Şimdiye kadar birçok parti ya damillet vekili çıkıp vaatlerinden bahsetti. Benim için burada önemli olan, olması gereken vaatler yanında benim istediğim vaatler.

vaatlerinizi bekliyorum. dediğim gibi benim oyum tek, benim oyum önemli.
malum aliniz genç parti'nin olgun başkanı cem uzan bey,
"uzan geliyorum" sloganıyla mazotun 1 ytl olacağının müjdesini vermişti iktidar olduğunda da...
internette şenlikli geyikler dönmeye başlamışken birkaç
katkı da benden dedim. sizler de katkılarınızı esirgemeyin tabii ki!
bu bir cüneyt özdemir alintisidir. kendi sitesi; www.deepnot.com
“Yüz kilometre olsa da üşenmem. Telefon edeceğime atlarım arabaya giderim ,söyleyeceğimi söylerim, geri dönerim...” Bu sözleri Hollanda’da uyuşturucu kaçakçılığı yapan bir Türk söylüyordu. Telefonlarının dinlendiğinden yüzde yüz emindi ve teknolojiye teslim olmaktansa babadan kalma yöntemleri tercih ediyordu.
Geçtiğimiz günlerde Murat BİRSEL köşesinde internetteki ilginç bir uygulamadan söz ediyordu. Yeni bir web sitesi açılmış adı “gotomypc” yani siz dünyanın herhangi bir yerindeyken bu program sayesinde kendi bilgisayarınızı önünüzde açabaliyorsunuz. Yeter ki şifreyi bilin.
Ne kadar medeni bir gelişme değil mi ?
Peki şimdi aynı programı sizin şifrelerinizi bilen bir başkasının kullandığını düşünün. Bilgiyasarınız birilerinin önünde açılıvermiş...
Ne kadar korkutucu değil mi...
Bilgisayarınız birilerinin önünde açık. Mailleriniz, yazılarınız, yazışmalarınız...
Bugün istihbarat örgütlerinin ünlü hackerlarla anlaştıklarını söylesem sanırım bu da artık sürpriz olmaz. Hackerları ‘tespit’ eden istihbaratçılar bir şekilde ‘ikna ‘ ediyorlar. Çok uzakta da değil. Türkiye’de mesela...
Durun size bir dipnot daha vereyim. Geçtiğimiz günlerde iş bankasının internet bankacılığında şifreleme sisteminde bir değişiklik yapıldı. Eminim pek çok kişi dikkat bile etmedi. İnternet bankacılığını kullanırken kendi hesabınıza ulaşmanız için sistem tarafından istenilen pek çok bilgiyi klavyeden yazıyorsunuz. Ama şifreyi mause yardımı ile yazmanız gerekiyor. Merak edip NEDEN? diye sordum. Bana hacker’ların kimi şifreleri klavyeden ,hard diske gidene kadar çalıp bir bankada pek çok hesabı boşalttıklarını bu yüzden yeni bir şifreleme yöntemine gidildiğini anlattılar. Ben ise bunları dinlerken banka hesapları kadar başka pek çok şifrenin de ne kadar kolay ele geçebileceğini düşünüp endişeleniyordum.
Bilmem bu durumlar sizi de endişelendiriyor mu ?
Şu anda çeşitle server’lar ile internete bağlanıyorsunuz. Benim bildiğim kadarı ile güvenliğiniz açısından tamamen o server sahibinin insafına ve etik değerlerine terk edilmiş durumdasınız. Yasal hiçbir güvenceniz yok. Hatta bana gelen ilginç duyumlar da var. Mesela kimi server sahiplerine açık açık sistemlerinde kimi istihbarat birimleri için bir kapı açılması teklif edilmiş. Ne mi olmuş?
Sizce ne olmuşsa o olmuş...
Tabi bu arada bazı şirketlerin IT servislerinin de mailleriniz direk okuyup,kimi şirket yöneticilerine okutabildiğini belirtmeye gerek bile yok sanırım.
...
İsterseniz daha fazla teknik detaylara dalmadan istihbarat dünyasına geri dönelim. “Bugün işkencenin azalmasında elbette teknolojinin büyük önemi var. Neden işkence yaparsınız. Bilgi almak için. Ama ben zaten bilgiyi başka yöntemlerle toplamışsam , neden işkence yapayım...” Modern teknoloji gördüğünüz gibi kimi durumlarda bir insanlık suçunun da önüne geçiyor. Yukarıdaki sözler de bir başka istihbaratçının ağzından çıktı.
İstihbarat dünyasında önemli bir söz vardır. “Bir terör örgütünde militanı yakalarsan ,bir militan yakalamış olursun. Kurye’yi yakalarsan örgütü yakalarsın. Çünkü militan yalnızca kendisi ile ilişki kurulacağı zaman kurulan kişidir. Oysa kurye tüm militanları bilir...”
Yani siz bir kurye’yi aldığı uçak biletini takip ederek, kredi kartı kullanıyorsa kullanımını, cep telefon kayıtlarını takip ederek ve elbette gizli teknolojik cihazlarla izleyerek işkenceye tabi tutmadan da deşifre edebilirsiniz.
Hatta bırakın Kurye’yi bir cinayeti bile...
Topal cinayetini hatırlayalım isterseniz bu vesile ile. Belki unutmuşsunuzdur. Topal cinayetini ve Susurluk skandalını da ortaya çıkartan perdenin arkasında görülmeyen kahramanlar istihbaratçılar olmuştu. Onlar telefon kayıtlarını takip ettiler ve kimin kiminle ne zaman konuştuğunu tespit ettiler. İş daha sonra diğer polislere düştü.
Bırakın böylesine büyük olayları basit kimi cinayetlerde bile istihbaratçılara önemli işler düşebiliyor.
Belki siz farkında değilsiniz ama her yıl BİLİŞİM fuarını gezenler arasında Ankara’dan gelen istihbaratçılarda bulunuyor. Yazılım dünyasındaki gelişmeleri yakından takip ediyorlar. Sizin güncel hayatınızı kolaylaştıracak herhangi bir gelişmeye ya da yazılıma onlar bambaşka bir gözle bakıyorlar.
Yukarıda anlattığım örneklerde olduğu gibi , sizin için pratik hayatınızı kolaylaştıracak herhangi bir gelişmeyi onlar bambaşka bir açıdan bakıp değerlendiriyorlar.
Ve bana güvenebilirsiniz. Tekolojinin nimetlerini bir adım önünüzden takip ediyorlar.
O yüzden AMAN DİKKAT!!!