Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "Ruffles.com.tr yenilendi!"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

tesadüf hakkındaki yazılar:

Mucizelere inanır mısınız?
Ya da şanslı olduğunuzu düşünür müsünüz?
Tüm evrenin sizin için çalıştığı geldi mi aklınıza hiç?
Bu sorulara cevabınız evet mi?

Evet, benim cevabım evet…

Hiç oluyor mu size de? Ne yapacağınızı bilmediğiniz zamanlarınızda karşınıza çıkıyor mu bir şeyler?
Şans diyorlar, düzen diyorlar, sadece bir tesadüf diyorlar, kimileriyse kader…
Öyle gelişiyor ki olaylar, öyle içinden çıkılmaz haller alıyorlar ki sıkışıp kalıyorum. Düşünemiyorum bile bazen. Sonunu kestiremiyorum. Bırakıyorum akışına. Gidiyor, akıyor… Geçiyor…
Zihnim tüm algılara kapalı. Nerede ne yapıyor olduğumun bir önemi yok. Bir yerden bir şeyler geliyor. Biliyorum bunu! Ne yaptığımı bilmiyorum ama yaptığımın doğru olduğunu biliyorum. Bir güç aklıma, zihnime, tüm bedenime hakim oluyor. ‘Bırak’ diyor. ‘Umursama!’ Onu ben kontrol etmiyorum hayır, o beni kontrol ediyor. Söylediklerimin farkında değilim. Düşünmeden söylüyorum. Kendime dışarıdan bakıyor gibiyim. O vücudun içindeki ben değilim. Ben dışarıdayım. Hareketler bana yabancı ama bu yabancılığa karşı bir güven var içimde. İnanıyorum ona, sığınıyorum… Sığınmaktan başka çarem yok ki! Ona inanıp güvenmekten başka çarem yok ki! Lafın kısası, ÇAREM YOK Kİ!
Seviyor beni bu güc-ü muhterem. Öyle zamanlarda öyle yerlerde karşılaşıyoruz ki onunla, kendimi ona bırakmak o kadar rahatlatıcı ki… Anladım artık! İşleri oluruna bırakmanın ne demek olduğunu anladım! Bir “olur” olduğunu anladım. Kader, tesadüf, şans her olur’umun adını “mucize” yaptım!
Mucizelerim benim yanımda!
Evren benimle!
Felix Felixcis içtim, hayat!
Korkum yok!
Gel!

0 ahkam var

Salsa nın ortasında bir müddet donup, asılı kaldığım dolunayın, ertesi gün yaşayacağım ızdırabın habercisi olduğunu nereden bilecektim.

Gitme anne, beni bırakma, maviş, gözünü aç..

İş dünyasının, insanı ister istemez şekle soktuğu kalıpsal görüntüm , çalıp duran telefonlarım, toplantılar Ve, bir haftadır yazlıkta tek başına kalan annemi aramamı engellemeyen, hayata karşı biraz da olsa duyarlı yaklaşmamı sağlayan şiirsel, ağlak ruhum....

-İyi misin anne? Telefon açılıyor ses yok....

Bir his; sıcacık, bir o kadar da soğuk, sanki ilahi bir güç, bana bilmece soruyor.. Kelimelerim sınırlı, tek hakkım var , ılık esen rüzgar tenimi okşuyor, yolu kavrayışım her tümsekte mıknatıs gibi bütün negatif düşünceleri üzerine çeken sünger beynim, savruluşum, hala o soruya cevap vermiş değilim..

15 ahkam var

Merhaba arkadaşlar ben sitenize yeni üye oldum.Tesadüfe bakın bugün 17 ağustos sabah ilk aklıma gelen 8 yıl önce bugün Gölcük'te yaşadıklarım oldu.Biz kurtulduk ama yıkılan binamızın enkazında kalan onlarca komşumuz vardı.Korkunç bir manzaraydı ve en acısıda hiçbirşey yapamıyor olmamızdı.Daha güzel yazılarda buluşmak üzere Hoşça kalın.

20 ahkam var

Merhaba ben guddicini,16/02/2007 tarihinden beri pilli.comdayım.Bir tesadüf eseri dolanırken,kendimi bu site de buldum.Sizlerin misafiri oldum yazılarınızı okudum doğrusu keyif aldım,bazılarını tuttum,bazılarına yorum yazdım.Şimdi bende çiçeği burnunda sizdelerden biri olarak aklıma gelenleri yazmaya çalışacağım.Çiçeği burnunda diyince aklıma geldi.Ben 05/11/2006 tarihinde evlenmiş çiçeği burnunda yeni gelinim.Bana yardımcı olacağımız umuyorum.Yazılarınızdan faydalanacağıma ,bilgi dağarcığıma yenilikler katacağıma inanıyorum,deneyimlerinizden yararlanacağım.Sizlere aşkımı anlatcağım,o benim herşeyim,hiç de kolay olmadı tam 7 yıl bekledim.Ama mutlu son.Tüm sevenlerin kavuşmasını diliyorum.Neden bilmiyorum ama bugün çok mutluyum.Belki burada bir şeyler karalamam,belkide 9 eylül kamu yönetimi mezunu işsiz kocamın iş olabilr umudu.Sebep her ne olursa olsun mutluyummm

16 ahkam var
pencere
pencere
Uzun öğledensonralarının başta kuş cıvıltıları ve doğanın diğer seslerine fırsat bırakan sessizliğine henüz uyum sağlayabiliyorum. Şimdi, açık duran pencereden, esen ılık meltemin arada sırada dalları harekete geçirdiğini izliyorum.

Ve nedense aklıma geliyor;

Hani hatırlıyor musun; o uzak deniz ülkesine gitmeye ilk karar verdiğin ve hiç tükenmeyeceğine benim bile artık inanmak zorunda kaldığım bir tutku ve sesindeki o müthiş heyecanla, bana yolculuk fikrini açtığın günü?
Hepsinin kocaman bir şaka olduğunu duymayı ne çok isterdim.

3 ahkam var
Etiketler: , ,

Tesadüfler planlanarak oluşturulmuşsa bu o tesadüfleri tesadüf olmaktan çıkarırmı peki?Kimdir nedir bu tesadüflerin oluşmasını sağlayan?Dalgamı geçmekte bizimle yoksa şakamı yapıyor?




Geçenlerde Kuran kelimesini düşündüm.Kuran-ı Kerim yani.Bir tanrı olduğunu kabul edersek,o tanrı dünyayı kuruyor ve kitabının adınıda kendisine inananların bulunduğu bir ülkede, yapan,var eden anlamına gelen kuran kelimesi olmasını sağlıyor.Tesadüf diyerek geçiştirdim.Sonra bunu daha önce niye düşünememişim dedim ve elimdeki şaraba baktım.İşte bir tesadüf daha.Günah işlerken aklıma gelmişti bu tesadüf.

8 ahkam var

az önce şöyle oldu ::

bilgisayarın karşısına geçmiş, bulutsuzluk özlemi sözlerimi geri alamam'ı, dinlemeye koyulmuştum. sokak lambası, sarı ışıklı olanlardan, tam odamın penceresinin hizasında, evi oldukça aydınlatıyor. ancak direğe falan bağlı değil; kablolara tutturulmuş bir ışık. şarkı hafif başladı. konser kaydı. ilk kısım bitti, solist şimdiii diye bağırdı. araya diğer enstrümanlar girdi ve şarkı hızlandı. o sarı lambada o esnada aşırı derecede sallanmaya başladı, dikkatimi çekti. sonra farkettim ki ritme göre hareket ediyordu evin içi, disko gibi bir aydınlanıp bir kararıyordu. hoşuma gitti. tam şarkı bittiğinde söner diye ummuştum, olmadı, şarkı bitmeden söndü. ardından bu ne biçim hikaye böyle'yi açtım. o şarkı çalarken de az önceki gibi bir atraksyon bekledim. olmadı. tuhaf.

2 ahkam var

Tatil Meseleleri

Yine Bodrum'a gidecektik.Bunu duyduğumda pek de üzüldüğüm söylenemez.Nedendir bilinmez Bodrum'un benim için ayrı bir yeri var.Kalacağımız yer Tekel'in misafirhanesiydi.Bodrum'un içinde olması hem süper hem de çok kötüydü.Deniz yoktu+daha yaş 16 oldugundan Bodrum'da benim için çok da fasilite yoktu.Bütün gün de yüzme havuzuna girilerek geçirilmezdi.Her yaz başıma gelen klasik arkadaş arayışları başladı.Oraya ulaşır ulaşmaz ne kadar sıkıcı bir yaz tatili geçirecegimi anlamak zor olmadı.Zaten aileyle gidilen bir tatil ne kadar eğlenceli olabilirdi ki.Bu sondu gelecek sene arkadaşlarımla tatile çıkacaktım.14 saat süren otobüs yolculugundan sonra benden beklenmeyecek şekilde tam 4 saat uyumuştum.uyandıgımda çoktan havuzun kenarında akşam yemeği hazırlıkları başlamıştı.Tam masamıza yönelmiştim ki gözümün önünden bir yaşam formu geçti ama melek miydi yoksa insan mı başta kavrayamadım.Belki de tatilim bir anda değişecekti.Yemek başlayınca anladım ki bu bir insandı ama melek görünümlü bir insan.Ama benim gibi utangacın önde gideni bir insan için ne ifade edebilirdi ki bu güzel insan.Bir yandan yemek yerken bir yandan da onu izliyordum arada bir göz göze geldigimizde gözlerimi kaçırıyordum.1,2,3,...10 kere göz göze gelmek tesadüf müydü,rüya mı görüyordum yoksa sadece olmasını istediğim şeyi mi görüyordum.Kaç yaşında olabilirdi?Yemek bitmişti.Ebeveynler eğlenmekte ben ve ablam ise acaba gerçekten sıkıntıdan patlar mı bir insan diye düşünüyorduk.Ben havuzun kenarına gideceğimi belirtip gözüme bir şezlong kestirdim ve iron maiden'ın X-Factor albümünü dinlemeye başladım.Ablam,babam ve annem Bodrum'a inmiş binlerce kişilik kalabalığın arasına karışmışlardı bile.Ben Iron Maiden eşliğinde yıldızları izlerken o ve potansiyel kuzeni hemen karşıdaki bara geçip oturdular.Bu mükemmel bir fırsattı tanışmak için.Ama hem onun potansiyel kuzeninden çekindim hem de daha önce söylediğim gibi utangacın önde gideniydim.Aradan 10 dakika geçmişti.Bu 10 dakika içinde kendime sürekli "sen malsın sen malsın sen malsın sen hiçbir boka yaramayan bir malsın böyle devam et" dedim durdum.Potansiyel kuzeni ve melek insan oturdukları yerden kalkarak havuzun kenarına şezlonglara yöneldiklerinde ben bundan habersizdim.O sırada gözüme kestirdiğim bir yıldıza kitlenmiş bir halde müziğe kaptırmıştım kendimi.Onları yanımdan geçerken gördüğümde "bu olabilir mi yoksa ben hala rüya mı görüyorum" dedim o yıldıza.Onun cevabı ise oldukça kısa ve özdü :"sen harbi salaksın kızlar ayağına geldi sen hala konuşuyorsun hadi git şimdi" ve sonrası mükemmeldi.tanışma vs. vs. tel numarası alışverişi.Asıl dumur edici olan ise melek insan ın evimden 400m uzakta oturuyor oldugunu öğrenmemdi.Ama emin değildim.Benim yaşadığım bu kontrol edilemeyen kalp atışları ve bunun gibi belirtileri o da taşıyor muydu?


İkinci sorun ise ertesi sabah(bugün)İstanbul'a dönecek olmalarıydı.Allahım ben daha bir hafta bu sıkıcı yerde ne yapacaktım?Ertesi sabah olmuştu bile ve ona iyi yolculuklar diledim.Sonra kendimi internet kafe ararken buldum ve şimdi bunları yazıyorum.

7 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

çok tutulan tesadüf yazıları

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu