Darwin'den beri evrim teorisi çok kuvvet kazandı. Diğer bilim dalları ile olan etkileşimi sonucu evrimi, Darwin'in hayal edemeyeceği bir berraklıkla görebiliyoruz.
Matematik ve istatistik kullanılarak bir toplulukta farklı bireylerin oranlarının zamanla nasıl değiştiğini anlayabiliyoruz.
Paleontolojinin bulgularıyla canlıların son birkaç milyon yılda nasıl bir değişim sürecinden geçtiğini tahmin edebiliyoruz.
Genetik ise, yeni tiplerin oluşma mekanizmalarının en ince ayrıntılarını ortaya çıkarıyor.
Yakın yıllarda ise sosyobiyoloji, Darwin'cilerin bir yüzyılı aşkın süredir çözümleyemediği bir soruna yeni boyutlar kazandırdı.
Sorun, canlıların niye birbirlerine yardım ettikleri.
Darwin'in teorisine göre, her bir canlı kendi varlığını sürdürmek ve üreyebilmek için bir savaş verir. Başkalarına yardım etmek, o canlının sağ kalma olasılığını bağıl olarak azaltacağına göre, uzun vadede evrimde bu davranışın elenmesi gerekir.
Oysa canlıların özverili olabilecekleri (oldukları) bilimsel gözlemlerle kanıtlanır.


Doğanın hiç değişmeyen kanunu bu; başrolde ise ilk çağların doğurgan kadın imajına sahip ana tanrıçaları.
İnsanlar yüzyıllarca onların kutsallığına, yaşam verme gücünü ve bereketine inanarak onları temsil eden semboller çerçevesinde insan doğumu, yaşamın korunması ve devamlılığının sağlanması için varolmalarına izin vererek onlardan medet umdular.
İnsanın doğumunu temel alan konularda doğurgan kadın ve bilhassa rahim ön plana çıkmış ve bu göstergeler belli nesnelerle eşleştirilerek mitolojilerle anlatılagelmiştir. Doğumun temel simgesi olan doğurgan kadın, simgeler dünyasında başrolü oynamış ve tarih sahnesini binlerce yıl terk etmemiş, biyolojik ve anatomik göstergeleri sembolizm dünyasını ana temasını oluşturmuştur.



Amerika'da bir şirket marketlerde satılan yumurtaların üzerine reklam alıyormuş. Ünlü TV kanalları dizilerinin ve yeni programlarının tanımını yapmak için bu yolu sıkça kullanıyormuş.
Neden yumurta diyenlere de EggFusion'un güzel bir cevabı var: İnsanların %91'i yumurtaların kırık olup olmadığını anlamak için yumurtayı inceler!
Üstelik sadece reklam değil, her yumurtanın üzerinde son kullanım tarihi de yazıyor. Yani insanların bu yazılara bakmak için bir nedeni daha var. Sağlam dağıtım kanallarımız olduğunda bizim de kullanmak isteyeceğimiz güzel bir mecra.
bizde yufkada, domateste, balıkta arapça Allah yazısına rastlamak nasıl artık olağan bir duruma dönüştüyse, hristiyanlar için de yiyeceklerde, evin kapısında, odunlarda, bulutlarda, karlarda, uzayda İsa'nın yüzünü görme durumu mevcut. Hatta bu tava ile artık isterseniz yaptığınız her yumurta, pancake ve krep'te İsa'ya rastlayabilirsiniz. Darısı Tefal'in başına.