sertab erener ilk çıktığından beri her şarkısını hayranlıkla dinlediğim ayrıca karizmasına da hayran olduğum bir sanatçı..google'da fan klüplerini araştırırken "en iyi sertab albümü" anketine rastladım, size de sormak istedim. gözüm kapalı "lal"e bastım, gördüm ki benim gibi düşünenler epey varmış, ardından "sertab gibi" geliyor ki o albümü de hakikaten çok iyidir. düşünsenize: incelikler yüzünden, zor kadın, vur yüreğim,.. yara da onda mıydı, emin değilim..yara'nın sözleri küçük iskender'in bu arada. mükemmel bir durum bu. düşünsenize bir şiir yazıyorsunuz, ülkemizin en kaliteli sanatçılarından biri sertab erener, şiirinizi şarkı yapmış veya zuhal olcay... o andan, o günden itibaren ölseniz de gam yemezsiniz herhalde..bir de en çok beğendiğiniz yazar(lar)ı çok merak ediyorum, bu soruyu sanki daha önce de sordum, bunuyorum sanırım..

Ben koynumda hiç yılan beslemedim anne!
Ağlak bir kilise korosunu,
Cuma namazındayken, gizlice kamerama da çekmedim...
Aşkımı başa sardım en fazla,
O da beş kulaç, altıysa namerdim.
Ya da sevgilimi camdan aşağı ittim en fazla!
En çok da kırmızı bayraklı koalayı sevdim.
Arabasının saati 25. saati bilebiliyor diye o da!
Ben hiç kimseden gül almadım anne,
Bahçedeki çocukların topaçlarını ellerinden de almadım.
Aşık olup yaralandım olsa olsa.
Yada bir su tabancasıyla, intihara teşebbüs ettim en fazla!
Adam gözünün ucuyla etrafındakilere baktı, herkes durmuş ona bakıyordu.
-"Ne bakıyorsunuz lan!" dedi.
Karşısında saldırabileceği tek bir hedef olmadığını anlayınca tepki vermekten vazgeçti. Elleri acımaya başlamıştı artık. Şuursuzluğu ile yaptığı hareketin anlamsızlığını farketti ve kullanabileceği bir şeyler bulabilmek için etrafına bakınmaya başladı...
-"Duvarı yıkamazsın." Konuşan bir çocuktu.
-Hata yaptılar, burada olmamam gerekli hata yaptılar...
Adam bu esnada ileride duvara dayalı, dik duran bir kazma gördü koşarak onu almaya gitti. Etrafındakilerin dikkati arttı, acıyan gözlerle ona bakıyorlardı artık.
Herkesin bir yarası var. Kiminin gizli, açık kiminin çok derinlerde. Hayat yada insanlar kanırtıyor kimi vakitler o yaraları. Kanatıyorlar acımasızca. Tuz basıyorlar en yakın bildiklerin yaralarına. Bilmeden, usulca canını yakıyorlar. Yakacaklar…
Zamanın kabuklarına bürünmüş yaraların var. Maziden kalan. Gizli. Acısı artık duyulmayan. Kurumuş bir yara. Kan sızmıyor artık. İzi kalmış ama bir yerlerde. Hiç silinmeyecek o. Seninle birlikte hep var olacak.
Günün birinde bir olay, bir koku belki bir insan o kabuklara bürünmüş yaranı yeniden kanattığında acıyı yeniden yaşayacaksın.Tazeleyeceksin yaşanmışlıkları. Sisli bir geçmişi.
iki kere yanmışız ya çaktırmadan sek sek oynarken
iki tek atıp tek kişilik aşka bahane ararken
ikilik çıkarmasın bu seyyah sevdan
ruhum kana ererken
tek tek söktüğüm yaradır bu düğüm
talan edilmiş bir sözcüğün ızdırabı kalbimden sızarken
ikilesin şimdi bu kırık, daima yutkunduğum ölüm
bana sormazsanız sormayın!
işte orda, ortada sıçan lök gibi hüzün!
Aslında Karadeniz'de veya başka herhangi bir denizde kıyılarda sıkça rastlar hatta elimize alır incelerdik.Oysa Ege ve Akdeniz kıyılarında zehirli deniz analarına rastlandığını geçenlerde bir arkadaşımdan duydum.Hatta ayağına sürülmüş ayağı mosmor olmuştu.Eşi de eliyle ovalamış acı daha çok yayılmış,eşinin eline bile aynı acı geçmiş.Ben de araştırdım gerçekten Akdeniz ve Ege denizinde bu zehirli deniz analarına rastlamak mümkünmüş.

Bu videoda uzun süre uyuşturucu kullanmış olan insanların,sonradan görüntülerinin ne kadar değiştiği gösterilmekte.Dikkatimi çeken nokta da, ikinci resimlerde kişilerin yüzlerinde meydana gelmiş olan yara izleri.Acaba uyuşturucu vücutta yaralara da mı sebep oluyor??
