


Sizlere, Antalya ve çevresinin tarihi ve folklorü üzerine yıllarca araştırma yapmış olan yazar Hüseyin Çimrin'in Antalya Tarihi ve Turistik Rehberi adlı esrinden tanıtmak istiyorum. Hüseyin Çimrin, Antalya bölgesinin ve Türkiye'nin Almanya'dan diplomalı ilk profesyonel turist rehberidir. Türkçe ve Almanca birçok kitabı bulunmaktadır. Antalyanın tarihi zenginliklerini, çevresinive gezilip görülecek yerleri anlatan bir kitap.
Kitaptan ilk efsane Belkıs Efsanesi: Aspendos kentinin kralının dünyalar güzeli bir kızı vardır.Birçok ünlü ve önemli kişiler kral kızıyla evlenmek ister. Krala yapılan başvurular sonucu, bir yarışma düzenler. Kent için en güzel ve yararlı bir eser yapana kızını verecektir. Hekes kendi becerisine göre birer eser yapar. Kral bunları inceler. Hala yıkıntıları bulunan su kemerini bir mimar yapmıştır. Kral hayran kalır. Yarışmaya sonradan katılanlardan birinin eseri tiyatroya gelir. Her yanı gezer inceler. Sahneye en uzak noktada "Kral kızı benim olmalıdır, kral kızı benim olmalıdır" diye bir ses duyar. Ses fısıltı halinde sahnede kendi kendine konuşan, esrin sahibi genç mimardan gelmaktedir. Kral düşünmeden kızı gence verir.
duygu asena roman ödülünün ilan edildiği gün, dün gibi aklımda. ben de katılmak istiyordum. oysa internetten şartları okuyunca yıkılmıştım. çünkü yarışmaya başvurabilmek için daha önce herhangi bir kitabınızın yayımlanmamış olması gerekiyordu. bu durumu bir arkadaşıma hüzünle anlattığım da kalmış aklımda..
dün gazeteyi karıştırırken öğrendim, yarışmanın sonucu belli olmuş, "Lal Kitap" birinci seçilmiş. Yurdanur Avcı Yazgan'ı tebrik ederim, ne yalan söyleyeyim yerinde olmak isterdim çok..
bir de kaçtır size söylemek istediğim bir araştırma var: şairler düzyazı yazarlarından ortalama yaklaşık 10 sene daha az yaşıyorlarmış. sanırım şiir yazmayı bırakmalıyım..sırf bu araştırma yüzünden bile öyküye, romana geri dönebilirim..
Sende yetenek var ama …..
Küçüklüğümden beri duyar dururum bu yarım kalmış cümleyi..
Aile eşrafından ,akrabalarıma ,arkadaşlarımdan ve hatta pek de rastlanılan bir şey olmamasına rağmen erkek arkadaşlarıma kadar herkesten.. E haliyle ağzınla kuş tutsan şapkası yok bunun diyen ‘erkek arkadaş’ illetleri bile böyle diyorsa o zaman kesin vardır bende bir şeyler diyerek yola çıktım ben de…
Bende bi yetenek var ama ……
çok kitap okumanın da kötü tarafları var. her kitabı beğenmez oluyorsunuz. hatta çoğunu. yarım bıraktığım, beklediğimi bulamadığım onlarca kitap. neyse güzel kitaplardan söz edeceğim gene. belki de kitapları insan yerine koymaya başladım, bilmiyorum.
peride celal'in mektup'unu bitirdim. birbirinden güzel dört öykü var bu kitapta. incelikle işlenmiş, usta işi öyküler hepsi. edebi açıdan, kurgu açısından, teknik olarak çok iyiler..kitaptaki öykülerden birkaç cümle alıntılamak istiyorum:
kitaplarını beğenerek okuduğunuz yazarların kendileriyle tanışmanız bazen hiç de iyi olmuyor. büyülerini kaybediyorlar. "bu mu yani" oluyorsunuz. ben mesela romanlarını, öykülerini ayıla bayıla okuduğum iki ünlü yazarımızla tanışmıştım. bir daha onlardan tek bir cümle dahi okuyamadım..bu durumun istisnaları da yok değil hani. mesela: elif şafak. elif şafak'ın çok ilginç bir havası var, nereye giderse nerede bulunursa, atmosferini de götürüyor oraya..birkaç yıl önce tam da bunları yazmışım bu yazıda..
şimdi bu cumartesi küçük iskenderin imza günü olacak, ankara imge'de..gidip gitmemekte kararsızım artık. bütün büyülü, sevdiğim yazarların teker teker zihnimdeki esrarlarını yitirmelerini istemiyorum daha fazla..

Emin olun herkes içinde bir parça ' en iyi anne, en iyi baba' iddiasını barındırır. Öyle ki kendinin dünyaya gelmesine bile sebep olan anne babasını beğenmez hale gelir, ' aa! o öyle olmaz annecim/babacım, çocuğa şunu giydirmek gerekir bu havada' ya kadar gider iş...
Tamam, bu kadar iyi ebeveyn olma iddiasını reddetmem, hatta o çok meşakkatli yolda muazzam bir motivasyon aracı olarak bile gördüğüm ollur bu tip idealist yaklaşımları, hani yapmadım desem de yalandır bir taraftan...
yeni büyümüş yazar,
yanıma yakınlaştığında
dilimi ona emanetledim.
Dilimden yük indi.
İmledim.
Kader, dedi, nedir.
Beraberce susalım, o halde.
Pekala.