Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "I LOVE BONUS! I LOVE CANIM ANNEM!"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

teyze hakkındaki yazılar:

tuttum
8

Klima

Bizim ofiste benim bulunduğum katta iki ayrı departman var. Biri operasyon departmanı, diğeri de satış-pazarlama departmanı. Ben operasyon'dayım. Satış pazarlama departmanı da toplam beş kişi. Sadece biri erkek. Bu bilgilerin ışığında bizim ofiste hem operasyon hem de satış-pazarlama departmanına dahil kaç kişi vardır? Bunların kaçı hem ingilizce hemi de almanca konuşabilmektedir? küme biçiminde gösterin, ama ven olsun, n'oooluuuur laaan. Neyse efenim, bunlar habire klimayı açıp duruyorlar. Bunlar dediğim bayan olanlar, bunlar zaten çoğul, erkek sayısı da bir olduğundan 'bunlar derken bayanları kastediyorum demek' gereksiz bir açıklama olmuş. Neyse o kadar yazdık, şimdi silmeyeyim. Yeyiiiiiim../Cilalı İbo. Bu güzel havalar (ki beni onlar mahvetti, yoksa fetti mi, ne fettisi laaan. fetti ne! Fethi Paşa) da bile 30 derecede çalışıyor klima.

22 ahkam var
Etiketler: , , , , ,

Bir kadın için sevmediği gönlünün arzu etmediği bir adama karılık etmek çok zordur. Bakiye teyze de beyle kadınlardan biriydi allah selamet versin.
" kendimi bildim bileli şöle aşkla bağlanacağım eksiksiz bi insan düşlemiştim.allah inandırsın kocamın bana sarılıp ilk öptüğü anı bile hatırlamak istemiyorum.yirmi yıl koskoca bi yirmi yıl geçti ama her daim kendimi daralmış ve yakında ölecekmiş gibi hissettim. yıllarca salacaklı sevdiğimi unutamadım her anım onla geçti attığım her adımın aldığım her nefesin sahibi oydu sanki ama olmadı işte nebilim olmadı lanet olsun o güne."
Bakiye teyze bize sık sık gidip gelen komşumuzdu. hem örgüsünü örer hem anlatırdı.salonun bir köşesinde oynarken bu kadının söylediklerine kulak kabartır kocasının nası bi canavar olabileceğini tahayyül etmeğe çalışırdım.

4 ahkam var
Etiketler: , , ,
klbk2
klbk2
klbk
klbk
Bir yıl belki küçük bir zaman dilimi gibi görünse de, aslında küçümsenecek bir zaman dilimi olmadığını daha sonra ki yıllarda daha iyi anlıyoruz. Bir yıllık bir ilişkiyi eften püften olaylar yüzünden bir çırpıda silinmemeli. Ama sevdiği kıza çok kızmıştı bir hışımla kendisini dışarıda buldu. Ayakları onu sahile götürmüştü. Boğulacak gibi hissediyordu böyle olmamalıydı. Bir banka oturdu yaşlı tonton bir teyze gülümseyerek ona bakıyordu. İleride koşturup duran bir çocuğa bakarak.
Oğlumun kızı. Arada bir Pazar günleri bize gelir. Eee çocuk devamlı evde oturmaktan sıkılıyor. Bizde bu parka geliriz. İster istemez gözü çocuğa kaydı. Bir kelebeğin peşinde koşturup duruyordu küçük kız. Kendi çocukluğu aklına geldi. Oda çok severdi kelebekleri. Tam çocukluğuna gitmişti ki küçük kızın can hıraş feryatlarıyla kendine geldi. "Babaanne, babaanne baaaak yakaladım"
Küçük kız bu feryatlar içerisinde iki avucunu birleştirmiş koşarak onlara yaklaşıyordu. Babaannesi büyük bir sevecenlikle oturduğu bankta öne doğrularak, neyi yakaladın yavrum dedi. "Kelebeği babaanne, kelebeği" dedi küçük kız. Sonra büyük bir sevinçle ellerini aralayarak babaannesine uzattı. Evet küçük kızın elinde minik bir kelebek vardı. Ama hiç hareket etmiyordu. Küçük kız bunu görünce durakladı. "Ama o ölmüş. Niye öldü babaanne o ölmesin ben onu çok seviyorum. Küçük kız hıçkırıklara boğulmuştu."
Babaanne torununu teselli etmeye çalışarak.. "Demek ki fazla sıkı tutmuşsun", dedi "Hayır o geldi benim elime kondu. Bende kaçmasın diye diğer elimi üstüne koydum." Babaanne torununun hıçkırarak anlatışına, şefkatle onun başını okşayarak cevap verdi. "Ama yavrucuğum zaten o gelip senin eline konmuş. Daha ne istiyordun ki. İsteseydi başkasının da eline konardı. O sana onu sevmen için müsaade etmiş zaten. Sen neden kaçmasın diye kapattın ki elini. O istemeseydi senin eline konmazdı. Onu kaçırmamak için elini kapatmasaydın belki hiç kaçmayacaktı. Ama elini kapatınca bak ne oldu " Beyninde şimşekler çakıyordu. Babaanneyle torununun gittiği neredeyse bir saat oluyordu. Ama o hala babaannenin söylediği son sözleri düşünüyordu. Anlamıştı hem de her şeyi anlamıştı. Sevgilisine "Kelebeğim seni çok seviyorum, demeliydi.
13 ahkam var

En büyük mutsuzluk sevilmemiş olmak değil, sevmemektir”.
Başlamam gerekiyordu, ilk adımı atmıştım çoktan. Kendimi seviyordum, ama bu değildi burada bahsedilen. Ya da anneannemin yatmadan önce kulağıma fısıldadığı masallarda olanlar.
İlk olarak onlarca post-it’e bunu yazmam gerekti. Yerleştirme planı ise şu şekilde idi: Odamın duvarlarına 7, mutfağa 6, bilgisayar monitörüne 2, banyoya 5, koridora 5, ve evin değişik yerlerine olmak üzere toplam 39.

herkül...evet, ben çizdim..
herkül...evet, ben çizdim..

Hayır, unutkan olduğumdan veya kafam almadığından değil, sadece biraz yoğunlaşma sorunum var. Bu sorunu bu hatırlatıcılarla ortadan kaldırabilirim. Ama sevmek için konsantrasyona mı ihtiyaç vardı..kendimle çelişiyorum sanırım.

90 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

Merhaba

hafif.org enteresan şeyler araştırıp, birbirimizle paylaştığımız bir topluluk blogudur. Aynı zamanda gelirini yazarları ile paylaşan pillinetwork'ün bir parçasıdır. isterseniz siz de katılabilirsiniz.
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu