Enrico MACİAS
Etnik müziğe İspanya'dan katılan muhteşem yorumcu, besteci ve söz yazarı Enrico Cezayir, Constantine şehrinde 1938 yılının 11 Aralık günü doğmuştur.
Yahudi kökenli ve Fransız dostumuzun Türk müziğinin tarzına uyan bir müzik anlayışı vardır.
Her müziğinde bir Türk ezgisi, her müziğinde kanımızı kaynatan bir oynaklık var. Türk insanının da istediği bu değil miydi?
Enrico yazdığı şarkıları elbet Fransızca okumuştur ama inanın bir kaç kez dinlemeniz ile müziğin evrenselliği kanınıza işleyecek.Sözler önemsiz aslolan müziktir diyeceksiniz.



Geçtiğimiz günlerde, New York Ellis Adası Müzesi’nde, Visas For Life adlı serginin açılışında düzenlenen Yahudi Soykırımını Anma etkinliğinde bir Türk diplomatın da anıldığını biliyor muydunuz (diye sorsam çok mu ukalalık yapmış olurum)?

Selahattin Ülkümen, Dışişleri Bakanlığı’nda göreve başladıktan sonra Roma, Bern, Tahran, Beyrut Büyükelçilikleri’nde çalışmış, II. Dünya Savaşı sırasında Rodos’ta başkonsolosluk yapmış bir diplomat. 1944 yılı, kurtardığı 42 kişi için hayata devam, eşi içinse hayata veda yılı olmuş.
Nasreddin hoca, Fethullah hocanın şanını duymuştur.
Nabzını yoklamak için,
kendisini birlikte yolculuğa çıkmaya ikna etmiştir.
Birlikte yollara düşerler.
Dere tepe, dağ taş aşarlar.
Nasreddin hoca, Fethullah'ın yüzünün hiç gülmediğini
farketmiştir. Kendisini neşelendirmeye çalışır.
Eskiden yaşadığı bazı olayları anlatır.
"Parası olan düdüğü çalar!" diye biten hikayeyi anlattıktan
sonra, Fethullah'ın ağlamaya başladığını görür.
Niye ağadığını sorar.
Fethullah da:
"O çocukcağızlara acıdım. Paraları yoktu belki de düdük alacak."
diye cevap verdi.
Nasreddin hoca bir şey demedi ve yola devam ettiler.