Tunceli’nin Pülümür ilçesinde 7 askerimiz şehit edildi.Son 1 ayda şehit sayıları 20’yi geçti.Yeni yöntemlerle saldırıyorlar artık; uzaktan kumandalı bomba, mayın, araçla karakola girip intihar saldırısı vs. Elbet bunlara karşı çare bulunacaktır. Şüphem yok.
20, 22, 21 yaşlarından gencecik bebeler, daha ölüm nedir, aşk nedir bilmeden ölüyorlar. Annesinin kucaklarından daha yeni çıkmış bebeler…Cenazelerde ağıtlar, haykırışlar, öfke, gözyaşları…bunlara can dayanmaz.
Bir ikiyüzlülüğü, bir sahtekarlığı ortaya koymak istiyorum. Hrant DİNK öldürüldü. İstanbul’da yüzbinler sokaklara döküldü; “Hepimiz Hrantız”, “Hepimiz Ermeniyiz”. Peki bu sloganları haykıranlar, sokaklara dökülenler bilmez mi, Tunceli’de öldürülen süt kuzularımız da insan evladı, Şehit Jandarma Er Emrah KAYADELEN de insan, Şehit er Burhan YALÇIN da insan ve diğerleri….Bıraktım sokağa dökülmeyi, bir tek basın açıklaması dahi yapsanıza…Evet Hrant DİNK’in katledilmesi hepimizi üzdü, yazardı, aydındı…ama bu çocuklar için söyleyecejk tek lafınız yok mu?, azcık da mı hatrı yok ismi Ahmet olan, Mehmet olan, Emrah olan süt kuzularının…Bu solculuk, bu devrimcilik değil ki…nereden baksan ideolojik olarak ta zıt yerde PKK bugün. ABD’yle yani emperyalistle kol kola, feodal ağalarla işbirliği içinde (Barzani, Talabani özgülük savaşçısımı, devrimci mi, demokrat mı). Ve sen duyarlı mitingci, duyarlı devrimci, Hrant DİNK’e dünyayı yırtıyorsun, bağırıyorsun (ki haklısın) ama ahmet’i PKK öldürünce tek kelimen yok. Sonra da kalkmış “halkımız şöyle, halkımız böyle” diyerek halkı kurtarma edebiyatı yapıyorsun. Bu halk seni ne yapsın.
Oğlum Mehmet, seni, Türkiye Gominis Partisine emanet ediyorum.
İşte sanat, işte şiir, işte şair, işte eser...
Türkiye'nin deyiil, dünyanın en büyük şairi Nazım Hikmet,
yine sanatını döktürmüş.
Her zamanki gibi ince duyguları ifade etmekle kalmamış,
toplumsal, siyasi, sosyolojik değinmelerde de bulunmuştur.
Usta'nın davası, felsefesi, mücadelesi sanatında olduğu
gibi Türkiye Gominis Partisinde de odaklanmıştır.
Bütün kadınlarımı aldattım,
Ama hiç yalan söylemedim.
Büyük şair, usta, üstat, vesaire sanatçımız, sanatçı inceliğini, sanatın gücünü, bu eseriyle bizlere kanıtlıyor.
İkinci mısradaki "ama", birinci mısrada yaptığı davranışın tasvip
edilemez birşey olduğunu -kendisinin de bunu kabul ettiğini- onaylıyor.
Oysa ki bunu yapmasına gerek yoktu.
Bütün kadınlarımı aldattım,
Ve bundan çok da haz aldım.
diyerek, davranışının doğruluğunu iddia edebilirdi.