Aslında Fenerbahçe - Inter arasında oynanan maçı izlerken yazmaya karar verdim bu yazıyı ancak daha sonra basında çıkacak olan haberleri vs görüp buna göre yazmanın daha mantıklı olacağını düşündüm.Öylede oldu nitekim.
Kısaca bir tanımlama ile başlayalım;nedir Fenerbahçe'nin durumu? Geçen sezonun şampiyonu,Şampiyonlar Ligi'nde oynayacak,aralarında Roberto Carlos'un da bulunduğu bir grup transfer yapılmış,antrenörü ülkeye,sisteme,takıma,rakiplere vs alışmış,taraftar kombine bilet,Fenerium ürünleri vs alıyor,tribünler doluyor,hatta Carlos'a verilen paranın büyük bir bölümü geri dönmüş durumda.Yönetim değişmemiş,maddi durum iyi... yani sorun yok.
Olması gereken nedir peki bu durumda? Geçen seneninde üzerine koyarak artık sistem takımı olmak,içeride dışarıda,Türkiye'de ve Avrupa'da çıkıp kendi sistemini uygulamak,mücadele etmek,kısaca takım gibi oynama.
telsim'i yunanlılar'a teslim ettikten sonra şimdi de sıra milli piyangoda
Kokkalis, Milli Piyango'ya 4 ortaklı bir konsorsiyumla gideceklerini, bu ortakların 1'inin Türk, diğerinin Yunan'lı ve üçüncüsünün başka bir ülkeden olacağını açıkladı. Dünya Ekonomik Forumu nedeniyle ülkemizde bulunan Sokratis Kokkalis, gazetecilerin sorularını yanıtladı ancak konsorsiyum üyelerinin isimlerini açıklamak için erken olduğunu söyledi.Sokratis Kokkalis'in Başkanı olduğu Yunan Intracom ve kardeş şirketi Intralot şirketlerinin Türkiye'deki yatırımları içinde % 45 hisseye sahip olduğu Iddia en önemli yeri tutuyor. Vodafone'un kuruluşu aşamasında ise, kurulan şirketin ortakları olarak Intracom'un yöneticileri gösterilmişti. Sokratis Kokkalis'in 2.dünya savaşı sonrası Doğu Alman casusu olduğu ortaya çıktığı 2000 yılında ülkesinde bir dalgalanmaya neden olmuştu.
önce hemen söylemek istiyorum "topunuzun allah cezasını versin"
"bela" diyeceğim de, annem bela okuma der hep o yüzden diyemiyorum. ama dilerim cep telefonunuzu mesaj yüzünden kullanamaz olursunuz, en acil zamanda onlarca mesaj gelir de işinizden gücünüzden olursunuz, habersiz kalırsınız, uçağı, treni kaçırırsınız da dımdızlak ortalıkta kalırsınız ; karınızla metresinize gönderdiğiniz mesajlar yanlış gider, evinizden barkınızdan olursunuz, çoluğa çocuğa rezil olursunuz; en gizli mesajlarınız promosyon mesajı olarak dağıtılır da işinizden gücünüzden olur karnınız aç kıçınız açık kalırsınız inşaallah.
0542 2XXXX numaralı bir Telsim hattım var. Cep telefonuma sürekli ve sürekli reklam SMS'leri geliyor. Özellikle son günlerde mağazalardan reklam SMS'leri yoğunlaştı. ilk başlarda bana gelen SMS'leri çalıştığım banka gönderiyor diye düşüyordum.
(X karta y mağazasında 8 taksit cart curt mesajları)
Bugün artık dayanamayıp, SMS gönderen firmaları arayıp anne ve kızkardeşlerine olan yakın ilgimi ilettim. sonra bu Spam'ı engellemenin mutlaka bir yolu vardır diye telsim çağrı merkezini aradım. Çağrı merkezi bekleme rekorumu kırarak 15 dakika inatla bekledim. Sonra Özgür isimli agresif çağrı merkezi yetkilisi bayan ile yüzleşmek zorunda kaldım.
Bir web sitesine e mail adresiniz verdiğinizde “valla da, billa da spam yapmıcaz!” die güvence veririler ya. İnsanlar küçük sitelere pek güvenmez ama söz konusu herkes tarafından bilinen bir şirket olunca, hiç çekinmeden istenen her şeyi verirler.
Peki büyük şirketler kişisel bilgilerimize gözü gibi bakıyorlar mı??
HAYIR!
Cem Uzan'ın ne tur bir işadamı olduğunu Telsimden (ç)aldığı telefon numaralarını kendi çıkarı için nasıl kullandığını bilmeyen yok.
Peki o bir istisna mı?
HAYIR!
Son zamanlarda "Pamukbank Gerçeği" die bir mail aldınız mı?
Pamukbank'ın BDK’ ya devredilmesini tartışan bu mail, sizlere Karamehmet tarafından ulaştırılmıştır. Bu gizemli patronun Pamukbank’da ne dolmalar sardığını bi kenara bırakırsak. Kendi propagandasını yapan bi mailin benim inboxımda ne işi var? Mail adresimi nereden buldu bu adam?
Dırınınım!! yoksa e-faturacell için verdiğim adresimi mi kullandı? Hem de benim iznim olmadan!!