

Big Bang’e duyduğum merak zaten hat safhada iken CERN deneyi ile daha da arttı. Tabi bu olayın sırlarına erişmek için ya zamanda yolculuk yapmak gerekiyor ya da ilahi bir kuvvete erişmek gerekiyor. Peki ya zamanda yolculuk mümkün olabilir mi? Teoride mümkün mü? Mümkün olsa ortaya çıkabilecek durumlar neler olabilir?

Bilim dünyası zamanda yolculuk konusuna biraz temkinli yaklaşıyor. Ama yolculuğun mümkünlüğünü hiç de reddetmiyor ve bunun için sorular soruyor. Konuyla ilgili soruları ciddi şekilde ilk yanıtlayan pek de garip olmayan şekilde Einstein’ın Görecelik Teoremi. Einstein bu teoreminde hiçbir cismin ışık hızını geçemeyeceğini ve bu sebeple zamanda yolculuğun mümkün olmadığını belirtiyor. Bu noktada ‘ışık hızı’ önemli bir yer tutar.
Özellikle bilimkurgu romanlarıyla tanınan ama neredeyse edebiyatın her dalında birçok eser vermiş ingiliz bir yazar olan Herbert George Wells, 21 eylül 1866 yılında İngiltere-bromley de doğar. Fakir bir ailenin çocuğu olan Wells annesi tarafında asosyal bir çocuk olarak yetiştirilir. Yazarımızın hayatının dönüm noktalarından ilki, 13 yaşındayken bacağını kırdığı an olarak gösteriliyor. Günlerce yatakta kalması gereken Wells, bu dönem boyunca eline geçen hemen her türdeki kitabı okur. Ve işte o dönemden sonra yazar olmak, kitap yazmak az da olsa beyninde yer eder.
Hayatı sürekli olarak çalkantı içinde geçen yazar ilk karısından boşandıktan sonra evli kaldığı dönemde tanıştığı ve öğrencisi olan Amy Catherine Robbins ile evlenmiş, en önemli eserlerini bu dönemde yazmıştır.