Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan sinepil.org'da: "Hancock (eleştiri)"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

yanlış hakkındaki yazılar:

Her zamanki gibi fabrikadan geç çıkmıştı. O, kimsenin olmadığı boş yolları tercih ederdi.
Aynasını düzeltti, gözleri ıslaktı. Gün içinde dudağında çıkan uçuk, tüm yüzüne yayılacakmış gibi duruyor, inanılmaz bir acı veriyordu ona.. Öğlen yemeğinde midesi allak bullak olmuş, yediği herşeyi çıkarmıştı. Sadece kızarmış bir dilim ekmek, tulum peyniri ve tereyağı İstiyordu canı..

Fabrika ortaklarından biriyle fena atışmış, ''verin hakkımı, gideyim ben'' dememek için kendini zor tutmuştu ..
Tekrar aynaya baktı burun deliklerini oynattıktan sonra yola koyuldu. Aklına bir an, 4 ay önce komşularına emanet ederek döndüğü kedileri Marilyn ve Monroe geldi. Marilyn, sahibi gibi insan olmaya çalışan bir kediydi,
Hatta birkaç kez insan sesi çıkardığına şahit olmuştu..Onları özlediğini hissetti..

26 ahkam var
\
Kadınlar hakkında bilip bilmeden ahkâm kesene sinir olurum. Kadınlar şöyledir, şunu çok severler, kadına şöyle denmez muhakkak karşılığında böyle der...gibi!

Aynı şekilde beyefendiler hakkında da kadınların bazı tespitleri yapıp, neredeyse atasözü haline de getirip nesilden nesile aktarmalarına yani evlatlarına bu kalıplaştırdıkları cümleleri öğretmelerine de sinir oluyorum...Beyefendiler hakkında da bazı ön yargılara varmak ayıp, hoş değil. Bununla ilgili de güzel bir araştırma yapılmış iyi de olmuş...Kırılmak istenen kalıp cümleler şöyle;

173 ahkam var

-Beni, aldatıyorsun sürekli..
-Seçim senin..
-Ne demek bu?
-Yani, şu demek, karnındaki çocuğu doğur, git nereye gidersen, o benim..
-Sen, ne biçim bir adamsın..
-Bak kızım, bu bolluğu şanı şöhreti bulabileceğin başka bir yer varsa hemen git..
-Gideceğim tabii ki, ailem şimdilik bu durumu bilmiyor, bana zaman ver biraz, kendimi toparlamam lazım..Üstelik beni bu kadar üzmen doğru değil, bebeğimizin sağlığı için, o ikimizin de çocuğu ..Sonra hemen boşanırız.
-Tamam, bu süre içinde, ne koparsam kar dır zihniyetine girme, sakın..
-Sen, beni bu kadar karaktersiz mi sanıyorsun, nafaka bile istemiyorum, yeter ki uzak ol benden..
-Burnunu kırmak istiyorum, bana, her zaman emin bakan gözlerini sevmiyorum, kendine olan sonsuz güvenin beni güçsüzleştiriyor, dedi kötü adam..

12 ahkam var

Saçlarından da kırık hayatında elini kesmeyen tek bir tercihin kalmamış. Öykündüğünün ne olduğunu bilmediğin gibi serzenişte bulunmanın da kanlı çözümlerden başka hiçbir şey getirmediğini görüyorsun. Acı, çok acı.

Elmalarla armutların toplanamayacağı yönündeki ilkokul öğretisinin sağlaması gibi sanki, iki yanlış insandan bir doğru ilişkinin doğmayışı; başka başka yarımlardan tek bir tamın çıkmayacağı ortada. Acı, çok acı.

Abaküste yanlışlarını sayıyorsun her gece. Bir sınav sistemindekinden ne kadar da öte oysa gerçek hayattaki hesap; 4 yanlış değil bir doğruyu götüren, sensin, ta kendin. Getir(e)medikten sonra götür(ebil)eceğin bir doğrun bile yok üstelik. Biliyorsun da sonraki eyleme hazırlıksızsın. Sanmaz oluyorsun, eminsin artık, şaşalı bir korkak, yalandan bir cengâversin. Acı, çok acı.

6 ahkam var

Kalıplaşmış hayatın ortasında geçmiş yaşamların kıyısında bulunuyorum. Geçmişimin batısında geleceğin doğusundayım istemeden. Yaşam ile ölüm çizgisi üzerinde gelecek ile geçmiş kavramlarının henüz olmadığı bir zaman dilimi burası. Ne yakın geçmiş ne de yakın gelecek var anlatımlarda. Hiç denilen basit bir nesne tanımı ile şey dediğimiz anlatım bozukluğu gibiyim. İstemeden gelişmiş olaylar dizisi var bende ve de hiçbir zaman yaşamak istemeyeceğim hikayelerim var elimde üçüncü bir kişi olarak…
Varsayılan bir kavram aslında herkesin bildiği gördüğü ama bir türlü çözmeye yanaşmadığı bir kavram. Hatalarım sorgularım var. Yanlışlarım üzerinde oynanmış küçük kalem darbeleri. Her üç yanlışım bir doğrumu götürmüş bu tekdüze hayatta. Bir insan var yakınlarımda konuştuğum ama anlatamadığım derdimi. Bir insan topluluğu var karşımda beni anlarken benim onları bıraktığım. Bir aile var uzakta soyut ve somut her şeyim ile beni bekleyen ve bir ben varım asla ne kendimi ne karşıdaki insanları anlayamayan…
Kendimi anlamadan insanları anlamaya çalıştım her defasında ve başarısız oldum. Anlamadan sevmeye kalktım yine yarı yolda kaldım. Her bir başarısızlık ilerisi için bir başarıdır deseler de benim her başarısızlığım ilerisi için hep sorun oldu. Ve bir gün tamam dedim anlamak için kendimi verdim. Bu sefer de anlayacak insan kalmadı çevremde. Artık günlük yaşıyorum hayatı. Bakıyorum gün sonunda eğer hala gözlerim açık ve başımı koyabildiysem yastığıma ve benim için yanan varsa bir sigara gerisi yalan olmalı…
Ve yine sabah kalktığımda değilsem başka bir mekanda bugünün zorlu sınavı başladı diyorum kendime gülerek… Aynaya gidip bakmıyorum. Elimi yüzümü yıkarken söylenmiyorum. Hayata artık gülemiyorum… Zorlanıyorum çünkü gülebileceğim bir durum kalmadı diyorum.
Yaşananlar yaşanacakların teminatı olmamalı gelecek geçmişin gölgesinde kurulmamalı… Sen de kendin için hep iyi olanı yapmalısın;
“Yalnız olduğunu unutmadan yaşamalısın…”

6 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu