
okuduğum onca kitapta rastladığım bir kaç cümleden anladığım kadarıyla zen, sadece belirli bir bedel karşılığında üye olduğunuz özel bir mekanda, yaşam tarzınızda o güne kadar alışık olduğunuzun dışında özel bir biçimde (lotus ya da seiza) belirli bir süre oturmak değildir. zen, "gerçek kendiniz" diye adlandırılan, bir yerlerde gizlenmiş şeyi aramak da değildir. zen o an neyle uğraşıyorsanız sadece ona yoğunlaşmak, onu ciddiye almak, ve sadece o işle ilgili duyularınıza yönelmektir, bu da batılı yaşam tarzına genellikle pek uygun değil.
Zen Felsefesi ve çalar saat... Tuhaf gibi gözükse de, bizdeki ezan okuyan saatler gibi çın çın çınlayan saatleri var. Uykudan kolay uyanamayanları düşünerek dört dakikalık aralıklarla ötüyor bu saatler. Siteye gidip dinledim sesini, ama beni pek kesmedi. uykusu hafif olanlar için düşünülebilir