

TGRT Televizyonunu Türk ortak Ahmet ERTEGÜN'le (Vefat Etmiştir) satın alan Rupert Keith Murdoch, kanalın ismini FOX TV olarak değiştirerek yayın hayatına başladı. Ahmet ERTEGÜN de vefat ettiğine göre "Bir özel radyo ve televizyon yayın kuruluşunda yabancı sermayenin payı ödenmiş sermayenin % 25’ini geçemez" ÖZEL RADYO VE TELEVİZYON KURULUŞLARI Kanunu 29/b bendi ihlal edilmiş olmuyor mu? Şayet bu madde çeşitli kanuni uygunluk kılıflarıyla sözkonusu kanal patronlarınca aşılmışsa, kanunun amacına uygun olarak kanun hükümlerini yürütmekle görevli kurum bu durumu görmezden gelir pozisyona düşmüyor mu? Kanun, TV ve Radyoların Ulusalllığını muhafaza etmesini amaçlıyor ama FOX TV açıkça yabancı medya kuruluşlarının uzantısı olarak faaliyet gösteriyor. Kısa vadede tehlike içermeyen bu tür medya sahipliği ilişkileri uzun dönemde ülkemizi yabancı medyaların hakimiyetinde-onların devlet kurumlarının izlediği politikaların uzantısı haline getirir. En basit örnek olarak sahipleri el değiştirdikten sonra TGRT deki haberler gösterilebilir. Voice Of America (VOA) TGRT'de aylardır hergün 1 saat yayınlanıyor ve bizler ABD'nin hiç bilmediğimiz bir eylatindeki meclis tartışmalarını, ABD'nin teröre karşı savaşındaki ABD kamuoyu anketlerini izleyip duruyoruz. Belli ki bu bir yayın politikası. Bizim TRT'de "Kıbris Belgeseli” yayınlamamız gibi onlar da propaganda yapıyor. FOX TV'deki sermaye oranlarını uydurulan kılıfları da açığa çıkaracak şekilde incelenmeli.

Varmış efendim.
Özellikle Amerika'nın ve Dünya'nın popüler spor kulüpleri, şehirleri ve filmleri temalı onlarca uyarlama mevcutmuş ki teker teker anlatmak mümkün değil:
Sephora Monopoly: Kozmetik mağazaları zinciri Sephora'nın Hasbro lisansıyla ürettiği oyun, bildiğin Monopoly'yi emlak/spekülasyon ekseninden kaldırıp, kozmetik/bakım eksenine oturtuyor. Size kendi kozmetik imparatorluğunuzu kurma şansını sunuyormuş. oynanış ve içeriğe örnek olarak, saçınız pek hoş gözükmediği için kendinizi kodeste bulabilecek oluşunuz verilmiş.
Nokta .
Çok erken gittiği için babama. Aziz hatırasına...
Yine ortancalar altı camının,
Dışarıda sükûnu yaz akşamının,
Bahçemiz sulanmış, ıslak her çiçek.
Kapı çalınacak, babam gelecek...
Ziya Osman SABA
(Geçen Zaman, Bir Oda Bir Saat Sesi,1942)
-Bir tane rakı kapağı bulmuştum.-
Bayramlarda yolların iki yanını birleştiren şenlik süsü: Tak
Toprağın üzerinde bir rakı şişesinin kapağı.
Tekel’in. Sararmış, kim bilir kim atmış. Duvarın arkasındaki arnavut kaldırımlı mahallelerden birinden atıldı belki. Bir akşamüstü sevgilisiden ayrılmış birisi ya da işi bırakmış öylesine bir adam, hafif kostak, cebinde tarağı. Hayatı bırakmış, vazgeçmiş, terkedilmiş, terketmiş... Parasız ve yalnız biri de olabilir ama ne olursa kim olursa olsun yarım şişe rakı almış, hesaba yazdırmış, suyla karıştırmıştı bakkalda. İçe içe karıştığı sokaklar, iç içe.