
Herkes soykırımın son kalesi olarak Auschwitz’i (yazılışı beni öldürecek, çok zor) bilir. Oysa ondan 3 km ileride kurulmuş olan başka bir kamp vardır. Bu kamp Auschwitz’den daha büyük ve sadece ölüm kampı olarak kullanıldı. Tren rayları burada son buluyordu ve ismi Birkenau’ydu. Son soykırım kalesi. Bundan 3 ay önce Polonya’ya gittim ve son kaleyi gördüm. Yani hem biraz keşiflik, biraz gezilik bir yazı olacak. Şimdiden duyurayım, sonra ne iş demeyin.
Sizce İsrail savaşı göründüğü gibi sıcak bir savaşmıydı? Yoksa bilinmeyen gerçekleri ardına gizleyen uzun ve soğuk bir savaş sürecinde emperyalizmin küçük ve basit bir hamlesinden ibaretmiydi? Yada kamuoyunun gözünde, sonradan terör eylemlerinde kullanılacak bir örgütü büyütmek –yandaş toplamak- için mi yapılmıştı?
Tüm bu sorular bir kenara bırakılıp olay objektif çerçevede incelenirse, aslında kenara bırakılan bu soruların hepsine verilecek cevap “evet” olurdu.
Öncelikle bahsedilen terör örgütünü incelemeye alalım; Hizbullah, diğerleri (el-kaide) gibi emperyalizmin piyonu olmaktan ileri gidememiş, örgüt militanlarının beyinlerini yıkamış ve onlara dini bir amaç adı altında görevler vermiştir. Ayrıca bütün bunları “islami terör örgütü” adıyla yapmış ve kuşkusuz islamiyetin adaletine leke sürmüştür. Ancak son zamanlarda gündemden düşmüş yani askıya alınmış dolayısıyla gittikçe zayıflıyor görüntüsü vermiştir. İşin aslı tamamen farklıdır. Hizbullah zayıflamamış dahada büyümüştür. Ama kamuoyunun önünde barış gücü Amerika’ya iş çıkartacağı için gizlenerek büyütülmüştür.Bu tip gizli büyüyen örgütlerin kamuoyuna itibar, dolayısıyla yandaş kazanarak çıkması onlar için tek yoldur.Yine bu tip örgütler için büyüme daha fazla üye gerektirir. Aslına bakılırsa bu bir zorunluluktur.