telekom yönetimi türk eczacılar birliği ile görüşerek grevdeki işçilerin ilaç masraflarını karşılamayacağını bu nedenle grevdeki işçilere eczaneler tarafından ilaç verilmemesi gerektiğini bildirdi. eski başkanı şimdi akp milletvekili olan türk eczacılar birliği de eczanelere yazı göndererek bunun uygulanmasını istedi.
ancak eczaneler bu teklifi reddetti. eczacılar odası başkanı bu talebe cevaben yazdığı yazıda grevin anayasal bir hak olduğunu ve grevdeki işçilere ilaç vermemek gibi bir uygulamanın hem hukukdışı hem de gayriinsani olması nedeniyle sözkonusu olamayacağı bildirildi.
Her ne kadar gündem de çevre ile ilgili yorumlar yazılsa da.Hala bilinçli bir toplum,bilinçli bir tüketici olduğumuza inanmıyorum.



Her gün gazete ve diğer iletişim araçlarında yeni bir sağlığa yararlı (kalbe iyi, ömrü uzatan gibi) yahut sağlığa zararlı (kanserojen gibi) madde ile tanıştırılıyoruz. Bu konudaki yoğunluk o kadar had safhaya çıktı ki aynı ürünü her iki listede de görmek mümkün olabiliyor. Ben de şimdiye kadar neye yararlı neye zararlı denmiş merakımı yenmek için naçizane bir çabaya giriştim. Bu konuda çok geniş çaplı bir araştırma her babayiğidin -ben dahil- harcı değil elbet. Bu nedenle de araştırmayı yalnızca milliyet gazetesi internet arşivi ile sınırlı tuttum. Milliyet'in arama satırında "sağlığa yararlı", "sağlığa zararlı", "sağlık açısından iyi/kötü", kanserojen gibi aramaların sonuçlarını şöyle bir derler toparlarsak ortaya kabaca şu tablo çıkıyor: