen sınavdan iyi puan elde edeceklerini umut ederek o dershaneden bu dershaneye koşup duruyorlardı. Hayat zor ve bunaltıcıydı İstanbul da. İnsanlar daha fazla sinirli daha nemrut.
Bugün bir saatlik yorucu otobüs yolculuğunda oturduğu yerden gözüne ilişen yaşlı amca dikkatini çekmişti ülkesinin insanlarına özlem dolu kızın.Amca oturduğu yere uzaktaydı,yer veren kimse de yoktu. Hafifçe aralamıştı ayaklarını dengesini koruyabilmek için.Titreyen burşuk elleri sıkıca tutunmuştu herhangi bir koltuğun kenarına.Sesi duyulur mu diye teredütte kaldı genç kız.Birden " Amca gel sen otur buraya. " dedi tatlı bir sesle. Sesin geldiği yere baktı amca, şaşkın bir o kadar da asil bir tavırla.
-Olmaz evladım, sakın kalkma otur sen.
-Yok amca olur mu hiç?
Kalkmaya yeltendi.Kalkacak ancak otobüsün içine iğne atsan düşmez. Birazcık yer açılması lazım. Bir yerlerden bir homurtu " Ne vardı yer verecek? Hepimiz kıpırdamak zorunda kaldık. " diyordu sanki.Sonunda amcayı oturttu yerine. Amcanın teşekkür manasındaki tatlı mı tatlı gülümseyişi o sıcakta ayakta durmayı umursanmayacak bir hale getirmişti birden. Kız da en tatlı gülümseyişiyle karşılık verdi.Gideceği yer için iki vasıta degiştirmesi gerekiyordu. Otobüsten inince dolmuş yerine metroyu tercih etti.İki durak sonra indiğinde gideceği yönü hesaplarken pamuk bir teyzeyi, elinde üç valiz sürüklene sürüklene diğer yöne gitmeye çaliışırken gördü. Çıkış tabelası, pamuk teyzenin gittiği yönün tam tersini gösterirken umursamadan yoluna devam edemezdi. Bir koşu soluğu teyzenin yanında aldı.
-Teyze diğer taraftan çıkalım, burdan çıkılmıyor.Ver iki valizini. Ben sana yardım edeyim.
Teyze gelen yardıma mutlu olmuş;
-Yok evladım, bunlar çok ağır. Sen sadece birini al yeter bana.
-Gideceğin yer yakın mı bari teyze?
-Cevizlibağ' a gideceğim güzel kızım.
-Teyze keşke biri seni almaya gelseymiş. Nasıl gideceksin bu üç valizle.
-Kimsem yok ki evladım. Azerbeycan'dan geldim. Bir yeğenim var, onun yanına gidiyorum. " Gel al beni " demeye çekindim.
Metronun yukarısına çıktıklarında kız nerden bineceğini soruyor. Ama biraz yürümesi lazım teyzenin otobüse binebilmesi için. Kıyamıyor yalnız başına elinde üç valizle oraya kadar sürüklenmesine.
-Teyze ben seni otobüse bindireyim o zaman. Yoksa içim rahat etmeyecek.
Teyze minnettar bir ifadeyle yapılacak en güzel şeyi yapıyor. Dualar ediyor kıza.
-Allah seni hiç darda komasın emi güzel yavrum. Allah tuttuğunu altın etsin. Allah sevdiklerine kavuştursun. Allah uzun ömürler versin sana.
-Amin teyzeciğim.

25 ahkam var
Etiketler: , ,

Haftasonlarımı ağırlıklı olarak işe kaptırınca boş cumartesi-pazar kovalar oldum. Ne zaman ki ufukta böyle bir boşluk gördüm hemen bilet ayırttım kendime ta 1.5 ay öncesinden. Ama gecen haftalarda şeytan dürttü şu Onur Air'a da bir bakayım dedim (hakkında duyduğum o kadar kötü tüketici uyarısına rağmen) baktım ki tam istediğim saatlerde uygun fiyata bilet var direkt aldım. Ve süpriz: Uçuşa 4 gün kala bir telefon: hem gidiş hem de dönüş uçağım iptal olmuş. Uçuş izni alamamışlar! Ya benim yedek biletim olmasaydı? O kadar sinir bozucu bir durum ki! Tabii bunu son gün de haber verebilirlerdi diyip olayı kapadım mecburen ama bir daha Onur Air mi? I-ıh!

7 ahkam var
Etiketler: , , ,

Sıcaklar bastırdı herkes tatile gidiyor. Canım çok sıkılıyor. Anneciğim bayanların canı sıkılmaz sıkılsa bile söylemez derdi. Nedenini sorduğumda da canı sıkılan bayanın canı koca istermiş derdi. Benim canım çok sıkılıyor ama vallah billâh canım koca moca istemiyor. Benim canım tatil istiyor. Denize girmek, kumlarda yalın ayak yürümek, açık büfeden canımın istediğini yemek, tıka basa dondurmalar tatlılar yemek istiyor. Ama denizde olmayabilir, ormanda tatil de olabilir. Şöyle ormanın içinde yeşillikler arasında bir ev, ağaçların arasında asılı bir hamak biraz ileride bir nehir ve kulağıma gelen kuş ve şelale sesi. Şeyyyyyyyy şöyle bir tatil de olabilir. Yurt dışını hiç görmedim görmeden de öleceğim galiba, bir yurt dışı seyahati nereyemi? Fark etmez paris, Londra, newyok Afrika ya bile razıyım. Ehem şey kem küm bir çanta dolusu parayla uçakta da olmak istiyorum. Nere yemi gidiyorum. Uzun zamandır ağzımda bir çürük var dişçiye giderim. Ne o kadar para varken aklına çürük dişin mi geldi. Ne çürük yaptırması yahu. Tüm dişlerimi porselen yaptırırım, hemen çıkışta estetik cerraha, şöyle karnımı basenimi liposakşın akabinde Rinoplasti(fındık gibi kalkık bir burun,) ardımdan manikür pedikür. Yükselen sesleri duyar gibi oluyorum ooooooo kardeşim millet aç bir lokma ekmeğe muhtaç çocuklarını zor okutuyorlar sen nelerden bahsediyorsun. Bende onlardan sayılırım küçük bir devlet memuru maaşıyla hayat mücadelesi verip çocuk okutuyorum. Yıllardır tatil yapmıyoruz tatili unuttuk. Benimkisi sadece can sıkıntısından dolayı hayal kurmaktı, sadece hayal, hayal olarak ta kalacak galiba. Gali bası fazla kesin hayal olarak kalır.

\

62 ahkam var

yazının başlığını "1 alman=3 türk" ya da "1 rus=3 türk" olarak da koyabilirdim.
yerli 3 türk turist, ancak 1 alman/rus turistin gördüğü ilgiye, izzet-ü ikrama erişebiliyor tatil cenneti akdeniz sahillerinde...

finanskapitalin tükettirim imparatorluğunun bir paryası olarak büyük gofret, çiklet, beyaz-kahve rengi eşya üreten
şirketlere hizmet sunanların bir ferdi olarak 5 günlük tatilimizi eda eyledik geçen haftalarda...

gördük ki, yerli bir turist olarak en azından 25-30 kelime rusça ve almanca öğrenilmesinde faide var belek'e meleke düşmeden evvel emirde...

26 ahkam var
tuttum
3

itiraf

\
kaos.

lez yanım ağır basıyor son aylarda.

yüzeye çıktı.

erkeklerle görüşmemeye başladım.

yeni insanlarla tanıştım.

tatilde bi kadınla tanıştım son gün ve bugün memleketime döndüm.

tatilde yüz vermesem de bir adamla tanıştım. lezim desem de kurtulamadım. sonradan ünlü olduğunu nette adını arayınca farkettim.

kardeşime açıldım ve rahatladım. ona mutlu olamamın nedeninin kadınlara daha yakın olmam olduğunu söyledim ve buna saygı gösterdi.

37 ahkam var
Önceki 1 ... 3 4 5 6 7 8 Sonraki

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu