Insomnia değil ha, uykusuzluk.
Böyle biyolojik saat mi diyorlar, onun ters dönmesinden, ebemi tersten görmekten nefret ediyorum ulan. Ama bir yandan da hoşuma gidiyor. Sabah ezanını dinleyebiliyorum (çok seviyorum sabah ezanını), ne bileyim günüm daha uzun geçiyor (gibi geliyor, halbuki gündüzden geri yiyorum o zamanı) falan.
Benim çok acayip bir uyku şeyim var efendim. Şey diyorum, tanımlayamadım. Uykusuzum yine zaten, fenayım. Dört işlem sorun yapamam.
Ne diyordum, uyku düzenim. Şöyle maddeler gireyim, okunabilir olsun yazım:Çok güzel içimi dökerim dedim ama burada tıkandım. Belki yorum gelirse (sırt ağrısı konusunda yardım istiyorum, yorumlarınızı ve replerinizi esirgemeyin) ona vereceğim cevaplarda da coşabilirim. Yatıyorum şimdi mecburen.
Bugün tam da psikolojiyle ilgili yazımı yazmaya başlarken arkadaşım aradı.’’Sen bence otur da uykunla ilgili bir şeyler yaz!’’ dedi.Evet bugün sabah yine uyanamadığım için 11:15’ teki dersime yetişemedim.Uyandığımda saat 14:00’tü, yine telefonumda ‘yarın 8’de okuldayım’ dediğim arkadaşımdan bir mesaj:Kız sen tam bir yalancısın, vallahi yalancısın…
Bir gün anahtarı olmadığı için kapıda kalan ablam, ben uyurken geliyor.40 dk boyunca ev telefonumu,cep telefonumu çaldırıyor, kapı zilini çalıyor ama uyanamıyorum.
Bütün bunların yanı sıra ilk uykuya dalarken -özellikle çok yorgunken-, uyumakla uyumamak arasındaki zaman zarfında ruhum bedenimden çıkarmış gibi bir hisle, yapmadığım şeyleri yaptığımı zannediyorum.Mesela kalkıp su içtiğimi sanıyorum; ama aslında içmemiş oluyorum ve bunun gibi bir takım tuhaf şeyler.Bunun için de bir takım araştırmalar yaptım.Pek de inanmamakla beraber, yaptığım araştırmalar beni ‘astral seyahat’ e götürdü.Astral seyahatla ilgili ayrıntılı bilgiyi buradan alabilirsiniz.