
Kus hadi…
Kurtul!
Daha fazla bekleme buralarda. Yıkımını seyretmeye geliyor kargalar. Üstelik çirkin örümcekler her yerde.
Kus hadi…
Kurtul!
(…)
Derin bir girdapta buhranlar içinde boğuşan beynimi mi kusayım? Alsınlar götürsünler beni. Yorgunum, uçamam ben.
Bir de hiçbir gizemi yok yaşamın. Garip şey, böyle laflar etmezdim ben.
(…)
Alnına sinekler konarken mi değiştireceksin dünyayı? Düş kurmayı bile beceremiyorken. Eğer şimdi kusmazsan, bir daha beni duymayacaksın. Her gece sancılarının koynunda yatacaksın kanlı gözlerinle. Kendi ellerinle boğazlayacaksın benliğini.

Aslında burada bir pazarlama uyanıklığı var gibi. Biraz bizi böyle düşündürtebilmek için biraz da ileride birileri "bu florid çok zararlı bişeymiş arkadaş neden bizi uyarmadınız" derse "Eee, biz ambalajın üzerine yazdık ya florid içerir diye.." kendilerini savunabilmenin altyapısı olarak bu ifade kullanılıyor galiba.