Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "Arandıkça kontör kazanın"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

yorgunluk hakkındaki yazılar:

\
Bacaklarımın ve vücudumun neden bu denli yorgun olduğunu bilemiyordum. Patates püresi düşünmeğe başlamıştım. Biraz kesik ekmek ve bir kadeh su. Hepsi tüm bu oluşan yorgunluğumu alacak, götürecek gibi geliyordu. Sıcakveçoksıcak bir su dökünmenin ardından, sabah gelmişse de duymayışım onu hissetmeyişimdendi. Biliyor gibiydim. Bilmek durumundaydım. Bilmeyi öğrenme durumundaydım. Her şey kafasız bir posta ile gönderilebilirdi. Kurye içinde hafif bir posta, azvebiraz satır. Beklemek yarına kalacaktır, nasılsa.
Gazeteleri yokluyordum. Satır satır özlem geliyordu. Özlemin kırdıkları ve sonrasında düzelen telefon kesitleri.
Telefon sesini duyamıyorum. Şarabın sesinden.
Lütfen arayın beni. Bay şarap. İhtiyaçtan ve acizlikten .
Hastalıktan yorgun düşmüşsünüz, siz.
Yüzünüzde az allık, çok yorguncalar ve bitip-tükenmeyen hastalık izleri taşıyorsunuz, yüzünüzde. Takvimin rakamları üzerine bir duyuru.
0 ahkam var

Yorgun olur insan bazen. Tükenmişlikle sonlanacağını bildiği o yolda hırsla yürürken yorulduğunu anlar. Halbuki sonunun kötü olduğunu bile bile yapar bunu. Yolun sonu hiç te hayırlı değildir. Bir parıltı bile yoktur ki ona umut versin. Ama öldürmeyen şey güçlendirirmiş ya, heralde bu yüzden daha bir bağlanır, tutunur hedefine. Elimde tutayım derken avuçlarından kayıp gidiveren aşkını görünce anlar insan sona yaklaştığını. Gözyaşları nafile. Verilen tüm emekler nafile. Fedakarlıklar nafile. Duyulan acı sözler kulakların kiri olmuş artık. Ve bilinir ki, aşk, karşı tarafa çok ta değer vermediğin zaman güzel. Kendini yiyip bitirip tüketmedikçe, ona aslında ne(?..)olduğunu ima ettiğin sürece güzel...

67 ahkam var

Yorgunluğun 7 nedeni arasında şunlar gösteriliyor: *Kansızlık :Doku ve organlar yeteri kadar oksijen alamadığı için yorgunluğa sebep oluyor.

*Hipotiroid:Eneji düşüşüne sebep olduğu için yorgunluk verir.

*İdrar yolu enfeksiyonu

*Fazla kafein alımı

*Besin intoleransı

*Uyku apnesi

*Tanı konmamış kalp hastalığı

Haberin tamamı için buyrun .

3 ahkam var

Günlerdir uykusuzum. Çalışıyorum. Deli gibi. Durmadan. Koşarcasına. Başka hiçbir şey yok....
Suyun şıpırtılarını duyamıyorum...

Günde ortalama on beş saat çalıştığım oluyor, sırf isim yapmak için... Opsesifçe.. Görülmesi umuduyla.

Ayrıca her an aşağıya inip eczaneden, bir Lustral almamak için kendimi zor tuttuğum zamanlar yaşıyorum. Bilirim çünkü, bir yılda 15 kilo aldım, bulaşmak istemiyorum bir yandan. İradeli davrandım son dört ayda toplam 12 kilo verdim.

Zor. Sadece iş olsa? O zaman daha kolay olacak.

Bulunduğum iş yerinde, dayanamayıp sekreterin msnini sildim.

11 ahkam var
tuttum
5

ANLAM

Bugün Pazar. Çalışacağım diye işlerimi iptal ettim. Telefonumu kapattım. Tatlı aldım ve yedim. Vicdan azabı duydum.

Saat 23 hala nette gezmekten başka hiçbir iş yapmış değilim.
Yalnızım, her zaman olduğu gibi. Bare kitap okusam değil mi? lüzümsuzca netdeki haberleri okumaktayım.

UYkum gelmeden işlerimi bitireceğimi düşünüyorum hala. Bu ülkeden gitmek gerekli deyip, ingilizceni geliştirmen gerekli deyip, bak şu şu kitapları okuman gerekli deyip ; yapmıyorum.

Ankaray'daki insanların kapıdan çıkmayı inmeyi bilmeme hanzoluğuna her şahit oluşumda GİT buradan diyorum. Törpülenip duruyorsun bunca yoz'un arasında.

15 ahkam var

Yazmakla yazmamak arasında gidip geliyorum yine…
Yine bir keşmekeş sarıyor etrafımı.
Sebepsiz susuşlar yaşıyor yüreğim.
Çığlık çığlığa dolaşıyorum aslında ama sessizliğin göbeğinde kayboluyor haykırışlarım.
Kaybolmuş hissediyorum kendimi, kaybolmaktan kurtulmaya çalışırken daha beter yok oluyorum sanki.
Bu kaçıncı kayboluşum diye sorarken kendime, aslında kendimi hiç bulamadığımı fark ediyorum.

Korkuyorum sonra...
Bir titreme alıyor içimi...
Onun, o düşüncenin soğukluğu sarıyor her yanımı…
Bu kaçıncı aklıma gelişi ve kaçıncı kaçışım ondan, her şeyden kaçtığım gibi...

40 ahkam var

Şu bilmem kaç senelik hayatımda en sevmediğim şeylerden bir tanesi de arabada ana yolda giderken tali yoldan aniden bir arabanın burnunu hızlı bir şekilde göstermesidir. Aslında o hızla tabiki yola çıkmayacaklardır ama sizi rahatsız eder, daha doğrusu anayolda ortalama hızın üstünde seyreden bir sürücüyü refleks olarak bir takım istenmeyen tepkilere zorlar. Bu kadınların bacaklarındaki, kollarındaki istenmeyen tüyler gibidir, onları gören kadın istem dışı bir takım içsel tepkiler gösterebilir ya da bunu huy, davranış bazında dışavurumsal bir hale dönüştürebilir. İşte dün akşam aynısı banada oldu, şimdi rutin Salı halı saha maçından dönen üç tane adam düşünün. Bu adamlar artık bir an önce duşlarını almak üzere evlerinin yolunu tutmuşken sen gel sahil yolunda arabanın teki tali yoldan önüne hızlı bir burun göster ki bunu daha çok İstanbul şehrinde taksiciler yapmaktadırlar, ve bu adamlardan biride yorgunluktan ve sıcaktan artık gevşemiş refleksleriyle çok ani bir fren yapsın, sonra arkada oturan çocuk öne doğru merkezkaç kuvvetinin de etkisiyle fırlasın...
Şimdi bu çocuklar arabadan iner ve burnunu veren arabaya doğru yönelir, içindeki iki yeni yetme çocuğu alır, o sırada çocuklar “abi zaten çıkmıycaktık öylesine hızlı geldik” deseler bile –ki bu önemli bir noktadır bu hareketi her yapan bunu söyler- bir temiz pataklar, haksızmıdır? “Stres kontrolünü iyi yaparız” derlerse haksızdır, diğer bütün ihtimallerde haklıdırlar, tabi yine de sonra pişman olurlar, içlerinde gizlice yetiştirdikleri şiddete rağmen insandırlar çünkü hala biraz.
Bu yazıyı içsel bir pişmanlığımdan mı yoksa hala sinirli olup birileriyle paylaşmak istediğimden mi yazdım bilemiyorum, şiddet konusunda üzgünüm ama gözünüzü seviyim yapmayın şu hareketi, bir insanın ya da birden fazlasının ölümüne yol açacaksınız demek lazım. Şu anayolda hızlı giden arabaya tali yoldan hızlı bir şekilde burun göstermeyin sinsice, zaten çıkacak olmasanız da hem de, çünkü istenmeyen tepkiler rahatsızlık yaratır, dışavurumsal tepkiler yaratır insanlarda, anlarsınız ya hani.

23 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

Merhaba

hafif.org enteresan şeyler araştırıp, birbirimizle paylaştığımız bir topluluk blogudur. Aynı zamanda gelirini yazarları ile paylaşan pillinetwork'ün bir parçasıdır. isterseniz siz de katılabilirsiniz.
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu