
Ilık bahar ve sıcak yaz akşamlarında, doğanın eşsiz güzelliğinde çalılıkların arasında veya gökyüzünde kısa aralıklarla parıldayan sarı-yeşil tonlarında bir ışık görmüşsünüzdür mutlaka.
Eğer yanına yaklaşırsanız, ışık söner.
Ateş böceklerinin dünyada 2000 çeşidi olduğunu biliyor muydunuz?
Ateş böceklerinin, ışıklarını nasıl ürettiklerini biliyor muydunuz?
Bu ışığın bilimde adı ‘soğuk ışık’tır. Soğuk ışığın kullanımı günümüzde önem kazanmaya başlamıştır. Teknolojide belli yüzdelerle cihazlarda soğuk ışık kullanılabilmekle birlikte, yapay olarak ışık üretimi henüz başarılamamıştır.
LED (Light Emiting Diods) sistemleri ile kullanılan soğuk ışık, cilt güzelliğinde, yenileme işlemlerinde kullanılmaktadır.
İngiltere’de başlayıp tüm dünyaya yayılan Endüstri Devrimi 18 ve 19. yüzyılın dönüm noktalarından biri. Devrim, seri üretime imkân sağlayan buhar gücünün keşfi ile başladı. Ve toplum hiç olmadığı kadar değişti. İlk olarak işverenlerin gücü arttı ki bu bir işçi sınıfının oluşmasına yol açtı. İşçi ve işveren arasındaki açık büyüdü de büyüdü. Bu değişiklikler ilk önce İngiltere’de, daha sonra da devrimin etkisi altına giren tüm ülkelerde toplumsal değişikliklerin oluşmasına yol açtı. Bunlardan en önemlileri çocuk işçi sayısının muazzam bir şekilde artması, evde yaşam ve çevre koşullarının değişmesi ve sendikaların kurularak işçilerin işverenlere karşı bir araya gelmesi olarak sıralanabilir.
Çağımızda sanatçı bulduğu olanakları değerlendirdiğinde artık her şeye sahip olduğu yanılsamasına kapılabilir. Bilgisayar tüm bilgileri ayağına sermektedir. Böylece birey kendi sınırlarını zorlamaya çağırılmaktadır. Medyatik ağ ortamı ve teknoloji, Avrupa ve Amerika’da sanat üretimini durdurmuş değildir. Tam tersine modern sonrası süreçte sanat patlamaları meydana gelmiştir.
Günümüz sanatçılarından Johannes Kahrs da, teknolojinin olanaklarından faydalanmaktadır. Televizyon, video gibi alternatif teknik ve malzemeleri kullanır. Kahrs’ın çalışmalarında ortaya çıkan yapı medya ve sinema tarihinin yaratılarından yararlanma şeklinde kendini gösterir.

Teknoloji şirketleri arasında herzaman ayrıcalıklı bir yere sahip olan ve -ne yazıkki - ülkemizde fazlaca tanınmayan Apple Computer şirketi cep telefonu ve müzik çalar piyasasını alt üst eden yeni ürünü iPhone'u piyasaya sürdüğü bu günlerde vizyonunu daha da genişletmek için adını sadece APPLE olarak değiştirdi. Gelin bu teknoloji devi şirketi biraz daha yakından tanıyalım...
1 Nisan 1976 tarihinde Steve Jobs (21)ve Steve Wozniak (26) tarafından Jobs ailesinin garajında kurulmuştur. Şuanki şirket merkezi Cupertino, Kaliforniya, Amerika'dadır. İlk ürünleri olan ve Apple'ı dünyaya tanıtan ürün olan Apple I'i 666,66$dan satmaya başladılar. Kısa bir süre sonra (1977) ise asıl başarıları olan ve o zamanki ev kullanıcılarına hitap eden Apple II yi piyasaya sürdüler. Beklediklerinden de daha fazla başarı elde eden satışlar sonrası halka açılan şirket oldukça yüksek değerlerle piyasaya girdi. Asıl büyümelerini ise o zamanki PEPSI CEOsu olan John Scull 'i "Ömrünün sonuna kadar sadece şekerli su mu satmak istiyorsun yoksa dünyayı mı değiştirmek istiyorsun ? diye ayartarak Apple CEOsu konumuna getirdikten sonra ilk GUI'lu bilgisayar olan Macintosh'un piyasaya çıkması ile yaşamışlardır. Kısa süreli bir ayrılıktan sonra Steve Jobs 2005den beri şirketin genel müdürlüğünü yapmaktadır. iPhone ile mobil teknolojiyide bir adım daha ileriye taşıyan Apple'ın bundan sonraki girişimi teknoloji severler tarafından merakla bekleniyor...

Bu soğutucunun mucidi Mohammed Bah Abba, bir Afrikalı. Afrikalıların geleneksel metodlarından ve termodinamiğin ikinci yasasından yararlanmış. Amacını "Basit fizik yasalarından yararlanarak Nijeryalı yoksullara yardım etmek." olarak açıklıyor. Afrika gibi sıcak bir yerde yiyeceklerin bozulmadan kalmasını sağlamak büyük bir sorun. Özellikle herhangi bir soğutma teknolojisinden yararlanamayan yoksullar için.
Yakında bilgisayarlarımız, kaş kaldırmak, kafa sallamak ya da kızgın bir bakış gibi yüz ifadelerinden yola çıkarak ne düşündüğümüzü söyleyebilecekmiş. İngiliz ve Amerikan araştırmacıları, insanların ne hissettiğine vakıf, duyguları ele veren yüz ifadelerini çözümleyerek kişinin ne hissettiğini anlayabilen bilgisayarlar üretiyorlarmış. Bu yeni teknoloji, bugün Londra'da gerçekleşmekte olan bilim fuarında açıklanacakmış.
İngiltere Cambridge Üniversitesi'nden Profesör Peter Robinson ve takım arkadaşları, akıl okuyan bilgisayar uygulamalarının, insanların araba kullanma yetilerinin geliştirilmesinden; şirketlerin, hedef kitlenin ruh durumuna göre reklam belirlemesine kadar geniş bir alanda hizmet verebileceğine inanıyorlarmış.
kaç kişi bu arkadaşımız gibi yaşayabilir? işin garip tarafı arkadaşımız türk. klavyeye bakabilirsiniz.
2002 de ufo kanıtları ve uzay gemisi teknolojisi aramak için nasa'yı hack'layan Gary McKinnon isimli kardeşimiz derdini anlatmak için bbc ile röportaj yapıp " ben yapmadım,bir ben var benden içeru o yaptı" demiş. bilgisayar programcısını işsiz bırakırsan ya amerikan ordusunu ve nasayı hack'lar ya da kevin mitnick gibi eğlence için koca şirketleri çaresiz bırakır.