Delile tahlile gerek var mı?
"Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır!"
dercesine kendilerini belli edenler...
Yaptıkları yeni bir hareketin ardında bir
"art niyet" aramaya gerek bile yok.
Olay kendinden çözülüyor zaten,
kendi kendilerini ifşa ediyorlar.
AKP'nin yasa çıkarıp Eminönü'yü Fatih'e bağlaması...
İşin içinde bir iş olduğu kesin.
Zaten belediyecilik deyince "bul karayı al parayı"
tezgahları aklıma geliyor.
Bu, Türkiye'nin gelenek haline gelmiş bir siyasi gerçeğidir.
Üçkağıtçılık!
Her seçilmiş, işi kitabına uydurup icraatını yapar.
"Hizmet" reklam ile vatandaşı gözüne sokulur,
bozukluklar milletin üstüne saçılır.
Büyük "pangnotlar" ise masa altında sayılır.
İslam kaynaklarına göre,
cehennemde münafıkların yeri,
müşriklerin de altındadır.
Münafık, mümin görünüp de aslında
İslam'a karşı olan,
yaşayışı İslam'ın dışında olandır.
Taa en başından, Türkiye Cumhuriyeti'ne
başbakan olmak için, yahudi lobilerine
el pençe divan duran birisine ne diyebilirsiniz?
Tayyip, münafıklık alametlerine her defasında
yeni bir tanesini daha ekliyor.
Sosyal güven(siz)lik geliyor!
Bırakın bu yasaları onaylamayı,
bunları düşünüp mırıldanmak bile beyinsizliğin,
ihanetin açık birer işaretidir.
Milletin bir SSK'sı vardı, onu da elinden alacaklar!
Yıllardır sol siyasetin ve bazı
makam, mevki ve rütbe sahiplerinin
sömürüp semirdiği güzel ülkem...
Yıllardır haksızlık ve adaletsizlik
altında beli bükülmüş güzel insanlarım...
Futbol, magazin, manken, müzik, televizyon
yoluyla, kahvehane köşelerinde çürümeye
bırakılan...
Merak etmeyen, düşünmeyen, sormayan,
aramayan, okumayan insanlarım...
Kolay yönetilen, yönlendirilen
uyutulan insanlarımız...
"Fırsat bu fırsat!" deyip,
fırsatçılığın kralını yapan Tayyip amca,
hep müslümanların zayıf noktalarına dokundu.