TEPKİSİZ KALMAYALIM PAYLAŞMAK İSTEDİĞİM GÜZEL BİRŞEY VAR ELİMDE, ANLATMAK İSTİYORUM. LİSE ÖĞRENCİSİYDİM O ZAMANLAR VE BELKİDE HİÇ BİRŞEYDEN HABERİM YOKTU. GERÇİ ŞU ANDA DA BİRÇOK ŞEYDEN HABERİM YOKTA HANİ BAZI OLAYLAR O KADAR GÖZE BATMAYA BAŞLADI Kİ 2000 YILINDAN SONRA ANLAMAMAK MÜMKÜN DEĞİL. ÇOÇUKTUM ÇOĞRAFYA DERSİNDEYDİK. ÖĞRETMENİMİZ UZUN SÜRE ALMANYA'DA YAŞAMIŞ AŞIRI ATATÜRKÇÜ BİR İNSANDI. BUNU TABİ ANLAYALI ÇOK OLMADI KAFAM O ZAMANLAR BASMIYORDU. DÜŞÜNÜN Kİ ADAMI TANIYAN BİRKAÇ ARKADAŞIM SIRF ŞAKA OLSUN DİYE ATMADIĞIM HALDE BENİM YERE ÇÖP ATTIĞIMI SÖYLEDİLER. SAYIN HOCAM ETMEDİĞİ LAFI BIRAKMADI. İŞTE BÖYLE BİR ADAMDI. BU ADAM BİR GÜN OKULDAN ÇIKIP ALIŞVERİŞİNİ YAPMIŞ EVİNE GİDİYORKEN ÇOK UZAK BİR KAHVEHANEDEN GELEN SESE KÜFRETMİŞ. O KADAR ÇOK SES GELMİŞ Kİ SÖYLEDİĞİNE GÖRE KAVGA EDİYORLAR SANMIŞ AMA NİYE BAĞIRDIKLARINI KENDİ BİLİYORMUŞ ZATEN. TÜRKİYE'NİN MAÇI VAR... ULAN DİYO İYİ TAMAM İZLİYOSUN GÜZEL DE NİYE HAYVAN GİBİ BAĞIRIYORSUN. BU KADAR TAPMANIN NE ANLAMI VAR. SONRA GEÇMİŞTEN BİR OLAY ANLATTI GÜNEY AMERİKA'DA ÜLKENİN BİRİNDE DARBEYLE BAŞA GELMİŞ BİR GENERAL TOPLANTIDAYMIŞ. KOMUTANLARI ETRAFINDA DÜŞÜNÜYORLARMIŞ. GENERAL BİRTANESİNE DÖNÜP DEMİŞ Kİ: -BU HALKI NASIL UYUTABİLİRİZ NASIL SAKİNLEŞTİREBİLİRİZ İLERDE BAŞIMIZA DERT OLMASIN KİMSE... DÜŞÜNMÜŞLER TAŞINMIŞLAR SONRA BİRİ ORTAYA BİR FİKİR ATMIŞ: -ÇOK BÜYÜK BİR YATAK YAPALIM ORDA UYUSUNLAR DEMİŞ HERKES GÜLECEK OLMUŞ AMA FİKRİ ORTAYA ATAN KOMUTAN İZİN VERMEMİŞ HEMEN AÇIKLAMASINI YAPMIŞ -YATAK DERKEN ÇOK BÜYÜK VE ÇOK MODERN GÖZ ALICI BİR FUTBOL SAHASI YAPALIM MAÇLAR DÜZENLEYELİM MİLLET ORDA UYURKEN BİZ BURDA RAHAT OLURUZ... OLAYI ŞURAYA BAĞLAMAK İSTİYORUM. GÜNÜMÜZDE DE BÖYLE ŞEYLER DÖNÜYOR VE BİZ HALA UYUYORUZ BAMBAŞKA SEYLERLE İLGİLENİYORUZ. ADAMLAR YOUTUBE Yİ KAPATMIŞ NİYE? KİMSE UYANMASIN BAZI ÖNEMLİ OLAYLAR TÜRKİYE'NİN BAŞINDAKİ ÇORAPLAR, BİR YERDEN GÖTÜRÜLENLER, BİR YERE KONANLAR TÜRKİYE'DEN KAYBOLANLAR VE ÇALINANLAR GÜNDEMDE HAKETTİĞİ VE BU MİLLETİ AYDINLATACAK YERİ BULAMAZKEN FUTBOL MAÇLARI HER HAFTA SONU SAATLERCE TARTIŞILIYOR SİZCE BU NEDİR? TEK BİR MAÇ TÜRKİYEDE OLAY YARATIYOR AMA BİZE YAPILAN HAKSIZLIKLAR NEDEN GÜNDEME GELMİYOR. BUNDA BİZİMDE SUÇUMUZ VAR ÇOK TEPKİSİZ KALDIK ÇOK. BEN DEDİM YA LİSEDEYDİM VE HALA ÇOÇUKTUM, ÇOK GEÇ KALDIK AMA LÜTFEN ÖNÜMÜZDEKİ MAÇLARA BAKALIM
Uyan, düşlerimizi birleştirmek ve belki son defa güzel bir sahil yürüyüşüne çıkabilmek için benimle. Etrafımızda dünyanın çaldığı müzik ve çizdiği sanat tabloları buluşmuşken uyan düşler ülkesinin içine. Rengârenk, tüm notaların eşliğinde…
Çamurda banyo yapmanın zamanı çoktan geçmedi mi? Ellerinle kendini boğmaktan ve kuyu kazıp içine düşmekten bunalmadın mı? Krallığının senin için akan gözyaşları olmayacak ve cennetinin belediye otobüsü hiçbir zaman gelmeyecek. Arkadaşlarının hepsi seni kullanıyorlarken, yediğin her zehirli kazık seni biraz daha incitirken, hissettirmeden ve söylediğin her yalan başkası tarafından içine işlenmişken uyan. Kendin olduğun ilk saniye cennetine kulaç atacaksın. Dionysos’un masasında ve Apollon’un gölgesinde…
Bir adam düşünün. Kapısında yatacak kadar çok seviyor kızı. Onun tek bir gülüşü için hergün km lerce yol geliyor. Ondan ayrıyken sürekli arıyor, özlüyor... Her akşam iş çıkışı tam gaz, kızı görebilmek için geliyor. Bazen hiç konuşmadan sadece izliyor, gözlerini başka yöne çevirmiyor onunla olduğu hiç bir dakikayı başka şeylerle harcamak istemiyor. Artık sevgisini de ispat ediyor. Ve güzel bir ilişkinin, sağlam temelleri atılıyor.
Aynı evde yaşamaya, hayatı paylaşmaya başlıyorlar. Ama birşeyler eskisinden çok farklılaşıyor. İşe gitmeden beş dakika yüzünü görebilmek için kapısında sabahladığı kızın, artık bir tek yemek masasında yüzüne bakıyor. O da tam karşısında oturduğu için. Bir gün birlikte uyuyabilmek için deli gibi uğraşan adam, artık tek başına gidip yatağına giriyor. Saatlerce susmadan sohbet ederlerken, şimdi hiç birşey konuşamıyorlar...
Ve kız anlıyor... Az olan değerli her zaman.


Kedimin tüyleri çok başka. Bazen geceleri onu da alıyorum yatarken. Rahatlatıcı tüyleri var kedimin. Dokunduğunuz zaman bütün negatifliğinizi alacakmış gibi. Ben dokununca sinirliysem rahatlıyor beni benim cefakar kediciğim.


Dayımlar bir üst katımızda oturuyordu. İlk defa görüyordum üst kata taşındıklarını. Evlerine gittim. Yengemle kavga ediyorlardı, neden olduğunu anlamadım. Üzüldüm. Mutfakta oturuyordum. Onları rahatsız etmek istemedim. Patırtı gürültünün arasına girmem hoş olmazdı. Dayım mutfağa geldi. Yüzüme bile bakmadı. Sinirliydi çok. Büyük bir hırsla açtı çekmeceyi, çatal bıçak şangırdadı hızla açılınca çekmece. İçinde bir tane ekmek bıçağı var. Aldı... Hızlı adımlarla mutfaktan çıkıyordu ki, bana döndü "git" dedi. Çok korkmuştum. Hemen indim alt katta ki evimize. Annemle korkmuştuk. Dayımla yengemin sesi kesilmişti. Çıt bile duyulmuyordu. Bir ara aşağıya birinin indiğini duydum ama korktum, bakamadım. Annemle korkmuştuk. Annem de duymuş kavgalarını. Çok garip bir sessizlik vardı apartmanda. Herşey susmuştu bir anda. Kapının arkasına oturduk annemle. Neler olduğunu anlamıştık ama sesimizi çıkarmıyorduk. Sanki ikimizde dilimizi yutmuştuk. Ben konuşamıyordum annemin beni dalgınlığımdan uyandırmak için attığı tokatlara rağmen. Şok geçiriyordum. Bir süre kapının arkasına sinmiş bir vaziyette sessizliği dinledikten sonra apartmanda çok hafif "pıt pıt" diye sesler duyduk. Annem cesaret edip kapıyı biraz aralamıştı. Kafamı uzattım baktım. Yukardan bizim kata doğru dönerek inen merdivende iki küçük ayak görebildim. Titriyordu. Sadece bakıyordum, hiçbir şey yapamıyordum. Dilimi yutmuş gibiydim, heryerim kaskatı kesilmişti. Minik ayaklar üç basamak daha inince kabarıp inen göğsünü gördüm. Andelinaaaaaa...Yüzüne bakmaya korksam da bir kaç basamak inince kan içindeki yüzü göründü. Bizi görünce ağlamaya başladı, elinde kanlı bir bıçak vardı. Ann-nee-an-nem yere- yer- de ya-ya-tı-yor" Biçağı yere atıp annemin boynuna atladı. Titriyordu her yanı. Hıçkırıyordu.