
Piraha'ları ilginç kılan, 2006 senesinde hala avcı-toplayıcı hayatı yaşayıp, ottan çöpten duvarsız evlerde üç beş çubuğun üzerine uyuyup, ateş başında atlayıp zıplamalı ritüeller yapmaları değil. Yani bunların ilginç olmadığını söylemiyorum ancak, bu şekilde yaşayan başka halklar da olduğundan, en azından "çok ilginç" değil diyerek geçebiliriz.

"Tarıma elverişli olmayan yamaçlarda erozyonu önlemek için kat kat teraslama yapılır"
Hepimizin şuncacık kafalarının içinde farklı canlanan bu "teraslama" hadisesi, arada şehirlerarası yolculuklar yapanlarımız, teraslamanın gerçekten yapıldığı bölgelerde yaşayanlarımız ve ansiklopedi karıştıranlarımız hariç hepimiz için çok kısa sürede unutulacak, belki de yıllarca tekrar yüzeye çıkmayacak bir gizem unsuru olmuştu.
Gunkanjima (ya da orijinal adı ile Hashima) ile ilk kez bir arkadaşımın gönderdiği bu link sayesinde tanıştım.

Özetle 1887 yılına kadar Japonya'nın batı kıyısının açıklarında, kendi halinde yerleşimsiz bir resif-ada iken, kömür madenciliğinin gelişmesi ve adanın altında deniz yatağında kömür madenlerinin bulunması ile, hızla bir endüstriyel bölge haline gelmiş Hashima. 1974'e kadar aktif bir maden iken, 1974'te kapatılarak terk edilmiş.