Kusura bakmayin begenmiyorum sizi ve kusura bakmayin daha iyi olabileceginizi dusunuyorum. Emek vermediginizi yasama ve daha iyisini hak etmediginizi de. Talihin size iyi davrandigini, "kisisel menkibe"lerinizi takip etmediginizi. yapabileceklerinizin yarisini dahi yapmadiginizi dusunuyorum.
Okumadiginizi, okuyanlari sevmediginizi, dinlemediginizi, anlatmaktansa bikmadiginizi...
Ukala ve hatta daha ilerisi oldugumu dusundugunuzu de biliyorum; ama bunu dusunmek icin bile ugrasmadiginizi da biliyorum.
Hazir paket fikirleri kullandiginizi, bu paketleri acip kullanma kilavuzunu bile okumadiginizi da biliyorum.

Kaç bahar, kaç kış geçti üstünden, bilmiyorum……….. bana demiştin ki: biliyor musun yavrum, insan ölürken bir en sevdiğinin yüzünü, iki anasının yüzünü, üç en sevdigi şehrin yüzünü görürmüş, onların içinden çıkarmış sanki ruhu. Gidiyorum buradan, sizi gittiğim yerde bekleyeceğim….dermiş….. Doğru mu bilmem!! Niye böyle denmiştir, onu da bilmem!… Sevgiliden ve yaşamdan ayrılmak zor sanılıyor, belki ondan ya da insan gözüyle yaşama aynı şekilde bakamayacak olmaktan duyulan korkunun aldatıcı kandırması mı desem… Teselli işte.

Aklıma çocukluğumdan beri oynadığım bir oyun geldi… Çocukken kumsalda yürüyüşe çıkınca kumsala derdim ki; „bana bir deniz kabuğu hediye eder misin?.. şimdi yürüyorum…lütfen önüme çık, lütfen önüme çık“… Bulurdum da... Bazıları halen evimizin bahçesindedir… Onlarca, belki yüzlerce kez oynayıp bulduğum kabuklarım vardır… Şimdi aynı oyunu bu dev şehirde oynamak istiyorum….

Kocaman yesil bir arazi görüyorum….dev bir golf sahasi gibi…cok parlak bir isik.Sanki ufuk cizgisi hic yok gibi..sonsuz bir derinlik hissi..
Annem benim elinden tutmus 3 yada 4 yaslarindaki halimle o dev yesil arazide yürütüyor…cok büyük bir huzur ..annem ne kadar güzel gözlerimi alamiyorum …annemi seyretmekten..ve etrafima bakmaktan ayaklarmla sek sek yaparak kosarcasina ve annemin ellerini sikica tutarak yürüyorum…….ne kadar güzel burasi…..sanki gözlerimiz konusuyor.. hic duymadigim tinilar var…cok derin…….cok güzelllllllllllllllllllllllll
Birden vücüdumda sicak birseyin gezdigi hissi geldi…ve düsüyorum…tutun beni düsüyorummmmm
Sesler yakinlasti….bir masaya düstüm cok canim aciyor…göüslerimden garip ikitane metalle bana bir seyler yapiyorlar…ne bu gürültü……??????
-nabiz geldi diye bagiran bir ses ve bir cift mavi göz.
Etrafta dolu doktor ,hemsire…bana ismimi soran mavi gözler…..
Nerdeyim ben ???
Ne oldu??
Yaralanan benmiydim ?cigerlerim yerinden sökülüyor sanki..bacagimda garip bir aci..agizlari maskeli birileri bana dikis atiyor..hislerim geri geldi..beni uyusturun diyorum algiliyorum herseyi….hemen bir iyne yapiyorlar..
Doktor bu arada yanima oturup. azindaki maskeyi indirip, bana olanlari anlatiyor….
-yakininlariniz yoldaymis ceptelinizden haber verildi diyo…
Patlayan sey günesin altinda saatlerce beklemis soda kasasinin yere düsmesiyle siselerin infilaki…insanin aklina gelmesi zor bir kaza…!!!!!!!!
ve infilak eden soda siselerinden ucan kalin bir sise benim bacagimdaki ana damara saplanmis….ben nerdeyse vücudumdaki kanin yarisini kaybetmisim ..vücüt soka girmis…kalp durmus…bana elektro sok yapilmis…göüs kafesim ondan agriyor cigerlerim ondan sökülüyor gibi…….kazaya bakin!!!!!!!
Yahuu !!! bu gün benim yas günüm…kafami ceviriyorum Can hoca , ellerimi tutuyor…
-ah benim vefali kizim bak ..birde arkadasina kan veremedin diye üzüldün.. burdan giderken…..yavrum kan vermis olsaydin seni geri getirmemiz mümkün olmazdi ..bu gün senin ikinci yas günün ...
evet Oyayla benim yasgünümüz benimkisi ikinci.Acaba görecek iyi günlermi var?
Bacagimi dikiyorlar halen parcalanmis damarlarimi.Derken bu sefer hastanede olan oyanin ailesi benim ailem…uufff kaos kimin kime üzüldügü belli degil….belli bir süre sonra beni acil ortamindan cikartip odaya aliyorlar….….gene tüm arkadaslarimiz hastaneye akiyor….komedi gibi…….gercek bir komodi, gibisi fazla…:-)))))))
Herkes Can amcanin dediklerini konusuyor
-zez eger oyaya kan verseymis ,kurtarilamazmis…….yaaaa... iste bazen hayatlarimizda ..elimizden kacan seyler vardir…isler,asklar,firsatlar kacar giderler…üzülürüz..oysa yasam …bazen kurgusunu bizden evvel yapmistir..yahutta kurguyu bizim iyiligimiz gelecegimiz adina coktan isleme almistir….
mutlak yasamda benim yasadigim tarzda seyler basina gelmis bir tomar insan vardir…yada su anda okurken bende böyle garip birsey yasadim diyen….yasam cok kisa…bir okadar muhtesem güzellikte…yasamda gercekten neyi istediginize lütfen karar verin ve uygulamaya almak icin zaman kaybetmeyin.Cünki evden cikarken kapiyi son kapatisimiz olup olmadigini hic birimiz bilmiyoruz.

Vahşi kurtlara düşkünlüğüyle tanınan ve doğal ortamındaki bir kurt sürüsünün içinde 18 ay geçiren bir hayvan araştırmacısının yaşadıkları, belgesel film haline getirildi."Kurtlar Arasında Bir Adam" isimli belgeselde, Ellis'in yemeğinin bir plastik torba içinde, kurtların yediği bir hayvan leşinin içine konduğu gösteriliyor.
Ellis, sürünün içindeyken duygularını bir kenara koyduğunu, çünkü kurtların duyguları olmadığını söyledi.
Sürüden ayrıldığında diğer insanlarla ilişki kurmakta sıkıntı çeken Ellis için "Gerçek bir kurt adam" diyen belgeselin yapımcısı Bernard Walton, "Kimse kurtlara onun kadar yakınlaşamaz" diye konuştu.
