


Irmak gibi köpüklü köpüklü gözlerinle iyi ki geldin.
Çok durgunlaşmıştı her şey. Çok basitleşmişti. Hani yaşıyorduk da niye yaşadığımızı bilmiyorduk. Örneğin ağlıyorduk neden ağladığımızı bilmiyorduk. Gülüyorduk neden güldüğümüzü çözemiyorduk
Şimdi sen geldin ya..
Hayatın ne olduğunu anladık. O köpük köpük gözlerinden fışkıran güneş bütün o ağlamalarımızın ve gülmelerimizin nedenini anlatıyor şimdi
Artık hepimiz biliyoruz ki küresel ısınmaya karşı bazı önlemler almaz isek, bazı ülkeler Kyoto protokolünü imzalamaz ise, başımıza önümüzdeki yıllarda çok büyük dertler açılacak. Birçok ülke sular altında kalacak. Kıtalar yok olacak. Arabalar, evler, marketler, alışveriş merkezleri, futbol stadyumları bizden sonra oluşacak medeniyetlere hakkımızda ışık tutan tarihi eserler haline gelecek.
Ben önlemimi aldım. Evimi, arabamı satarak bir yelkenli tekne aldım, üstüne artan parayı da şu anda yüzde yüz türk malı olan bir bankaya yatırdım. Çalışıyorum da, hep olduğu gibi bundan sonra da kimseye muhtaç olmadan yaşayabilirim. Kendimce boyumu aşmadan çaresiz durumdakilerle elimdekileri paylaşmak da beni mutlu ediyor. Hayatıma anlam katıyor.
Orhan Pamuk gerçekten bu eleştirileri hak ediyor mu acaba? Orhan Pamuk'un bütün kitaplarını severek ve hayranlıkla okudum. Edebiyattan anlayan bir insan olarak diyorum ki Orhan Pamuk gerçekten nobeli haketmiştir. Türkiye'nin en büyük yazarıdır ve dünyaya yön veren ilk yüz kişi arasına da Time dergisi tarafından seçilmiştir.
Aslında bu ülkemiz için büyük bir onurdur. Lütfen Sezar'ın hakkını Sezar'a verelim. Ve bilmediğimiz konular hakkında haksız eleştiriler yapmayalım. Orhan Pamuk aynı zamanda ulusunu seven bir insandır.
Ekşi sözlükte Pamuk hakkında yapılan gereksiz ve yersiz eleştirileri üzülerek okudum. Eminim bu insanlar Pamuk'un tek bir eserini dahi özümseyerek okumamışlardır.
Buradan tekrar sevgili Orhan Pamuk'u tebrik eder en içten sevgi ve saygılarımı sunarım.