Daha öncede ağladım ben, daha öncede içim acıdı.. etlerim lime, lime ayrıldı kemiklerimden..yaralarımdan kanlı irinler aktı…..ama hayatımın en önemli muamması değildi hiçbiri…bilirdim, acının stajı yapılmadan mutluluk sağlam olmazdı …
oysa buna hazırlıklı değildim ben…bir ömrü gözden çıkarıp inandıklarımın çöküşünü izlerken, karmaşık bir harabiyetten başka hiç birşey hissetmemiştim şimdiye dek..
sonra……..sonrası yok, sonrası derin sessizlik……bir ömrün özeti, birkaç cümleye sığacak kadar yalın ve kısa işte…
geç oldu..…senden öncesini yok saydığım için, yalnız uyuyacağım ilk gece olacak bu…..yastığını yere attım, yatağın tam ortasında sere serpe yatıyorum..ohh be dünya varmış, tek başıma yatmayı özlemişim nice zamandır… istediğim gibi deli yatmayı, kıpır kıpır sağa sola dönmeyi, yataktan aniden fırlamayı, ayaklarımın ucuna basmadan yürümeyi, şakk diye elektrik düğmesini açmayı özlemişim… istediğim saatte yatıp, istediğim saatte uyanmayı, yatağa duş sonrası bornozla yatmayı, balkon kapısı açık halde rüzgarın serinliği ile uyumayı özlemişim..
Ben şimdi gitsem kaç kişi beni ayak izlerimden tanır..kaç kişi izleri takiben yeniden bana ulaşır.
Nasıl bir yalnızlık biçimindeyim böyle..izahı zor .
En az Tanrı kadar yalnızlığım..
Annemin memesine , babamın eline olan bağlılığımı özledim..bir vakit elini tutabildiğim babamın..sonra kaç yiğide uzattım elimi de hiç biri babam gibi sağlam tutmadı.
Kalbim yerinden çıkacak gibi. Neden hala bu atak halinde yazı yazmaya çabalıyorum..kulaklarımda bir gong sesi, o gongu çalacak erkeğin ellerini bağladım..istersem yeniden açarım..isteyeceğimi sanmıyorum.
Yalnızlığıa mahkum olmama ramak kalmıştı. Kılpayı kurtuldum. İster geçici ister kalıcı olsun, yalnızlık kötüdür.Radyoda bir zamanlar birlikteyken dinlediğiniz şarkıyı gözyaşlarıyla bir kadeh votka eşliğinde yalnız dinlemek inanın ki zevkli değildir. Kumanda kavgasında ona kırıldığınız anı hatırlar, gülersiniz. Sonuçta birlikteydik dersiniz. O an kavga etmiş, 10 dakika sonra barışmıştık dersiniz. Göğsüne uzanmıştım..
Acı olsun tatlı olsun birlikte olmanın verdiği tat hiçbirşey de yoktur. Yeni bir kişiyi hayatında istememe bu Polyannacılıkla başlar işte, ve siz ne onsuz olmak istersiniz ne de bir başkasıyla...
Yalnız kalmamanız dileğiyle...
Yarın hiç gelmiyor. Her merhaba diye karşıladığım gün aslında dün yaşayıp bitirdiğim gün. Yarın hiç olmuyor. Aynı şeyleri yaşıyorum her gün, yarın hiç olmuyor. Çünkü yarın ben seninle olacağımı düşünüyorum ve hiçbir yeni doğan güne gözlerin renk katmıyor. Demek ki tanrım… Demek ki yarın hiç olmuyor…
Taze aşklar aradım, taze aşklar yaşadım. Bir çok umutsuz fırtınama liman aradım. Yeni yarınlar yaratmak istedim; belki de bu günü sonlandıra bilecek yeni sesler aradım içimde yankılanacak, ama hepsi içimdeki doldurulmaz boşlukta yok olup gitti. Ama gün bitti, gece bitmiyor. Ve inan sevgili yarın hiç olmuyor.
Yalan söyledim, hem de hepinize…..
…İşyeri merdivenlerini inerken, ilk kez hevesle inmediğimi fark ettim. İnmesem de olurdu. Hatta bugün tam altı da çıkmasam da olurdu. Oyalansam olurdu.. Çıktığım an seninle buluşmayacaktım, buluşamazdım.
Barbaros’tan aşağıya kendimi vurduğumda kendimi bir film karesinde zannettim. Karşıda beni zerre kadar mutlu etmeyen boğaz manzarası..Müzik dinliyor, seni düşünüyor ve ağlıyordum. Gözyaşlarım yanaklarımdan geriye doğru süzülüyordu, boynuma bile akamadan rüzgarın etkisiyle savruluyordu. Ne kadar yavaş yürümeye çalışsam da yokuş aşağı kolay olmuyordu bu. Eve gitmeyi en istemediğim zamanlardan biriydi. Her gördüğüm kedide sen geldin aklıma, şimdi o olsa dayanamaz severdi dedim. Yoktun.
Bugün gerçekten ilk yalnız kaldığım gün oldu ve olacak.
Eve geldiğim an nefesim kesildi, anahtarları düşürdüm, bazı süslü püslü şeyler yerlere saçıldı, toparlamayacaktım ama yine de hiçbir şey kolay kazanılmıyor dedim.
İnan aç bile değilim. Bir şeyler yemem gerektiği için yiyeceğim birazdan. Uyumam gerektiği için uyuyacağım. Sokaktaki gözyaşları dikkat çekmesin diye çok uğraştım.Evdeki ağlama krizini çabuk atlatmaya çalıştım ama evimde kalan eşyalarını gördüğümden kolay olmadı bu .. Uzun bir süre olmayacaksın şimdi sevgilim. Yürütmeye çalışacağız aşkımızı kıtalar arası.. Olacak biliyorum..
Ben yalan söyledim, hem de hepinize..
Yalnızlıkla ilgili bir sürü yazı yazdım bundan önce, attım tuttum, yaşamışım gibi anlattım. O yalnızlık değilmiş. Bir başına kalmak buymuş. Yalnızlık, derdini ve mutluluğunu, istediğin an telefon açıp ta sevdiğine anlatamamakmış. Yalnızlık sahte olduğu zaman süslü cümlelerle sayfalarca yazdıran, gerçek olduğunda anca bu kadar cümleyi bir araya getirebildiğiniz durummuş..Dolayısıyla size yalan söylemişim…
Özür dilerim..
Hazıladığım projeden uzun uzun bahsederken, senin kadar sosyalini görmedim, dedi. ve birden üzerimdeki örtüyü çekip aldı sanki bu söz.. çırılçıplak yalnız kaldım birden. sanki hızla bitmeyen bir boşluğa düştüm. nasıl olduysa bir cümleyle yıllardır kaçtığım yalnızlığımla yüzleştirdi beni.
kabul edemedim. dosyaları toplayıp apar topar çıktım oradan. gözyaşlarım sel gibiydi. asansörde deli gibi, hıçkıra hıçkıra ağladım.caddede hızla yürüyor, ayaklarım birbirine çarpıyordu ve yanaklarımdan süzülen yaşları silmeye yetişemiyordum.... evet ben yalnızdım, hem de çok yalnız. yıllardır kendime ördüğüm ince koza bir sözle yarılmış içinden yalnızlığım çıkmıştı. yakalanmıştım.
Liseye başladıktan bir sene sonra evimizi değiştirdik. Karşı komşumuz şansımızdan olsa gerek çok iyi ve dünya tatlısı bir amcaydı. Haliyle tontondu.

Bu aralar devamlı aynı şeyi düşünüyorum. Ben ne kadar yalniz bir insanım ya. Eskiden gayet güzel gezerdim dolaşırdım arkadaşlarım vardı. Şimdi değişen ne oldu peki ? 1senedir çalışıorum ve tatil günlerimde devamlı evde oturuyorum. Arkadaşlarım hafta içi iş çıkış saatlerine yakın arayıp " bu akşam buluşalım " diyolar ama ben cüzdana baktıgım zaman onlara hayır diyorum. sonra beni hayırsızlıkla suçluyorlar. Peki onlar neden beni benim evimde görmek istemiyorlar ki. haftasonlar mesela. gelsinler kardeşim otursunlar bende. çay kahve içelim sohbet edelim. amaç brilikte olmak değilmi zaten. ha benim evimde ha cafe de. ama yok. onlar hafta sonlarını daha önemli insanlara ayırmak istiyorlar çünkü.
ne kadar kötü bişeymiş insanın dostunun olmaması. anlatmak istediklerini bu sefer her önüne gelene anlatıyosun. yok ki çünkü paylaşacagın özel bi insan. bu sefer de ne oluyo senin bütün sırlarını herkes biliyo. eğer benim bi dostum olsaydı ben onun fikirlerine önem vereceğim için onun söylediklerini yapacaktım. şimdi her önüme gelene her şeyi anlatıyorum sonra da onlardan yorum bekliyorum. bakıyorum bunun söylediği güzel yok bununki kötü.
bide geçen gün dedim ki kendi kendime dostum olduklarını zanneden kişilere açık açık düşündüklerimi söyleyeyim. Allahııım. bana ne dediler? ayyy parayı mı sorun ediyosun. aşkolsun aramızda paranın lafı mı olur.
madem bizim aramızda paranın lafı olmayacak kadar biz yakın dostuz o zaman neden beni 3 haftada 1 arıyosun.
yok yok ben en doğrusunu yaptım. haytaımdan hepsini çıkarttım.
ama üzülüyorum hemde çok üzülüyorum. 24 yaşındayım ve yalnızım. kendimi beğendiğimden falan değil ama güzelim de.
hayatın tadına varmak istiyorum ama para yok arkadaş yok sevgili yok.
hakkaten delirmek üzereyim yani.
annemle arkadaşlık yapıyorum. aslında tek dost annelerdir ya. kayıtsız şartsız tek dost.
ama hayatımın neden bu şekilde ilerlediğini de anlamış değilim.
bi anda hem param hem sevgilim hemde arkadaşlarım beni terketti.
bu bir sınav herhalde değil mi? Yüce Allahım beni sınıyor. bende bunun altından başarıyla kalkmalıyım ki güzel günler beni beklesin. böyle olsun nolur.
yoksa yalnızlıktan deliricem ben :(