Geçenlerde toplu olarak arkadaşlarımızla gezmeye çıkmıştık dönerken dolmuşta şu zamanların en meşhur programı olan (biraz reklam olacak ama) "Var Mısın Yok musun?" da yarışmacı olan 3'üzlerden birini gördük. Tabi ilk defa ünlü görmüşüz (ona da ünlü denilirse) bununda tadını çıkarmak lazım. Bizimkiler başladı garip garip soralar yöneltmeye yazık adamcağız neye uğradığını şaşırdı. Ama arkadaşlarım bir dakika olsun durmadan saçmalamaya devam etti. Arada ben de soru sordum ama onca gürültü içerisinde benim sorularım gümbürtüye gitti. Aklımda kalanlara göre "Paranızı aldınız mı?" sorusunza karşılık "Hayır 6 ay sonra alacağız" demişti. Ben bu kadar çabuk olmasa da yine de bundan daha kısa sürede paralarını alırlar diyordum. Demekki adam parasını alamadığı için dolmuşlarla geziniyor. Bir de "Nursel abla gerçekten güzel mi?" diye sorulmuştu o da "Hayır " demişti bizde tipi değil heralde şeklinde yorumladık. Elindeki sağlık karnesi de gözlerden kaçamdı. Var mısın Yok musundan sonra hasta olduğunu düşünüyoruz. Adamın kafasında güneş gözlüğü olmasına rağmen elindeki sağık karnesini gözüne güneş gelmemesi için siper etmesine de şaşırdık. demekki Var mısın Yok musun programı böyle şaşırtıyor insanı. Öyle düşünüyorumki adam dolmuşa bindiğinde ilk defa böyle bir tepkiyle karşılaşmıştır. Neyse bu da bize eğlenceli bir anı olarak kaldı.

cep telefonunu çoğunlukla kısa mesaj almak-yollamak için kullanan insanlar iyi bilirler ki bir süre sonra parmaklar kendiliğinden hareket eder. hatta öyle ki arkadaş grupları kendi aralarında "en hızlı mesajı kim yazacak yarışması" düzenler. büyük bir sükse kazanır en hızlı mesaj yazan kişi.
yine türk telefon kullanıcıları iyi bilirler ki cep telefonlarında türkçe karakterler yoktur, özellikle "sıkıcı", "sıkıldım", "sıkılıyorum" yazmak tam bir kabusa dönüşür. insan kendine gelen "cok sikici bir gun, can sikintisindan olmek uzereyim, disari cikalim mi" mesajlarına gülse mi ağlasa mı bilemez.
Dönem dönem televizyonda yeni yarışma türleri çıkıyor. Bunlar oldukça geniş bir izleyici kitlesi
ediniyor.
Şu anda en rağbet görenleri ise
"Var mısın yok musun" ve benzerleri.
Bu yarışmalarda, çoğu insanın on yıl çalışarak
elde edemeyeceği para ödülleri kazanma
şansınız oluyor.
Bu tür tv yarışmalarına pek ilgi duymadım.
Ama, söz konusu yarışmada bir başkalık sezdim.
Duygu yoğunluğu!
Yarışmacı ve diğer konukların yüz ifadelerinde,
mimiklerinde, konuşmalarında ve davranışlarındaki duygu yoğunluğu.
Türk spor tarihi çalışmalarında, eski tarihli Türkçe kitap ve dergilerden yeteri kadar yararlanılmaması nedeniyle eksiklikler görülmekte olduğunu gözleyen Sevengül Sönmez bu dergileri tanıtan kısa bir yazı hazırlamış ve kısaca özetlediğim şu detaylara değinmiştir:
Size bir gerçeği itiraf edeyim: İnovasyon yenilik demek değildir.
Ülkemizin ilerlemesini istemeyen kötü güçlerin, sadece 'innovation' kelimesini 'yenilik' olarak türkçeye çevirmesi, yurdum insanlarının kavramla tanışmasını 3 yıl geciktirmiş.
İnovasyon konusunda doğru bilgileri öğrenmek için sanırım gözümüzü yurtdışına çevirmek gerekiyor. Türkçe içerik arayanlara aşağıdaki linkler başlangıç için faydalı olabilir:
www.focusinnovation.net
www.irc-anatolia.org.tr