Uzun bir aradan sonra dün hatunumunda şehir dışında olmasının yarattığı psikolojik bozuklukla dün akşam az bir miktar tv seyrettim.
Acun Ilıca nın varmısın yokmusun isminde ki programına denk geldim.
Kızcağızın bütün eş dost ve akrabasını toplamışlar. Hep birlikte terliyorlar. Kutuydu maviydi kırmızıydı derken baya bir debelendiler.
Arada bir banka arıyor kızın aklını çelmye çalışıyor. Velhasılk en sonunda izleyenlerinde malumu olduğu üzere kız daha fazlasına cesaret edemeyip 70.000 ytl ye razı oldu.
Anca sanırım programın formatı gereği Acun bey kutu açtırmaya devam etti.

Aslinda pek tv izleyen biri de degilim. Haberlerden haberlere ülkemin durumunu, gidasatini ögrenmek icin acarim o kadar. Ama bu program beni tv'ye müptela etti dersem yeridir...
Bu programi yarisma oldugu icin degil, orada sevginin, ve kardesligin cok yogun yasanmasindan dolayi iziliyorum. Buna benzer programlar hemen hemen her ülke tv'sinde yayimlaniyor. Oralar da bizim ki gibi sevgi, kardeslik, hosgörü diye bir sey bulamazsiniz. Bir baskadir benim ülkem, bir baskadir benim simsicak insanim...
Ali gel.
Okul açıldı.
Koş Ali koş.
Gız peşinde koş.
Üff, nasıl mal ama.
Mala bak mala.
İtiraf edin. Çok hoşunuza gitti.
Ayağa kalkıp ellerinizi havada çırptınız.
Annenize, babanıza, kardeşlerinize,
yeğenlerinze göstereceksiniz bu yazıyı.
Onlar da çok beğenip taktir edecekler.
Çünkü bu yazı:
büyük bir emek ve zeka gerektiriyor,
büyük bir bilgi ve kültür gerektiriyor.
Çünkü,
bunları duymaktan hoşlanıyorsunuz.
Üstelik bunları duyup eğlenebilmek için
tv karşısında program saatini sabırsızlıkla bekliyorsunuz.
ülkemizde ki dizi furyasını pekala biliyorsunuz. her akşam hangi kanalı açarsak açalım bir dizi ile karşılaşıyorsunuz. kaç tane dizi çekiliyor sizce? 5 popüler kanalın dizilerinin adlarını bir sayayım;
star tv ;
acemi cadı, iki aile, vazgeç gönlüm, köprü, çemberin dışında, tatlı bela fadime, sevgili dünürüm ve bilimum bir iki bölümle kaldırılanlar...
atv ;
elveda rumeli, gazi, karayılan, avrupa yakası, geç gelen bahar (yeni başlıyor), sessiz gemiler, parmaklıklar ardında, sıla, hatırla sevgili, selena, hepsi1, görgüsüzler, sinekli bakkal ve bilimum bir iki bölümle kaldırılanlar...

Dün bir filim izledim. Binyediyüzlü yillari anlatiyordu.. Araba yok, Atarabalari ile yolculuk yapiliyor. Savaslar bilek gücü ile, kilinclar kalkanlarla yapiliyor. Camasir, bulasik makinesi hic yok, elleri ile yikiyorlar. Firin, ütü, elektirik süpürgesi, fön, kahve makinesi, mikrovelle, radyo, telefon, tv, pc, vs.vs. hic yok...

Düsündüm de; galiba biz onlara göre cennette yasiyoruz. Bir elimiz yagda bir elimiz balda. Düsünün bi kere; bu saydiklarima ek olarak bir de en önemlisi elektrik yok...