canistan adlı yarım kalmış romanını okudum yusuf atılganın. bir solukta hem de.
pınar kür'ün bir sürü kitabını okumuştum daha önce. asılacak kadın dışındakileri çok sevememiştim açıkçası. oysa yarın yarın ne kadar iyi. ne kadar güzel. teknik açıdan da. üstelik elinizden bırakamıyorsunuz. karakterler çok sağlam. anlatımı akıcı ve iyi, yazarın. bu roman yayımlandığında epey ses getirmiş. pınar kür'ün küçük oyuncu adlı bir romanı var. onu da okumak istiyorum.
bejan maturun tüm şiir kitaplarını okudum. tarif etmek zor, matur'un şiirini. güçlüler ama, bu kesin. doğayla çok içli dışlılar. kafiye kaygısı yok şairin. farklı uyaklar var şiirlerinde. dizelerin terslerinde, ortalarında (mesela birinci dizenin ilk sözcüğüyle, ikinci dizenin son sözcüğü arasında vb). neticede okunmalılar. farklı ve güzel, maturun şiirleri.
şimdi füruzan'ın kırkyedililer'ine başlayacağım. füruzan'ın öykülerini çok severim bakalım romanı nasıl...
edebiyatla ilgilendiklerini söyleyip yusuf atılgandan bihaber olanları duymak, garip. anayurt otelini, aylak adamı duymamak ne garip. öykü diyen ağızlar nasıl bilmezler bodur minareden ötesini...

bu kadar mı sade ve derin olabilir bir yazarın dili..
oğuz ataya ışık tutan eşsiz yazardır, o..
başka dünyalara gitme özlemini ve taşra sıkıntısını öyle iyi anlatır ki metinlerinde..
İçiyoruz... kendimizi kaybetmek için. Belki de kendimizi bulmaya çalışıyoruz. Ama olmuyor hiçbiri. Ne kaybedebiliyoruz kendimizi ne de bulabiliyoruz. Aşk zamansız gelipi zamansız gidiyoruz hayatımızdan, ve biz sarhoş olduğumuzdan ayırdına varamıyoruz bunun. Bir bakıyoruz gelmiş, hatta bir bakıyoruz gitmiş. Keşke bakmasak o zaman gelmez belki. Gelse de gittiğini görmeyiz en azından.
Asıl sorun şu aslında... Turgut Özben mi olacağım Selim Işık mı? Buraya birşeyler yazmam bile Turgut olacağımı gösteriyor. Halbuki ben hep Selim olurum diye ümit etmiştim. En azından öyle göstermiştim kendimi insanlara. Ama maşam sıkmıyor işte.
Yazabileceğimi düşünsem Yusuf Atılgan gibi davranıp kaybedeceğim kendimi dünyanın derinliklerinde. Elimden gelen bir şey de yok ki. Ne öykü, ne deneme, ne de şiir yazabiliyorum... okuyabiliyorum sadece. Bu ise bir yetenek değil. Balık yakalayamıyorum ama yiyebiliyorum yanında rakı ile birlikte. Rakı şişesindeki balık bile olamıyorum.