
"one red paperclip" isimli blogunu 12 Temmuz 2005'te başlattı. İlk mesajı çok basitti. Elinde kırmızı bir ataş vardı ve bunu daha değerli veya daha büyük herhangi bir şeyle takas etmek istiyordu. Takası yapacağına söz verenin yanına nerede olduğunu hiç önemsemeden gidecekti. Bir takas zinciri kurup bir ev, ada veya bir ada üzerinde ev sahibi olmak istediğini söyledi.


" Fanus İnsanı" ne demektir, bileniniz var mı?
" Fanus insanı, fanus insanı" diye mırıldanırken, bunu nasıl açıklarım diye düşünürken, arkadaş merak etmiş.
- Fanus insanı ne demek? Mesela ben çok evde otururum. Bu mudur?
-Hayır, beyinsel birşey.
" Fanus İnsanları" tamamen benim keşfettiğim bir kavram. Peki nedir bunlar, nerde, nasıl yaşarlar? Bu tür insanların genelde babalarında bitmeyecek kadar çok para vardır. " Para babası" sözcüğü bu duruma çok iyi oturur. Mevzu her baba parası yiyenler değildir. Mevzu bilmem kaç yaşına gelmiş, hala bir baltaya sap olamamış, ve babasının kasalar dolu parasına güvenerek sap olmayı şiddetle reddeden insanlar, insancıklar.Şöyle bir gözlerinizin önünde canlandırmam gerekirse, Lacoste gömlek veya tişört, Levis veya Diesel kot ve vazgeçilmez aksesuar RayBan gözlükler... Bayanlarda tarzlara göre değişiklik gösterir, ancak herşeye rağmen RayBan gözlükler bu yazın modası olarak gözlerdedir veya gömlek, tişört, ceket her ne giyilmiş ise, iliklenen son düğmenin yukarısına asılmış vaziyette kendini göstermektedir. Arkadaşım bana da almış aynı gözlüklerden. Birgün dışardayım. Güneş tepede parlıyor. Çıkardım gözlüğümü, takacaktım. Bir dakika... O da ne? Kızılay artık güneş gözlüğü de mi dağıtmaya başladı acaba? Her beş insanın üçünde benim gözlüğümün farklı bir rengi. Aynı gün arkadaşla buluştum. Bir hamleyle çantasından birşey çıkarıp yüzüne yerleştirdi. Aman Allahım, yine mi aynı gözlüklerden? Ertesi gün liseden bir arkadaşla görüştüğümde de gördüm onu. Rengi dahi aynıydı. Tek bir arkadaş kalmıştı. Seviniyordum. Bugün gördüm. O da almış. Üzüldüm. Herşey ne kadar da maddeleşti diye düşündüm.
Tabiatta ender olarak bulunan bir çesit hematit taşıdır. İnanışlara göre bu taşın para getirdiği söylenir.
ne var ki artık insanlarımız bu gibi şeylere çokça inanmaya başaldılar. Bir taş ve taşın getireceği zenginlik. hiç de inandırıcı değil.
Yıllar önce bir tv. programında,
sunucu ve konukları sohbet ediyor.
Sunucu : Mutlu bir insan mısınızdır? Günleriniz nasıl geçer?
İşadamı : Sabah erken kalkarım, kahvaltımı eşimle beraber evde yaparım sonra yürüyüş yapar, eve döner banyomu alır işe giderim, Yönetim Kurulu ile toplantı yaparım, Öğlen aynı zamanda en iyi dostum da olan yönetim kurulumuzdan falan filanla falan restoranda yemek yeriz, öğleden sonra katılınacak toplantı varsa katılırım, vaktim olursa tenis oynarım, bazı akşamlar eşimle bir tiyatro veya sinemaya gitmeye çalışırım, evdeysem kütüphaneme girer kitap okurum, haftasonları tenis oynarım, hava güzelse tekneyle çıkarım, ailemle olmaya özen gösteririm, yürüyüşü çok seviyorum bol bol yürüyüş yaparım, atlı spor kulübüne giderim.......
Şair : Sen işadamısın, patronsun, tabi ki bu düzende mutlusun, İstersen öğlen yemeğini personelinle ye de bak bakalım seni böyle mutlu bir insan yapan işçilerin de mutlu mu?
İşadamı : Mutlu olduklarını sanıyorum, gak, guk, kem, küm
