
Dedemin üzerinde yerli ve yabancı şehirlerin yazılı olduğu radyosunun başına geçip dinlerdim Bir Roman Bir Hikâye’yi.
Gizemli bir melodiyle başlar ve geceyi bana anlamlı kılan o ses duyulurdu;
“Sayın dinleyiciler, Victor Hugo’nun Sefiller adlı romanına kaldığımız yerden devam ediyoruz.”
Ben edebi zevk denen o tarifsiz duyguyu ilk bu yapım sayesinde tattım. Bana aşıladığı edebiyat aşkı yüzünden hafta sonları kendimi şehir kütüphanesine kapatır olmuştum.