Motora tam yol verip tekneyi hızlandırıyoruz ve stop ediyoruz. Hızlanan teknenin, pervanesinin dönmesi durunca katlanacak ve yelken seyri yaparken hızımızı kesmeyecek.
Ana yelkeni basıyoruz, rüzgar iyice hafifledi, start hattından uzaklaşmamız iyi bir start için gerekli bu havada. İyi bir start eğer büyük hatalar yapılmaz ise yarışı kazandıran en önemli andır.

Evet nerde kalmıştık. Hah tamam tekneyi Saipaltı barınağında emniyete aldıktan sonra Karaburun’a iniyoruz. Belediye Başkanı minübüs ile ring seferi organize etmiş, hazır olanları İskele’deki pansiyonlara transfer ediyor. Sıcak su ile duş almak iyi geliyor, temiz kıyafetler giyip kokular sıkarak dışarıya atıyoruz kendimizi, iskelede biraz yürüyüp dağları yeşilliği seyrediyoruz. Karaburun birkaç özel şeyle çok meşhurdur.


Sabah Dalyanköy’deyiz. Teknede buluşuyoruz. Hava serince ve bulutlu, deniz dalgalı ve rüzgarlı. Hazırlıklar tamam, eşyalar yerleşti, yelkenler hazır. Sıcak gevrekler, tulum peyniri, sıcak çay ile güzel bir İzmir kahvaltısı yapıyoruz. Yola çıkma vakti, toparlanıyoruz. Limadan ayrılıyoruz. Hava sert 1 camadan ile anayelken basıldı, sert hava cenoası açıldı, bu şekilde dalgalardan dolayı yalpalamadan motor-yelken ikilisi ile rahat bir yolculuk yapabiliriz. İstikamet Karaburun, mesafe 32 deniz mili ancak tramolalar ile gideceğimizden bu mesafe 40 mile kadar uzayabilir.

üniversiteyi okuduğum şehirde bıraktım en büyük aşkımı
aynı zamanda umut etmeyi, heveslenmeyi, sabırsızlanmayı
şehri güzel yapan içinde yaşadığın insanmış belledim, anladım
kadrin kıymetin bilemeden içine ettim de ayrılırken afalladım
yelkeni saldım rüzgara; karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getirmediğinle ilgilenirmiş dünya diye
rüzgarın yönünü değiştirmeye çalışmayı bıraktım ben o şehirde
üstümden ne heyecanlar geçmiş olacak ki, kaldıramadım kafamı görmeye güzelin cemalini
dün boktum, bugün koktum misali olgunlaştım saydım durgunlaşmayı
Kopanisti İzmir mitinginden bildiriyor.


Yüzünü Ege'ye dönmüş, bir kolu Konak'ta Pasaport Meydanı'na, diğer kolu Alsancak'ta limana uzanmış kırmızı-beyaz bir devdi dün İzmir...
Dalları ay-yıldızdan bir ormana dalar gibi içine daldığınızda al-sancak kımıldıyor, inançla gürlüyordu.
Tandoğan'a, Çağlayan'a Ege'nin rengini eklemişti.
Anaçtı, canlıydı, gençti; hem görüntü, hem söylem olarak...
Çatık kaşlı, öfkeli, hınçlı değildi; güler yüzlü, umutlu, coşkulu, sivildi. Onlar "gâvur"sa, gâvur olasınız gelirdi.
Yine bir "kadın ihtilali"ydi. Laik yaşam biçimlerinin tehdit edildiğine ve en ağır bedeli kendilerinin ödeyeceğine inanan kadınlar, kızlar, anneler, önceki gün patlayan bombanın saldığı korkuya aldırmayıp çocuklarını, kardeşlerini alıp gelmişler, mitingde başı çekmişlerdi. CAN DÜNDAR
Denizden görebildiğim pankartlar
-Anamızı da aldık geldik (Zübeyde Hanım'ın fotoğrafı ile)
-Son kullanma tarihi 22 Temmuz

Uzun yıllar önce, ben diyeyim 10 siz deyin 20, türks end kaikos adalarına giderken san salvadorda mola vermiştim, orada bartalomeo isminde ezgin bir sansalvadorlu ile tanışmıştım. bartalomeo benim limana bağlanmama yardım etmiş sonrada akşam beraber enzo morellinin barında rom içerek sarmısaklı yoğurtlu patates kızartması yemiştik. sohbet esnasında burada ne kadar kalacaksın diye sorduğunda, hava çok sıcak, serinleyene kadar kalırım dediğimde vay sen bana ne hakla ördek dersin diye bağarıp çağarmıştı, ne ördeği baba ben hava kapalı dedim ne alakası var dediğimde de bartalomeonun çok kıllatan bir şahsiyet olduğunu anlamış ardından bir şişe rom daha içmiştik, meğerse ben hava kapalı dediğimde o hava ısınınca ne olur? buharlaşma artar, buharlaşma bulut yapar bulutlar tokuşur yağmur olur, yağmur yağınca etrafta su birikintileri oluşur bu sularda da ördekler yüzer, sen bana ördek dedin demişti, gel zaman git zaman aramızdaki samimiyet artınca bartalomeonun aslında uzun yıllar önce sevilladan gelen türk asıllı ördek lakaplı mehmet olduğunu öğrenmiştim, dostluğumuz pekişmişti ama o günü hala unutamam, sırf lakabı yüzünden buralara kadar gelmiş ama bu seferde karşısına ben çıkmıştım, kötü kader denilen olgu işte böyle bir şey demek olsa gerek