O gün işten yorgun argın çıkmıştı. Hava hala olabildiğince sıcaktı. Açık mavi t-shirtü hemen ter içinde kalmış, sırtına yapışmıştı. Yeni aldığı keten pantolonu ise biraz uzundu sanki. Yürürken paçaları ayakkabasının altına sıkışıp duruyordu. Saçlarından akan ter damlaları yürürken önüne düşüyordu. Bu sıcaklarda en iyisi kısa saç deyip, saçlarını iki numara kestirmişti daha geçen gün ama ne fayda. 30'una daha basmamıştı. Kısa sayılabilecek iş hayatı ona fazlasıyla yetmişti. Sürekli söyleniyor, Hayat mı lan bu ! dilinden eksik etmediği cümlelerin başında geliyordu. Başı çatlayacaktı sanki, en azından o öyle hissediyordu. Saatine baktı. Karaköy'den Kadıköy'e vapur 18:15'de olmalıydı. Kaçırmamak için adımlarını sıklaştırdı. Önündeki adama ilişti birden gözü. Adam resmen kıvıra kıvıra yürüyordu. Hızlı adımlarla adamı geçti, koşmaya başlamıştı. Iskeleye geldiğinde saat 18:13'ü gösteriyordu. Yetiştiğine sevindi, kaçırsa 15 dakika beklemek zorunda kalacaktı.

Merhaba arkadaşlar,
Elektrik tellerinde niye top olduğunu hiç düşündünüz mü? Bunun sebebi helikopterlerin yukarıdan telleri ince olduğu için görememesiymiş, toplar olunca ancak farkedebilmeleriymiş. Geçen senelerde meydana gelen tellere takılıp patlayan bir helikopter kazası vardı, bunun sebebi 20-30YTL olan bir topu tele taktırtamamızmış.
Mutlu günler
Gökçe

Radikal gazetesinin 'Orijinal Demokrasi' adlı yeni reklam filmini gece gece gözüme taktım ve gözüm "tv ekranına dön" der gibi oldu. Bir an kendimi AB Shapper reklamlarında yer alan abilerin ( hani Beyaz'ın bir tiplemesi vardıya Johny White ona benzer abiler :) vaadlerini dinler gibi oldum. ""Yanında bu da bizden"", ""30 gün içinde iade etme hakkına sahipsiniz."" vs.
Reklamdaki Orijinal Demokrasinin keşke hiç iade edilmese düşüncesi içinde olmasını isterdim. Pek ala zorlu bir dağa tırmanmak gibi zor bu durum.
Reklam filmi, temanın çok basit bir fikirle sunularak binlerce şey anlatmasınıda çok güzel vurgulamış.