Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan ucandaire.org'da: "Saturn Awards ve 34. Saturn Ödülleri"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

yokluk hakkındaki yazılar:

yok olmaya doğru sürekli bir oluş halinde olduğumuzu,varlığımızın yokluk,buradalığımızın burada olmamak üzerine kurulu olduğunu söyleyen br düşünür okuduğumu hatırlıyorum..

insanoğlunun sonluluğunun farkında ve kendi varlığının üzerine düşünebilen yani dönüşlü tek varlık olması onu mükemmel kılmıyor elbette..

modernizmle birlikte bize öngörülen yaşamları soluyup dururken sürekli arayıp durduğumuz ve bulamadığımızda ya da bulduklarımız sarsıntıya uğradığında adeta yıkıldığımız nedensellik ilişkileri içinde çırpınmakta insanlık..

3 ahkam var

Gülebiliriz.. Mutlu olduğumuz için ya da mutlu görünmek istediğimiz için. Çokluklardan yokluklara, aydınlıklardan karanlıklara, sebeplerden sonuçlara, olanlardan olacaklara uzanan, uzanacak olan bazen yalın bazen karmaşık hayatlarımızda herbirimiz başrol isteriz. Bilmeyiz aslında yönetmenlerin bile bizler olduğunu; jenerik biziz, kameraman, söz yazarı (senarist) ve hatta replikler bile biziz. Hepsinden öteee, başrol bizim. Oyuncuları kendimiz seçiyoruz. Aktör/aktris sen ol, arkandaki fonda bir manav olsun veya bir deniz ve biraz da güneşli hava. Seçimler seçenekler sınırsız (beyin kıvrımlarınla sınırlı!). Seç, yaz, oyna sonra geç karşısına izle. Çünkü izlerken tebessüm edebildiğin kadar başarılısın hayatında, tebessüm edebildiğin kadar mutlu...

1 ahkam var

Aşk önce büyüktü… Küçüldü sonra! Msn infolarında kişisel iletiler sığlığına düştü. Bir baktım, içinde türlü hileler barındıran minik bir sevgi oyunu… Bir baktım, gül bahçesinin yanı başına ekilen yalan tohumu… Kimi zaman; “bana, git artık seni istemiyorum” dediğin anlarda arkama bakmadan gideceğim kadar yüreksiz değildir aşk, dedim… Kimi zamanda seni, haklısın apoletlerinle süsledim… Liseli çağlarında benliğini arayan bir gencin, ex aşklarında aradığı çıkarcı duygular değildi aşk… Bir mum ışığının, arkası gelmez karanlığa aydınlık olamaması kadar dirençsiz de değildi aşk… Bir değil, binlerce yıl geçse tarife değer basit cümlelerle geçiştirilip askıya alınacak kadar basitte değil bilesin! Benim sana olan aşkım; Mecnun’ların, Kerem’lerin, Ferhat’ların yürek yangınlarından başka bir aşkla kıyaslanacak kadar küçük değildi bilesin! Ben sana deli gibi aşıktım, bilesin.

7 ahkam var
Beklersin... Elinde hiç birşey yoktur aslında...
Beklersin... Elinde hiç birşey yoktur aslında...

Yaşadığımdan emin değilim. Gittiğinden eminim ama… Seni özlediğimden de eminim. Otuz küsur yaşında bir hayal kırıklığı olduğumdan da hiç şüphem yok mesela.

Biliyorum işte… Beceriksizliğimden, yalnızlığımdan, bu şehri çok sevdiğimden, düzensizliğimden, yorgunluğumdan, huysuzluğumdan, kırgınlığımdan, baltalarından birine sap olmamışlığımdan hatta olamayacak olmamdan, hatta bir gün bana ayrılan sürenin sonuna geleceğimden filan eminim. Örnekleri çoğaltabilirim. Örnekleri çoğaltabileceğimden de eminim.

27 ahkam var

Ruhuma yapılan tecavüzlerin ardından gene yalnız bir ben var... Artık hiç birşey düşünemiyorum bu konuda. Son heyecan girişimlerim fiyaskoyla sonuçlandı...

Akıllanmadım. Akılanır mıyım, onu da bilmiyorum...

Anladım ruhsuzluk doğuştan değil, ben artık kime nasıl inanırım? Nasıl ruhsuz olmayayım bunca yalan, yalan'dan sonra? Bu kadar samimi yalan söyleyen insanlarımız olduktan sonra?

Hiç kimse dünyama kalmazken; tüm dünyayla tek başıma cebelleşmeye devam ederken, yüzeyselliği aşalım girişimlerim fiyasko getirmişken bu kalp bir tecavüze daha uğramışken, gözlerimin ışığına güvensiz bir ışık daha eklenmişken ben nasıl inanacağım artık???

6 ahkam var

O kadar alıştık, o kadar kanıksadık ki,
her şeyin mükemmel olmaına...
Unuttuk, bir an nefes alabilmemiz için
Binlerce muhteşem sistemin uyum içinde,
mucizevi bir ahenkle işlemesine.

Ne zaman ki bir deprem, bir göktaşı, bir sel,
bir yanardağ patlaması oldu;
o zaman şaşırmaya, afallamaya başladık.
Herşeyin yolunda gitmesine şaşırmayan biz!

***

Bir susuzluk sıkıntısı çöktü ki üzerimize,
ana haber bültenleri
şaşkın şaşkın tükenen barajları gösteriyor.

Niye şaşırıyoruz ki?
Kainatı düzenleyen, koruyan bir güç,
bir varlık mı var sanki! (?)
Herşey basit bir rastlantının sonucu değil mi?

6 ahkam var

Yıllar önce İzmir ,efes otelde mesleki bir sempozyuma katılmıştık...Organizasyon komitesi her şeyi öylesine mükemmel düşünmüş, zamanlamayı öylesine iyi ayarlamıştı ki, sıkıcı saatler katılımcılar için eğlenceye dönüşmüştü... toplantılar, fuar dönemine rastladığından , otel sanatçıların akınına uğramıştı...Ben ,şirketi temsilen satış müdürü arkadaşımla katılmıştım...Oda paylaşmak en sevmediğim şeylerden biridir, bitişik odalarda kalıyoruz iş arkadaşımla...
Akşam yemeğinden sonra odalarımıza çekildik, balkondan havuzbaşındaki eğlenceleri seyretmek niyetindeyim...
kapıdan gelen sese koştum...

26 ahkam var

Baktım pek de ayrıntılı olarak anlatılmamış… Nedir Borderline -sınırda- kişilik bozukluğu, insan hayatını ne kadar etkiler…

Önce kısa bir tanım… Sürekli terk edilme korkusuyla yaşamak, bu var olmayan terk edilme durumuyla başa çıkmak için aşırı çaba sarf etmek ana tanımını oluşturabilir . Grileri yoktur. İnsanları, olayları iyi veya kötü olarak tanımlarlar. Kişileri oldukları gibi kabul etmeleri zordur. Kendi zihinlerinde yarattıkları tahta oturtup, diledikleri zaman darbe yapabilirler. Bu darbenin altında yatan çoğunlukla terk edilme korkusudur ki bu korku zaten borderline’ın temelini oluşturur.

67 ahkam var
Etiketler: , , ,

mevsim ayaza varıyor ben yürüdükçe
beklediğim ne kaldı ki son giden otobüsten sonra
mektuplar,rakı şişeleri,
başlanmış ama sonu gelmemiş oyunlar,
bomboş duran kağıtlardan başka
geride ne kaldı ki,
damarlarında kan dolaşımı olduğu düşünülen bir beden
yani ben.
Gökyüzünün kekeme damlalarında,
bir kelebeğin ışığa vardığı
kozadan çıktığı anda bir tırtıl
ay büyüyüp yüzüne yansıyor senin
üşüyorum!
anlatamam sana bir hüzne teslim olmanın acısını
ve geçip gidiyor zaman öylece
günler silikleşiyor
ben yitiyorum saniyelerce
denize varıyorum sonra
bir dalga çarpıyor yüzüme,
dizlerim titriyor
gün bitiyor ortalık kan kırmızı
bir dalga daha ve bir tane daha
bırakıp kendimi geliyorum sana...
ölüm içindeyim işte
daha ne duruyorsun vur yüreğimdeki o çocuğu
soluk soluğa seviştiğimiz o gecelerin hasretiyle vur
sevişmek dediysem...
bakışlarıyla da sevişir insan...!
ölüm vur beni

2 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

Merhaba

hafif.org enteresan şeyler araştırıp, birbirimizle paylaştığımız bir topluluk blogudur. Aynı zamanda gelirini yazarları ile paylaşan pillinetwork'ün bir parçasıdır. isterseniz siz de katılabilirsiniz.
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu