
Her haziran kira sözleşmesi yenileme zamanı geldiğinde bir huzursuzluktur gider. Adam nasıl bahane bulacağını, neye kulp takacağını şaşırır, karşısında el pençe divan durulmadığı, boyun bükülüp ağlanılmadığı için de küplere biner, bunun sonucunda da diğer kiracılarına yaptığı zammın iki katını yapar, üstüne yalan söyler ve söyletir, yapılabilecek her türlü pisliği yaparak bizden para koparmayı becerir. Bu haziranda %15 yapmaya karar verdiği zammı hayrete şayan bir hesap kitaptan sonra çıkan rakamın küsüratlarını beğenmeyip yuvarlamış ve %20'ye çıkarmış olan bu yüzsüz adam, yuvarladığı rakamın yarısı eden temzilik ücreti için kapıya üç kere gelip anneme de tepeden konuşunca tepemin tası attı.
"Hele vaktim yok, başım ağrıyor zaten bi de bu huysuz ihtiyarlamı uğraşam" zihniyetini bırakıp bayramlık ağzımı açtım ve nihayetinde evden atıldım.
Kiralık ev aramaları başladı. İnternet, emlakçı, sokak sokak dolaşma, gazete ve hatta televizyon, eldeki her türlü imkan değerlendirildi amma ne evler bizim oturduğumuz evlerden matah, ne ev sahipleri bizim huysuz ihtiyardan huylu.
AH VÂLİMİZ …AHVALİMİZ
Merhum Vali Recep YAZICIOĞLU Beyefendi’nin aramızdan ayrılışının bir sene i devriyesinde; “Merhum’u MİLLET’ÇE Rahmetle anıyoruz. Dar ü Dünyanın nihayetinde Sonsuzluk alemine İyilerle- güzellerle haşr’ olunanlardan olup sevdikleri ve sevenleri Resûlullah (A.S.V) Efendimize Komşu olarak buluşanlardan ola-masını kendisine ve Cümle Mü’min ler için NİYAZ ediyoruz”. . .
O’nun “SİLBAŞTAN” kitabı ve kitabından bize bıraktığı muhteşem heyecanın aziz hatırasına Dünya ve Türkiye ahvalimize değinmek istedim…istedim çünkü; bu eşsiz vatanımız genç akıllı beyinler mezarlığı, güzel gönüller musallası, eski teknolojiler çöplüğü,olmaktan kurtulsun diye…her türlü oligarşik tasalluttan kurtulalım diye..