Henüz 10 yaşlarında, ilkokul 5. sınıf öğrencisiydim. İki odalı, dedemden kalma, ahşap merdivenli bir evimiz vardı. Tuvalet ve banyosu dışarıdaydı. Bir de çardağı vardı. Yazın, yaşadığımız yer olan Alanya; bilirsiniz aşırı sıcak olur. Ama çardakta oturması, hoş sohbetleri, akşamları serin serin uyuması güzel olurdu. Evimizin akarsuyu yoktu. Duş kelimesinin anlamını, yatılı okula gidince öğrenmiştim. Evimize yakınlarda bir çeşme vardı. Ablamlar ve kardeşimle oradan bidonlarla su taşırdık evimize. Yemekte, içmekte ve temizlikte kullanırdık bu suyu. Çamaşırlar dere kenarına kurulan sıcak su kazanlarında ve taşların üzerlerinde yıkanırdı. Kül ile beyaz çamaşırlar kaynatılır hem bembeyaz olur hem de yumuşacık bir hal alırdı. Yemeklerimiz odun ateşinde, etrafı balçıkla sıvanmış siyah tencerelerde pişerdi. Ocak mı? O da ne? Anneme sorsanız böyle bir cevap verir ya da ateş yaktığı yeri gösterirdi.
Susuz bir hayatı düşünmek bile dehşete düşürür insanı değil mi?
Ama etrafınıza bakın bir kere....Neredeyse herkes arabasını, halısını veya başka bir eşyayı yıkamak için tonlarca suyu akıtyor acımasızca.
Su herşeydir.İmaj hiçbirşey..
Su
hızla azalırken öyle kapının önünde halı, araba, paspas vb. yıkamak doğaya ve insanlara ihanettir bence.
Suyun insan yaşamındaki rolü her fırsatta okullarda, camilerde, konferanslarda üstüne basa basa anlatılmalı.
Hatta zaman zaman 3-4 saatlik kesintiler önceden haber verilerek yapılmalı. Korkarım biz suyu akıllıca kullanmasını başka türlü öğrenemeyeceğz toplum olarak.
Bilindiği üzere 2 aydır Türkiye'nin Ankara'sından Edirne'sine devam eden susuzluk hepimizi olumsuz etkilemiş durumda.Bu durumdan kurtulmak için yağmur duaları , mevsim değişikliği yaratmak için yapılması düşünülen ( Bir Profesörün geçenlerde yaptığı açıklamada suni yağmur yağdırma olayından bahsetmesi) farklı uygulamalar vb. çözüm önerileri arasında olabilir.
Olayın aslında (madalyonun ters yüzü) diğer tarafından bakarsak susuzuğun çok nedeni var:Örneğin fosil yakıtların çoğalması nedeniyle Dünya üzerinde meydana gelen mevsim değişiklikleri ( Yağmurun hiç yağmaması veya buzulların hızla erimeye başlaması gibi..),insanların suyu düşüncesizce kullanması ve bir yığın sebep....
Su tasarruflu kullanılırsa sorun bir nebze olsun çözülür.Ancak gelecek nesillerin çok iyi eğitilmesi gerekir bu konularda. Bence EKOLOJİ İlköğretim okulları 1. sınıfından itibaren ders olarak okutulmalı ve içeriğinde çevre koruma ( Doğanın korunması,suyun tasarruflu kullanıması,tüm canlıların yaşamlarını koruması için yardım edilmesi gerekliliği )uygulamalı olarak anlatılmalıdır.
Okullar geç açılsınmış!!!!!Yok yaaaaaaaaaaa.
Keyfimiz kaçtı okullar tatil olsun........
Kar yağdı (20 cm ) okullar kapansın....
Aman küresel ısınma var 30 Haziran'da okllar tatil edilsin..
Ve en sn bomba: Su yok Ankara'da okullar 1 ay geç açılsımış.... mış ki ne mış....
Bence öncedn alınabilecek bazi tedbirlerle su sorunu aşılabilirdi.
Tabi yöneticiler kadar bilemeyiz!En iyi onlar bilir.
Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, şu ana kadar Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden resmi bir başvuru gelmediğini, geldiğinde anında değerlendirilecğini bildirdiler. Yetkililer, bu konu ile ilgili tüm önerilerin dikkate alınacağını bildirdiler.
Evet umarız yetkililer ( her kim yetkili ise ) bir an önce susuzluğa çare olacak projeleri ( zaten bu projeler var uygulaması yok ) bir an önce hayata geçirirler... Bir an önce !