mübarek hayvanlar. her üç ayda birisi mutlaka "yumurtaya basıyor."
"yumurtaya basmak" tabiri; bizim yörede tavuğun civciv çıkarmak için 19-21 günlük yumurta üzerinde nöbet merasimine deniyor.
şimdi yumurtaya basan tavuğumuz beyaz renkli ve ilk defa yumurtaya bastı. civciv çıkarabileceğine dair şüphelerimiz var. çünkü bazen tavuklar belli bir süre bastıktan sonra vazgeçebiliyorlar veya yumurtaları kendileri midelerine indirebiliyorlar. bunun nedeni de "yalancı gorg" olmaları. "gorg olmak" tabiri de bir tavuğun sesinin kalınlaşmasıyla beraber yumurtaya basma isteğinin oluşması manasına geliyor. eğer tavuklarınıza ıslatılmış ekmek veriyorsanız, yalancı gorg olma ihtimali yüksek. tecrübelerle sabit. ciddi bir şekilde yumurtaya basmaya devam etti. vazgeçmedi. son günlere doğru tahta bir sopa yardımıyla altını yoklayarak civcivlerin çıkıp çıkmadığını kontrol ediyorduk. tahta ile bakmamızın nedeni basan bir tavuğun saldırgan olmasındandır, ben tavuktan korkmam diye efelenmekte boşunadır.

Kendimi bildim bileli yediğim şeye dokunmayı sevmem. Dokunduğum şeyi de yemeyi…
Hele başkasının dokunduğu gıda maddesi fikri beni çileden çıkarır!
İnsan eliyle temas etmemesi için mutlaka bir araç gereç vardır diye düşünürüm ki, sanırım hepsi için bu geçerli değil. Peki neden aynı muameleyi yapmıyoruz tüm yiyeceklere?


Yiyemem efendim balığı – tavuğu öyle elimle. Karpuzu da tutamam! Evet, tost yerken de mutlaka çatal bıçak ararım. Soğuk sandviçi elle yemek bünyemde sarsıntıya sebep olur. Gel gör ki yemek yapmak gerek arada. Eh, malzemelerin tamamı için alet edevat kullanarak yemek yapamazsınız.

Belleville'de Randevu geldi aklıma...
-yoksun sen yoksun yoksun defol
-ne demek yoksun
-yoksun tabiki hayal mahsulüsün az önce orda değildin bi anda çıktın kanepemde gerçekten olmana ihtimal yok
-kanepemde mi? saçmalama nerden kanepem
-evet kanepem benim kanepem bu eve taşındığımda spottan alıp buraya kadar 3 kişi taşıdık biz o kanepeyi
-artık saçmalama demiyicem zaten saçmasın ama alıştım sana artık umursamıyorum
-hadi geldiğin gibi kaybol halisünasyondan öte olmaya başladın tamam biraz deliyim belki ama artık senden kurtulmak istiyorum zaten sen diye bişey yok
-yok mu? kendinin aslında varolduğunu gerçek olanın ben olmadığımı nerden biliyorsunki
-senin gibi bişey olamazda ordan biliyorum kanepemde tavuk köstümlü bi adam nası oturuyor olabilirki böyle bir şey yok çizgi film karakteri gibisin komik gözüküyorsun aslında insan olsan belki doğaüstü bişeyle karşılaştığımı düşünebilirdim farklı bişey olsan korkabilirdimde ama gerçek olamıyacak kadar komik ve sahte görünüyosun
Yıl bindokuzyüz elli küsür. Amerikanın o zaman ki askerialanda, gıda alanın ve bir çok kalemde yaptığı yardımların içinde damızlık tavuk da vardı. Türkiye'de tavuk sektörünün kurucusu marşaldır ( türkçede böyle yazılır.) 1990 yıllarına dogru hollandalı lades firması ilk hazır tavuğu piyasaya sundu.
Bugün ki duruma baktığımızda Teknolojisini taklit ettiğimiz Avrupa ve Amerikaya nazaran son ürün konusunda onlara tabiri caizse takmış durumdayız. Bir tavuktan ortalama 80 den fazla ürün çıkardığımızı biliyormusunuz?
Eğer Türkiyede kuş gribi çıkmasaydı ne olacaktı biliyormusunuz? Veya hiç araştırdınız mı?